Bu parayı neden yine kullanamadık?

Size bir soru, bu sözler kime ait? 'Bu düzeni değiştireceğiz. Yerine üretken ve adil paylaşılan bir düzeni tesis edeceğiz.
Size bir soru, bu sözler kime ait?
'Bu düzeni değiştireceğiz. Yerine üretken ve adil paylaşılan bir düzeni tesis edeceğiz. Bunu yapacak mali kaynağımız var, plan projelerimiz de hazır. UBP-DP hükümeti kendi cebini doldurmaktan başka bir iş yapmadığından, Türkiye'den alt yapı yatırımları için ve reform destekleme ödeneği olarak ayrılan paranın 900 milyon lirası kullanılamadı. Yatırımlar, projeler gerçekleştirilemedi. Halkımıza hizmet için kullanabileceğimiz tek kuruşu israf etmeyeceğiz. Daha fazla proje üretip daha fazla destek alacağımız. Projelerin fizibilitesini çıkaracağımız ve geliştirilen projeleri hayata geçireceğimiz kurumsal değişiklikler de, mekanizmalar da hazır. Göreve gelir gelmez yürürlüğe koyacak, bu paralarla hem alt yapı yatırımlarını yapacak hem de üreten kesimleri destekleyeceğiz. Çalışıp yapacağız.'
Bu sözler Başbakan Tufan Erhürman'a ait.
7 Ocak seçimleri öncesinde bu vaatlerde bulundu.
Ve şimdi hazır olun. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi'nin altyapı projelerine sağladığı mali kaynağı açıklıyorum.
Bu yılın ilk sekiz ayında yani bu hükümet döneminde de, elçiliğin ayırdığı kaynağın sadece yüzde 20'sini kullanabildik.
Yani Sayın Erhürman'ın seçim öncesinde bu kaynakların verimli kullanılacağına dair ifadeleri de boşa çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi'nin sağladığı altyapı yatırımları ödeneği bu yıl 9 sektöre toplam 464 milyon 319 bin 566 TL olarak açıklandı. Hükümet ise bu paranın 96 milyon 890 bin 532 Türk Lirası'nı kullanabildi.
Atyapı, savunma, güvenlik ve adalet sektörleri sırasıyla kaynakları kullananların başında geliyor.
Kaynak olmasına rağmen bunlardan neredeyse hiç yararlanmayan sektörler de mevcut. Buna göre 5 milyon TL bütçe olmasına rağmen bundan sadece 1 milyon 389 bin 500 TL yararlanan Sanayi ve Ticaret Sektörü bu kaynaklardan en az yararlanan sektör olarak göze çarpıyor.
Çevre sektörüne ise 11 milyon 800 bin lira ödenek olmasına rağmen tek kuruş dahi yararlanılmadı.
Peki biz bunu neden yapamıyoruz? Ve olan onca kaynağı neden verimli bir şekilde kullanamadık?
Çünkü yıllarca proje üretmeden para almaya alışan anlayış, şimdi 'projeni getir parayı al' yaklaşımını kabullenemiyor. Aynı durum AB projeleri için de geçerli.
Belki de Sayın Erhürman'ın seçim öncesinde söylediği gibi kurumsal değişiklikler ve bu konudaki mekanizmaların oluşturulması için adım atma zamanı gelmiştir.
Ne dersiniz?

Bu haber 111 defa okunmuştur

:

:

:

: