Ekonomik kriz yaratarak Türkiye’yi dizletmek istiyor

ABD’ İkinci Dünya Savaşı ile birlikte, getirdiği yeni mali sistemle. Dünya ülkelerini, istediği gibi yönetir duruma geldi .
ABD’ İkinci Dünya Savaşı ile birlikte, getirdiği yeni mali sistemle. Dünya ülkelerini, istediği gibi yönetir duruma geldi .
Dünya ekonomisi, doların üzerine yapılandırıldı .
IMF, marifeti ile, nerede ise geri bıraktırılmış ülkeler, IMF’nin insafına terk edilmiş . IMF’ye borçlanma tetiklendirilmiş . Zamanında ödenemeyen borçlar karşılığında da , ABD o ülkelerin egemenliklerini fiili olarak ortadan kaldırmıştır .
Bir çoğunu da, fiili olarak, nerede ise eyaleti haline getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir .
Kur politikalarında, doların beynelmilel para birimi haline gelmesi karşısında . ABD dünyanın jandarması haline gelmiştir .
Bu jandarmalık, 1946 seçimlerinden sonra, Türkiye’nin yeni Hükümetlerinin sayesinde. Türkiye için de, geçerli bir hale getirilmiştir.
1950 ‘li yıllarda . Nato’ya bağlı İncirlik Üssünde görevli bir Amerikan askerinin . Bir Türk vatandaşını ezip öldürmesi sonucu , Türk hukuk sistemine göre, Türkiye’de yargılanması gerekirken. O zamanki ABD yöneticileri , söz konusu ABD askerinin, ABD’de yargılanması talebinde bulunarak, iadesini istemişti .
Türkiye yasalarına göre . Türk Mahkemelerinde yargılanması gereken ABD askeri . Zamanın Hükümeti tarafından, ABD’de yargılanmak kaydı ile, iadesine karar vermiş ve ABD’ye iade edilmişti .
Yargılanmayı merak ediyorsanız . Öyle bir şey olmadı .
Bunun gibi bir çok kriminal suçlar işleyen ABD askerleri, talep karşılığında iade edilmişlerdi .
ABD, bu işlerin Türkiye’de uygulanmasını, gelenek hale getirmiş ve bu günümüze kadar devam ettirilmişti .
Brunson krizi de bunun bir sonucu olsa gerek .
Türkiye’nin, Atatürk’ten sonra milli ekonomi ve milli para politikalarından vaz geçmesi ve ekonomik olarak ABD’ye bağımlı hale getirilmesi sonucu . Türkiye’deki siyasal iktidarın belirlenmesinde de büyük roller oynadı .
Nerede ise . Türkiye’deki darbelerin altında, ABD’nin parmağı var .
Kendisine bağlı, sadık siyasal iktidarlara . Sıcak para olan doları akıttı . Kendisinden olmayanlara ise . Muslukları kapadı ve ülkeyi ekonomik ve mali krizlerin içine itti .
Şimdi Türkiye’de çevrilmekte olan film . Eskinin bir devamıdır .
Bu filmi, 1950 ‘lerde çok gördük .
Amerikan hayranlığı politikaları ile, Türkiye içten teslim alınmaya çalışılmış ve bir anlamda başarıya ulaşılmıştı .
Türkiye ve Türk Halkı bu uykudan Kıbrıs olayları ile, Jhonson mektubu ile uyanmış ve 68 gençlik örgütleri ABD’ye karşı bağımsızlık hareketlerine girişmişti .
Türkiye’nin milli menfaatlerini savunan bir lider olan, Ecevit hareketinin yükselmesini engellemek için de, 12 Eylül faşist darbesi yaptırılarak. Dışta, Türkiye’nin milli menfaatlerinin savunulmasının önüne geçilmişti .
En son marifeti ise . 15 Temmuz 2016 ‘da oldu .
Bu defa gayesi, ülkeyi tamamen teslim alıp . Kendine sadık Hükümetler oluşturmaktı .
Buna Türk Ulusu karşı çıktı .
Amerika’nın tüm plan ve projelerini bozdu .
Sen misin, bunu yapan ?
Düğmeye bir dokundu . Pir dokundu .
Dolara bağlı olan Türk Ekonomisi ve mali sistemi tsunamiye döndü.
Bir heyet ABD’ye gitti . Sonuç olumsuz .
ABD yetkilileri . Türkiye’nin hükümranlık alanına girerek . ABD vatandaşlarını , papazı ve elçilikte çalışan iki Türk vatandaşının iadesini istediler .
Dahası . İran’la olan ticaretin durdurulmasını, Türk heyetine dayattılar .
Görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine, dolar fırlamaya devam ediyor .
Türkiye’yi ABD doları sayesinde diz çöktürme savaşı devam ediyor .
Türkiye, ya bu sistemin bir parçası olur .
Ya da, Atatürk’ün her şeyi ile bağımsız dış politikasına döner .
Bunun da mümkünü . Üretim ekonomisine geçmek .
Çin’in, kendisine örnek olarak uyguladığı, Atatürk’ün karma ekonomik sistemini, yeniden uygulama alanına sokmak .
İstenilen bağımsızlık, dünyada uygulanan kapitalist sistemle mümkün değil . Bu sistem . Büyüklerin küçükleri yuttuğu bir sistemdir.
Zaten, bu sistemin ucunda, sadece ticaret savaşları yoktur . Sıcak savaşlar da gündeme gelebilir .
Bu haber 75 defa okunmuştur

:

:

:

: