Başka birinin yerini doldurmaya çalişmak...

Yaşamın içinde zaman zaman, kaçamayacağımız, yüzleşmemiz gereken durumlar olmuştur mutlaka...Aslında insana sıkıntı veren durumlardır bunlar...
Yaşamın içinde zaman zaman, kaçamayacağımız, yüzleşmemiz gereken durumlar olmuştur mutlaka...Aslında insana sıkıntı veren durumlardır bunlar...

Sorun çözülünceye kadar ya da farklı davranmayı göze alıncaya kadar huzursuzluğumuz sürer gider...

Öğretmensinizdir... Geçen yıl okutmadığınız bir sınıfa girersiniz bu yıl... Alıştıkları öğretmeni arar öğrenciler... Hemen itirazlar yükselir... Diğer öğretmen ödev vermezmiş, konuları farklı işlermiş vs.

Aslında korkacak bir şey yoktur. Öğrencilere sizi tanımalarına fırsat verirsiniz... Hatta öğretmenlerine duydukları sevgiye saygı göstererek...

Ödülünüz: Yıl sonunda aynı sınıfın sizi önceki öğretmenlerinden ne kadar fazla sevdiklerini görmek olur... HARİKA...

Yeniden bir evlilik yaparsınız... Yeni eşinizin varsa çocukları, ailesi hatta kendisi bile sizden, önceki EŞin davranışlarına benzer davranışlar bekler... Her tutumunuz açık ya da arkadan eleştirilir...

ASLA onun gibi olmaya kalkışmayın... Ona benzemeye çalışmayın sakın...

Benzemeye çalıştıkça ZAVALLIlaşırsınız sonra....

SİZ kimseniz, öyle kalın...

Beklentilere yetişmeye çalışmak, uğraşmak boşunadır inanın...

Kişiliğinizden taviz vermeden, kimliğinizi koruyarak davranırsanız siz kazançlı çıkarsınız...

BAŞKASI OLMAYA ÇALIŞMAYIN... UNUTMAYIN...
SİZ BU HALİNİZLE DEĞERLİSİNİZ...

HAYDİ HAYAT

haydi hayat
topla bütün cam kırıklarımı
aralık kalmış kapılar gibiyim
ya da sofradaki eksik iskemle...

bugün
göğün çarşafı yetmedi
hüzünlerimi örtmeye...
gel yeni gün
beni ışıklarınla yıka...

Ayşe TURAL

BİR GÜN ' KEŞKE' DEMEMEK İÇİN...

Kasım ayı, ne yaman olduğunu gösterircesine, rüzgarı salıvermiş dört dönüyor... Çatılarda, pencerelerde uğulduyor... Denizin dalga sesleri ve uğultusu bana kadar ulaşıyor...

Sokakta, aç- açık kalanlar aklıma geliyor. İnsan, hayvan... Her türlü canlı...

Başınızı soktuğunuz damın, sıcacık yuvanızın, ağız tadı ile yediğiniz lokmanın kıymetini bilin, diyesim geliyor...

Ana babalar birbirinin, evlatlar ailenizin değerini iyi bilin...
Elbette aileler de çocuklarının...
Sahip çıkın birbirinize...
Omuz verin...
Kucaklayın...

Gereksiz şeylerle, birbirinizi kırıp incitmeyin...

Bir gün KEŞKE dememek adına...
Biliniz ki!
Dünyanın en büyük zenginliği bu...

YENİDEN YAŞAMAK...

Bir sokağı yaşamak mesela...
Ya da tepeden tırnağa çiçek açmış bir ERİK ağacını yaşamak...

Bir şehri solumak belki...
Bir semti sevmek...
Hoş olmaz mı?

Bir kelebek kanadında uçmak...
Bir kaplumbağa sırtında keşfetmek dünyayı...

Bir aşkı mesela...
Bir aşkı yaşamak...
Tutmak elinden sımsıcacık...
CAN yangını saatler...

Haydi, elinizi çabuk tutun...
Hayat sizi buruşturup bir kenara fırlatmadan...

Ayşe TURAL

AŞK İNSANI GÜZELLEŞTİRİYOR...

Evet, evet aşk insanı güzelleştiriyor. Sevdiğimiz bizi beğensin istiyoruz. Onun gözünde farklı ve üstün olma isteği doğuruyor, içimizde. Daha temiz oluyoruz ve özenli seçimler yaparak giyiniyoruz. Güzel konuşmaya çalışıyoruz, son derece nazik davranıyoruz. Her şey aşkımızın merkezinde dönüyor.

O ne istiyor,
O ne seviyor,
O nelerden hoşlanır?
Çılgınca bir araştırma başlıyor…

Kendinizi işe veremiyorsunuz… “ Hep gözümün önünde olmalı, hep sesini duymalıyım…
Az önce konuştum ama bana saatler öncesi gibi geliyor.

Tekrar arasam mı?
Sesi bir tuhaf mıydı?
Bana mı öyle geldi?

Buluşma saatimize kocaman iki saat var…
Öf… Bunaldım, kendimi işe veremiyorum…
Telefon çalıyor, acaba o mu?
Bir bahane bulsam da tekrar arasam… “

Bu içsel konuşmalar çok mu tanıdık geliyor?

Öyleyse sizi gönülden kutluyorum.

Evet, evet aşıksınız hem de sırılsıklam…

Gözünüz aydın…
Günler aydın…
Ne mutlu size…
Aşk kapınızı çalmış işte…

NE OLUR GİT

içimde hüzün yağmurları
çisi çisi...

bölük pörçük sevdalara
geçit vermez yüreğim...

sen inadına sevda yüklüsün
kaçtıkça kovalayan...

sevdan tutsaklığım olur
ne olur, git !

Ayşe TURAL


BAZEN GÜÇLÜ GÖRÜNMEKTEN YORULURUZ...

Yaşam kimileri için pek kolay olsa da çoğunluk için hiç de öyle değildir, biliyorum...

Zaman zaman bir yığın dertler ve sıkıntılar arasında nefes almaya çalışırsınız...

Aksilikler de araya girince İSYAN bayraklarını çekesiniz gelir...

Aslında ne bu diyardan gidilir ne de bu deve güdülür gibi görünür gözünüze... Didişmelerden, inadına ters giden işlerden yorulursunuz...

Sanki her şey üstünüze üstünüze gelir... Biri bitmeden diğeri başlar çünkü...

İşte o zaman alın başınızı gidin, sakin bir köşe bulun kendinize...

Ben, öyle zamanlarda deniz kenarında alırım soluğu... Kumlara oturur, dalgaların sesini dinlerim... Ufuklara bakarım... Yardım oradan gelecekmiş gibi...

Derin derin nefes alın...Sanki o sorunlar yokmuş gibi düşünün... Sakinleşin...

Ardından öncelik sırasına koyun... Bir bir dizin... İlk sırayı alandan başlayın çözüm üretmeye... Sorun varsa mutlaka çözümü de vardır...

İkinci, üçüncü sıradakileri de aklınıza getirip kafanızı karıştırmayın ama...

Şimdi daha iyisiniz eminim...
Kendinize fazla yüklenmeyin... Suçlamayın...
Hatalı bile olsanız her hatanın bir düzeltilme yolu vardır...

Unutmayın
HAYAT HER ŞEYE RAĞMEN GÜZELDİR...

ÇALIVERSEN KAPIMI

bir çalıversen kapımı
biter cümle dertlerim...

dokunuverse ellerin
sonlanır yalnızlığım...

işitiversem sesini
bereketlenir sohbetim...

sözün özü adamım
sen benim her şeyimsin...

Ayşe TURAL

YÜREKTEN İSTEYİN...

Ne zaman birinin yardımına ihtiyacınız olursa, onu yürekten isteyin...

Aklımız, yüreğimiz bazen kendisine yetmez...
Dolaşmış yumakları bir türlü çözemez...
Çaresiz kalakalırız hani...

O an biri, aklı başında biri olsa da akıl verse ve yol gösterse...
İçimin sıkıntısını alsa...
Gönül üzüntümü hafifletecek birkaç söz söylese...
Üstümdeki şu ağır yükü alıverse...

Üzülmeyin...
Gözlerinizi kapatıp yürekten isteyin...
Neye inanıyorsanız / Allah / evren / melekler / dua edin ve isteyin...

Kapınız çalıyor galiba...
Yerinizden kalkın...
Geleni gülümseyerek davet edin...
veeee...
Cankulağı ile dinleyin...
Bakalım size ne söyleyecek...

Elçiye zeval olmaz...
Mesajınız alındı...

SOKAK KEDİM

Ham portakal rengi
Duygular
Olmamış erik tadında
Aşk...

Yosun tutmuş
Küflü inatlar...

Masallardaki iyilik perisi
Nerede?

Salkımsöğüt endamlı sen...
Su saydamlığında bakışlar
Ürkek sokak kedim benim....

Ayşe TURAL

HANİ
bazen
YÜREĞİNİZDEN geçenleri yakalayıveriyorum ya...

Ne kadar MUTLU oluyorsunuz!

Ben sizden DAHA çok Mutlu oluyorum inanın...

Bir seviniyorum ki sormayın gitsin...
ÇOCUKLAR gibi hem de...

Bayram sevinci yaşıyorum...

PAMUK şekeri yemişim gibi...

UÇURTMAM bulutlara değmiş gibi...

Sevgi dolu sabahlarınız olsun...

ÇAĞRILI BAKIŞ

bir an
hem de kısacık bir an
gözlerini kısarak
bir bakış fırlatıyorsun
EROS'un oku misali...

on ikiden, tam on ikiden
vuruyorsun beni...
dudakların
günaha çağırıyor
ellerin sabırsız...

uzak diyarların fısıltısı
çınlıyor kulaklarımda
yüreğim
yangın yeri...

(Ayşe Tural, Girne)

YAŞAMANIN ANLAMI…

Yaşam çok değerlidir benim için… Aldığım her nefese, içtiğim bir bardak suya, ağzıma attığım her lokmaya teşekkür ederim…

Arabamla biraz uzunca bir yola çıkmışsam, çevremi seyrettikçe, var olanları gördükçe ilk işim Tanrı’ya şükretmek olur…

Beni duyan, düşünen, hisseden bir varlık olarak yarattığı için…

Yaşam her zaman, bir gökkuşağı bilmecesi gibi gelir bana… Yaşamaktan keyif alırım. Olumsuz düşünenlere de kızarım…

' Mademki yaşam süremiz belli değil, onu en güzel şekliyle yaşamak varken, huysuzlanmanın, küçük şeylerle onu karartmanın bir anlamı olmaz ' derim.

Ayşe TURAL

Bu haber 32 defa okunmuştur

:

:

:

: