Erken seçim isteyen siyasetçilere zor sorular

Siyasette gelinen nokta öyle bir hal aldı ki bırakın koalisyon görüşmelerinin yapılmasını, herkes birbiriyle kanlı bıçaklı olmak üzere.
Siyasette gelinen nokta öyle bir hal aldı ki bırakın koalisyon görüşmelerinin yapılmasını, herkes birbiriyle kanlı bıçaklı olmak üzere.
Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay, seçilemeyen eski bakanlarla ilgili dokunulmazlıkları kalktığı için polise suç duyurusunda bulundu. CTP, Başbakanın mal varlığında bir artış söz konusuysa bunu laboratuvar ortamında incelenmesi gerektiğini söylüyor.
UBP kanadı ise daha sakin. Sakinliğin bir nedeni yüzde 35.5 oyun verdiği güven.
Nasıl olsa UBP, DP, YDP hükümeti elde var bir gözüyle garanti görülüyor.
Gerçi bu hükümetin de 26 milletvekiliyle çok da güçlü olamayacağı ortada. Zaten bu yüzden UBP’liler de böyle bir hükümetin çok da fazla süremeyeceğinde hemfikirler.
Olası bir erken seçimde 7 Ocak seçim sonuçlarını beğenmeyen muhalefetin halk tarafından cezalandırılacağını düşünüyorlar. Hatta Sayın Faiz Sucuoğlu yaptığımız programda böyle bir ortamda yüzde 45’lere yakın bir oy oranıyla tek başına iktidarın bile mümkün olabileceğini ifade etti.
Peki vatandaş cephesinde durum ne?
Geçirilemeyen bütçenin acısı eğer hükümetin kurulmasında bir gecikme yaşanırsa, halktan çıkacak. Nasıl mı?
Daha şimdiden bütçenin geçirilemediği bir ortamda ay sonu maaşların gecikebileceği dedikoduları aldı başını gidiyor.
Bütçe geçmediği için ödenek çıkmayan devlet hastanelerinde kanser hastalarının kullandığı bazı ilaçlarda sıkıntı baş gösterdiği ifade ediliyor.
Allah korusun, bütçe de bekler, hükümet de bekler ama kanser hastaları nasıl bekleyecek?
Günü gününe ilacını almak zorunda olan kanser hastalarına “Dur biz daha hükümeti kuramadık, bütçeyi geçiremedik bekle” diyecek biri var mı?
Bilmiyorum doğrusu…
Ama bildiğim tek gerçek eğer bu nedenle bir kişi bile hayatını kaybederse bu vebalin altında kimse kalkamaz.
Şüphesiz siz bana devlette devamlılık esastır. “Maaşlar da ödenir, ilaçlar da alınır” diyeceksiniz ama maalesef kazın ayağı öyle olmuyor.
Burası Kıbrıs.
Hükümet kurulamadığı zaman hayat duruyor.
Kamuda kimse elini kaldırmıyor. Herkes hükümet kurulsun, önümüzü görelim havasında kimse kılını bile kıpırdatmıyor.
Şu anda var olan hükümet geçici bir hükümettir. İçinde seçilemeyen bakanlar da vardır. Bir çoğu bakanlığa bile gelmeyip, devir teslim saatini beklemektedir.
Böyle bir ortamda bir an önce hükümetin kurulması için başta yüzde 35.5 oy almış birinci parti olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşüyor. Bu sorumluktan kaçan erken seçimden umduğunu bulamaz. Halka önce bu oy oranıyla ne yapabildiğinizi göstermeniz gerekiyor.
Elbette sistem tıkanırsa onu aşmak için seçime gidilir. Ama önce şunu bir kez daha kendi kendimize sormalıyız.
Tüm seçenekleri tükettik mi? Eminim siz de benim gibi bu soruya gönül rahatlığıyla “evet tükettik” cevabı veremiyorsunuz.
Herkes aklını başına almalı ama en çok da olası bir erken seçimde yeniden halkın karşısına çıkacak siyasetçiler bunu yapmalı.
Çünkü o seçimde de halk önce bu soruları soracak.
Tüm seçenekleri tüketmiş miydiniz?
Gerçekten seçime gitmek zorunda mıydınız?
Yine aynı kararı verirsek ne yapacaksınız?
Bu haber 169 defa okunmuştur

:

:

:

: