“Sürdürülebilir yeni federal ortaklık kurma şartları mevcut değil”

Beşparmak Düşünce Grubu, var olan koşullarda Kıbrıs’ta siyasi eşitlik ve iki kesimlilik zemininde sürdürülebilir yeni federal ortaklık kurma şartlarının mevcut olmadığını kaydetti.
Beşparmak Düşünce Grubu, var olan koşullarda Kıbrıs’ta siyasi eşitlik ve iki kesimlilik zemininde sürdürülebilir yeni federal ortaklık kurma şartlarının mevcut olmadığını kaydetti.

Kıbrıs sorunu ve liderlerin 16 Nisan’daki görüşmesiyle ilgili açıklamada bulunan Beşparmak Düşünce Grubu, liderler görüşmesinin anlamlı işbirliğine dönüşmesi için bazı gerekliliklerin yerine getirilmesi gerektiği üzerinde durdu.

Beşparmak Düşünce Grubu, “Bunun bir defaya mahsus bir temas olarak kalmasına
ve kendi içinde zamana oynayan Güney Kıbrıs leyhine bir sürece dönüşecek şekilde tekrarlanmasına fırsat verilmemelidir” uyarısı yaptı.

Gösterilen esnekliğe rağmen Türk tarafının kurumsallaşmış olumsuz koşullarla ve tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Beşparmak Düşünce Grubu, “Bu durum, Rum tarafıyla geleceğe yönelik ilişkilerimizin kurgulanmasında yeni değerlendirme yapılmasını zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Beşparmak Düşünce Grubu, Kıbrıs sorununda izlenecek yolla ilgili Cumhurbaşkanı, hükümet ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetiyle ortak yol haritası oluşturulmasının şart olduğuna vurgu yaptı.

“Yöntemsel gereklilikler yanında, temel ölçü siyasi eşitliğimize söylemde olduğu kadar pratikte de saygı gösterildiğini kanıtlayacak adımlar olmalı” açıklamasında bulunan Beşparmak Düşünce Grubu, söz konusu adımları şöyle sıraladı:
“Deniz yetki alanlarında hidrokarbon araştırma ve faaliyetlerinin baştan sona birlikte yürütülebileceği bir mekanizma oluşturulması; Rum tarafının üzerimizde yetki icra ettiği iddiasına dayanan insanlık dışı kısıtlama ve izolasyonların kaldırılması; Olası yeni bir sürecin ‘sonuç odaklı ve zaman takvimli’ olması; Olası herhangi bir yeni sürecin başlatılabilmesi için, yine sonuçsuz kaldığı takdirde Kıbrıs Türk tarafının uluslararası statüsünün siyasi/egemen eşitliğimizi gözetecek şekilde önceden belirlenmesi. ‘Sosyal içerikli’ olarak tanımlanan yemeğin, anlamlı işbirliği için bu gereklilikler gerçekleştirilmediği takdirde, bir defaya mahsus bir temas olarak kalması ve kendi içinde zamana oynayan Güney Kıbrıs leyhine bir sürece dönüşecek şekilde tekrarlanmasına fırsat verilmemesi.”

Beşparmak Düşünce Grubu, Rum tarafının devam eden hâkimiyetçi zihniyeti karşısında 1960 garanti sisteminin her halükarda devamının şart olduğunu da vurguladı.

Müzakerelerin yarım yüzyılı aşkın süre sonuçsuz kaldığını ifade eden Beşparmak Düşünce Grubu, şunları da kaydetti:

“Türk tarafının müzakere süreci/Rum tarafı endeksli düşünce ve politikaları kenara bırakarak, Cumhurbaşkanımız dâhil, KKTC hükümetlerinin önceliklerini iyi yönetişim ve ekonomimizin en süratli şekilde mukayeseli avantajlarına göre kalkındırılması ve rekabet gücünün artırılması noktasına çekmeleri gerektiğini değerlendiriyoruz.”
Türkiye ile yakın temas ve işbirliği içinde olunması gerektiğine de vurgu yapan Beşparmak Düşünce Grubu, “Yüksek öğrenim ve turizm sektörlerimizin ülkemizde, bölgemizde ve küresel olarak yaşanmakta olan ekonomik, sosyal ve siyasi eğilimlere/normlara göre katılımcı anlayışla planlanıp uygun şekillerde denetlenmeleri gerektiğine inanılmaktadır” açıklamasında bulundu.

Rum tarafının devam eden tek yanlı hidrokarbon arama girişimlerine de işaret eden yapan Beşparmak Düşünce Grubu, “Kıbrıs Türkleri adına yapılan ruhsat parsellemesinde belirlenen sahaların sahibinin KKTC olduğu ve her türlü operasyon yetkisinin de KKTC’ye ait olduğu bilinciyle bunları düzenleyen yasanın acilen hazırlanmasında fayda görülmektedir. Bu yasayla uluslararası teamüllere uygun hidrokarbon arama ve işletme politikası yürütülmesi mümkün olacak ve yabancı şirketler için de sahalar cazip kılınabilecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu haber 31 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER