Görüşmeler ile ilgili hamle

Kıbrıs sorununu çözmeye çalışan bizim görüşmecileri, galiba er veya geç adını koyamadığımız bir sendrom etkisi altına alır.
Kıbrıs sorununu çözmeye çalışan bizim görüşmecileri, galiba er veya geç adını koyamadığımız bir sendrom etkisi altına alır.
‘’Ben bu kadar uğraştım, çözülmedi ise bu iş hiç çözülmez’’ veya ‘’ Ben çözememişsem kimse de çözemesin’’ gibi.
GÖRÜŞMELERDEN NETİCE ALAMAYIZ
Ta Denktaş döneminden bakın, bütün eski görüşmecilerin dini imanı tam zamanlı olarak ‘’görüşmeler ile neticeye gidilemez’’ tezini savunmak.
Niye acaba?
Çok mu başarısız hissedecekler kendilerini eğer bir şekilde bu sorun şimdi çözülürse?
Eski Cumhurbaşkanlarımızın da görüşmeler ile ilgili tutumlarında genelde olumsuzluk veya ümitsizlik hakim.
Yoksa sadece eski Cumhurbaşkanlarının ve eski görüşmecilerin bildiği ve kimsenin bilmediği bir bildikleri mi var?
Kıbrıs sorunu ile ilgili farklı uçlarda durmuş eski Cumhurbaşkanları ve eski görüşmecilerin bu benzer reaksiyonları başka ne düşündürebilir ki?
Bu aylarda görüşme ve çözüm süreci yeniden hareketlendirilmeye çalışılıyor Birleşmiş Milletler tarafından.
Bu süreçte, illa ki şu da olmalı, bu da olmalı, tarihler ve süre önceden kesin olmalı, anlaşma olmazsa ne olacağı belli olmalı, ya da o zaman biz de şöyle yaparız, böyle yaparız demek ne kadar katkı koyar zaten pamuk ipliğine bağlı görüşme sürecine?
Elbette sonuç alıcı odaklı olmalı görüşme takvimi .
Ama bu takvim kalemle yazılı son tarih şudur şeklinde değil, görüşme taraflarının sonuç odaklı irade ve fiilleri ile olmalı.
Kıbrıs Rumları adadaki yönetimi Kıbrıs Türkleri ile paylaşma iradelerini nasıl sergileyebilirler görüşme öncesi ve süresinde.
Kıbrıs Türkleri, 44 yıldan fazladır ellerinde tuttukları Rum mülklerini her ne pahasına olursa olsun tutma niyetinde olmadıklarını, bu mülklerin sahiplerine iade ve kullanım hakları konusunda samimi olduğunu nasıl sergiler?
Garantörler, mevcut Garantiler ve İttifak anlaşmalarını sırf kendi tercihlerine göre diledikleri zaman askeri müdahaleler için kullanma politikaları olmadığını hangi adımlar ile teyit edebilirler?
Yukarıdaki ve diğer temel sorunlar, görüşme süreci ve öncesinde gerek tek taraflı gerekse müşterek adımlar ile tarafların niyet ve irade sergilemesi gerekecek.
O zaman sonuç alıcı bir görüşme sürecine dönüşecek Kıbrıs görüşmeleri.
Özellikle Kıbrıs Türk liderliği adada kalıcı bir çözüm yaratmak için art arda gelen fırsatları eleştirip harcamak yerine bu hamleyi uygulamalı.
1963-1968 ve sonrası yaptıkları liderlik ile sorunların depreşmesine engel olamayanlar, olumsuzluk havariliğini oynamaktan vazgeçip, kendi nesil ve çocuklarına sağlayamadıkları meşru ortamın bugün oluşmasına engel olma gayretlerini de bırakmalıdırlar.
Bizim bazı kesimler ne kadar reddetseler bile Rum toplumu giderek daha da ciddi sorumluklar almaktadır geçmişteki hatalar ile ilgili.
Uluslararası çevrelerde uzlaşmaz taraf olarak kabul edilen görünümümüzde son yıllarda ciddi iyileşmeler varken, bireysel kaprisler, maddi olanaklar, retro söylemler uğruna bu fırsat bir kez daha harcanmamalı!
Hamle bu olmalı!




Bu haber 241 defa okunmuştur

:

:

:

: