Gül kokulu

Gül Kokulu baharı özledim, renk, renk açan sonsuzluğun ifadesi olan, laleleri özledim.

Gül Kokulu baharı özledim, renk, renk açan sonsuzluğun ifadesi olan, laleleri özledim. Her insan çocukluk yıllarında yaşadıklarından çok etkilenir. Henüz tam ortaya çıkmamış bir heykel gibidir insanın o hayat da onu ince ince şekillendirmeye çalışan heykeltraş gibi. Alır eline keskiyi yavaş yavaş nakış nakış işlemeye başlar, öyle bir an gelir ki o özene özene işlediği heykelden öyle bir parça kopar ki birdaha hiç kimse yerine koyamaz. Yüreklerde taşınan nice sevdalar, elde edilen nice makamlar bir heykeltraşın bir anda var gücü ile derin vurduğu keskiden kopan, yere düşen, dağılan bir parça gibidir. Kendini hep dorukta gören insanların yere düşmesi, paramparça olmalarının aynasıdır. Uzun süre hatalarının kendilerinde olduğunun farkında olmadan dağılıp giderler..Her insanın bir hikayesi vardır. O hikayeyi güzelleştirmek, yüceltmek insanın elinden ve kalbinden geçer...iş, Aşk, sıra dışı şeyler yaşamakta değil, ne yaşarsak yaşayalım onu hissederek hayatı bir peri masalı gibi yaşamalıyız. Peri masallarındada kahramanlar, hep keyif yaparak yaşamazlar, sürekli mutluluk içinde yüzmezler. Elde edindiğimiz değerlerin kıymetini bilerek yaşayalım. Bize sunulan değerlere, şükredelim hergün evrene yüce rabbimize teşekkür edelim...Binbir zorluklarla emek harcayarak edindiğimiz değerler i bir anlık ego ve düşüncesiz, hareketlerle nasıl yok edebiliriz...Amacımız acı çekmek değildir.. Dünya ya gelirker, o yaşadığımız masalı o edindiğimiz cevherin büyüsüne, kendimizi kaptırıpda yaşamamalıyız, içimize ruhumuza işlememeli, içimize ruhumuza işleyeceğimiz, kalıcı ölümsüz olan sevgi ile atılan işler ve AŞK tır. Renk renk açan ölümsüz, gül kokulu laleler gibi olmalı yaşananlar, yaşatılanlar...Benim çocukluğum, topraklarımızdan, evlerimizden, koparılarak, hep savaşlarla, yoksulluklarla, acılarla geçti..İKİ kez. üstüste, Evlerinden, yurtlarından, koparılan anneciğim, babacığımın, öyle kocaman YÜREKLERİ vardıki, hiç şikayet nedir bilmezlerdi, gizli gizli ağlarlar bunu bize, çocuklarına yansıtmazlardı. her gece o yoksul evimizde, masamız kurulur, karşılıklı şarkılar söylenir, kahkaha yüklü, masallar anlatılırdı...Bir sevgi yumağı yaşatılırdı... Sizi Seviyorum...

 

Bu haber 6035 defa okunmuştur

:

:

:

: