Gurur, kıskançlık ve hırs

Kıskançlık kötü olduğu kadar insanların önüne geçemediği ve esiri olduğu yaygın ve çok eski bir duygudur.
Kıskançlık kötü olduğu kadar insanların önüne geçemediği ve esiri olduğu yaygın ve çok eski bir duygudur. Yaşama yeni adım attığımız günlerde 'Kardeşini kıskanıyor mu ' diye soranların sesi kulağımızda iken ve verilen cevapların eh! işte çocuk o kadar da olur, dendiğini bildiğimiz günden itibaren hafızamıza yerleşen kıskançlık mevhumunu hep düşünenleriz . Kıskançlık belkide aşırı sahiplenmenin insan duygularındaki tezahürüdür. Ancak bu durum karşılıklı sevgi ilişkilerinde kendini gösterendir. Şüphe ise kıskançlığın yanıcı maddesi gibi olandır. Günümüzde kıskançlık gençlik yıllarından başlayan ve zamanla her konuda hissedilenin bir şekilde duyguların dışa yansıması olarak görülür. Öğrenim gören genç sınıfında notları kendisinden iyi olanı, öğretmen diğer bir öğretmenin öğrencileri tarafından daha çok sevilmesini, bir diğeri diğer bir arkadaşının giyimindeki markayı, taktığı saatti, kullandığı telefonu, aşırı derecede olmasa da adına özenti desek bile bir kıskançlık gösterisini ruhunda hissedenlerdir. Bu gibi kıskançlıklar kişileri az da olsa motive etsede kıskançlığın masumiyeti yoktur. Hele konu o benden daha mı akıllı noktasında iş çığırından çıkar. Sağlıksız bir durum arzeder. Kıskançlığın kelime anlamına bakıldığı zaman; 'Kıskançlık bir kişinin veya bir ilişkinin yitirilmesinden korkulan, karmaşık bir ruhsal yaşantı ve olumsuz tutumdur. Bunun dışında başkasının sahip olduğuna kendisinin de sahip olma gerekliliğini hissettiren bir duygudur. Türk Dil Kurumu, kıskançlık kelimesini şöyle açıklamıştır. 'Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum' Kıskançlık doğuştan değil, sonradan öğrenilen ve birçok insanı etkileyen, rahatsız eden bir duygudur.Dozunda bırakıldığı sürece kıskançlık bir hastalık değil davranış bozukluğudur. Kişi bu konuda kendini kontrol edemezse bu davranış bozukluğu ileride depresyona sebebiyet verebilir. Kıskançlık özgüven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır.Kıskançlık yaşayan birisi zaman ile değersizlik, çaresizlik, öfke, mutsuzluk ve yalnızlık gibi duyguları da yaşar. Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir. Örneğin bir evde uzun süre bulunan bir kedi tüm ilgiyi kendi üzerine çektiğini hisseder. O eve ikinci bir kedi geldiğinde diğeri asabi tavırlar göstererek kıskanç olmaya başlar ve sahibini de protesto eder.' Diye tanımlanan bir nevi kıskançlık hastalığından muzdarip bir kısım insanın hayatı zehir olmaktadır. Küçük yerleşim birimlerinde sosyal,ekonomik ve siyasal hayatta bariz olarak kendini hissettiren kıskançlık kişilerin yüzünden bilhassa göz bebeklerinden çoğu kez okunan olur. Bilhassa siyasette izlenilen kıskançlık ve iktidar olma hırsı ise belirgin özellikleri ile açıkça belli olandır. Aklın önüne geçen hırsın en önemli sebebi belkide bastırılmış duygulardan birisi olan kıskançlığın belirtileridir. 'Gurur, kıskançlık ve hırs insanların kaIplerini ateşleyen üç ateştir.' Deyişinde olduğu gibi kıskançlık ile ilgili bir çok söz yazıldığı ve bestelendiği de ayrıca bilinendir. Eğer kıskanıyorsanız sonuçları doğru olan bir yönde değilsiniz, kendinize saygıyı bu davranış şekli ile ileriye taşımak konusunda ısrarlı olmayınız,aksi halde 'kıskançlık' telâfisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Kıskançlık asla doğru sonuçları olan bir duygu değildir. Doğrudan doğruya kişisel öz güven, yeterlilik ve kendine saygı ile ilgilidir. Kıskandığınızı ya da kıskanıldığınızı düşünüyorsanız durumu bir de bu gözle değerlendirmeye çalışın. Göreceksiniz ki daha sessiz bir ruh haline sahip olacaksınız. Yeter ki 'Bütün kötü iptilâların en kirlisi, kıskançlıktır. ' diyenlerin sözlerine sadık kalın ve bu alışkanlıkları bir kenara bırakın.

Bu haber 773 defa okunmuştur

:

:

:

: