Ortadoğu kendi kaderini kendi tayin ediyor!

Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri özellikle Arap Baharı sürecinden itibaren dünya gündeminde bir hayli önem arz ediyor.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri özellikle Arap Baharı sürecinden itibaren dünya gündeminde bir hayli önem arz ediyor. Dünya ekonomik sisteminde yaşanan değişimler ve bu yönde gerçekleşen merkez kaymaların etkisi durumun en önemli nedenidir diyebiliriz aslında. Ortadoğu, sahip olduğu doğal kaynaklar ve coğrafi konumu nedeniyle de dünyanın bir hayli yakından ilgilendiği bölge halini alıyor. Fakat bu bölgenin yaşadığı öyle yapısal sorunlar var ki; bu sorunlar potansiyel gücünden uzak kalmasına neden olup, ekonomik verimliliğin gerçekleşememesine sebep oluyor! İsterseniz gelin bakalım bölgeye şöyle bir. Öncelikle bölgede ekonomi politikalarının temel belirleyici ölçütü devletçilik anlayışıdır. Devlet otoriteleri ekonomik, siyasi ve sosyal hayatın şekillenmesinde önemli bir yere sahiptir. Düşünebiliyor musunuz? Ekonomik faaliyetin sadece %14’ü özel sektör tarafından gerçekleşiyor bu bölgede. Çünkü bölgede yaşayan burjuvazi istekli veya zorunlu olarak bölgeyi terk etmiş ve bölge güçlü bir özel sektörden yoksun kalmıştır. Bu durum da hantal ve kurumsallıktan uzak bir anlayışı meydana getirmiştir. Bir diğer önemli nokta ise, bölgede nitelikli işgücü eksikliği. Bölgede var olan 400 milyonun üzerindeki nüfusun yanında sahip olunan zengin kaynaklara rağmen dışa bağımlılık gözlemlenmekte ve kalkınmadan maalesef ki söz edilememektedir. Ekonomik faaliyetin diğer sektörlere kaydırılabilmesi için ise nitelikli işgücünün eksikliği acı bir şekilde göze çarpmaktadır. Bölgede var olan nitelikli işgücü de genelde devlet işinde çalışmaktadır. Bunun yanında şöyle de bir gerçek var; bölgede orta ve üst düzeyde eğitim almış gençlerin büyük bir kısmı işsiz. Bir de demografik yapı içerisinde beyin göçü meselesini de unutmamak gerek! Eee, o zaman eğitim sisteminin kamunun ihtiyacını karşılayamayan kocaman eksikliğinden bahsedebilir miyiz? Kesinlikle evet! Bir de gel de buradan yak!
Bölgede gençlere soruyorlar “İşgücü piyasasında hangi sorunlarla karşılaşıyorsun?” diyorlar. “İş bulamıyorum, iş kurma konusunda bilgiye ihtiyacım var fakat ulaşamıyorum, eğitime ihtiyaç duyuyorum” diyor. Daha acı bir şey söylüyor, “Göç etmeyi göze aldım” diyor. Bölgenin geleceğini belirleyecek olan kitle böyle umutsuz bir hale bürünüyor. Sonra bir de bakıyoruz, dünya gündemi burada şekilleniyor... Ya patlatılan bombalarla oluyor bu değişim ya da çıkartılan krizler, isyanlarla... Ama görüyoruz ki ne olursa olsun şekilleniyor bu önemli coğrafya. Şu önemli soruyu sormakta fayda var. Kendi lehine mi şekilleniyor yoksa küresel finans savaşlarını yaratan süper güçler lehine mi? Söz sizde... Sevgiyle kalın. Haftaya görüşmek dileğiyle…
Bu haber 109 defa okunmuştur

:

:

:

: