Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek…

Keşke zamanı durdurabilme şansımız olsaydı diyorum bazen...
Keşke zamanı durdurabilme şansımız olsaydı diyorum bazen... Takvim yapraklarını koparmama gibi bir seçeneğimiz olsa... Umut ve barışla anlam kazanan günlerimiz... İnsandan eşya yapılmayan zamanlara geri dönebilsek… Gözlere bakabilen, sevgiden uzaklaşmamış, vefa duygusunu yitirmemiş, vicdanını unutmamış insanların çoğunlukta olduğu bir dünyaya... Sönse bu çağ yangını...

Aşkın, paylaşmanın, vefanın yollarının henüz tükenmediği... Dünyanın vahşi kapitalizm tarafından ne denli yaşanmaz hale getirilmek istendiğini görmediğimiz... Ezilenlerin dik duruşu ve mücadelesinin yaşamı anlamlı kıldığı... İnsani değerlerin dipdiri olduğu... İnsana dair büyük umudun hiç solmadığı... Direnen, başkaldıran insanların çığlıklarının duyulduğu... Barış ve umuda dair daha çok ümidimiz olsa…

Çabalarımız, düşlerimiz, sesimizin yargılanmadığı, hiçe sayılmadığı, kardeşlik edebiyatı üzerinden milliyetçi yorumların kulak tırlamamadığı bir yerde uyansak yarın… İnsanlığın bittiği yerden çıkıp, uçurumda açan çiçek gibi açsak...
Beraber yaşayabilmek için çok basit bir şeyi; diyalog kurmayı başarabildiğimiz… Kimsenin değişmek zorunda olmadığı, Birbirimizi kendi konumunda, inancında, kültüründe kabul edip, evrensel insani değerlerde bir araya gelebildiğimiz bir çağ yaratsak… Ağdaşlaşmadan, ölçülerimizi, bakış açılarımızı kaybetmeden, köleleşmeden ve özgürlükleri yitirmeden…

Dala konan bir kuşu, yeni açan bir çiçeği sevebilecek yüreklerle donatılsa etrafımız… Hayalleri sokağa terkedilmiş bir umudun güneşi olup sevmeye devam ettiğimiz anlarımız olsa…Kırlarda yaşam mücadelesi veren karanfilin kokusunu, güzelliğin kokusunu alarak…Savaş ortasında kalmış barış dolu bir çocuğun acılarını duyumsayarak… Savaşlar bitse, barışlar imzalansa…Sokaklara bayram gelse…Bir mevsim diğerini sarıp, sarmalasa… Kavgaya aşk ile tutunarak… Beş mevsimi olan türküler gibi… Göz göre göre gelmese karanlık…


“Saraylar saltanatlar çöker
kan susar bir gün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler…
Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey her şey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!” Adnan Yücel…
Bu haber 698 defa okunmuştur

:

:

:

: