“Yaşanan ölümlerin ve zararların sorumlusu ayarı bozuk düzen ve onun bekçileridir”

Anonimus Hareketi, sel ve su baskınları sonucunda yaşanan ölümlerin ve oluşan zararların sorumlusunun “ayarı bozuk düzen ve onun bekçileri” olduğunu savundu.
Anonimus Hareketi, sel ve su baskınları sonucunda yaşanan ölümlerin ve oluşan zararların sorumlusunun “ayarı bozuk düzen ve onun bekçileri” olduğunu savundu.
Anonimus Hareketi Başkanı Barış Mamalı yaptığı yazılı açıklamada, su baskınları ve sel felaketinde belediye, hükümet, kaymakamlık üçlüsünün birlikte ciddi sorumluluğu bulunduğunu iddia etti.

Mamalı, sel ve su baskınları sonucunda insanların öldüğünü ve ciddi zararlara uğradığını kaydederek, yöneticilerin sorumluluk üstlenmek yerine kaderci söylemlerle toplumu avutmaya yöneldiğini savundu.

Mamalı, “Ülkemizde adet olduğu üzere herhangi bir konuda yasaların sorumlu tuttuğu makamlar, halkı cahil yerine koyarak kendilerini yağ gibi suyun üzerine çıkartmaktadır” diyerek geçen yıllarda yaşanan Güzelyurt, Lefkoşa, Girne ve Mesarya bölgesindeki sel felaketleriyle halkın ciddi maddi ve manevi kayıplara uğradığını ancak yönetici pozisyonundaki kurum ve şahısların benzeri olayların yaşanmaması adına elle tutulur hiçbir önlem almadıklarını öne sürdü.

Mamalı, “özellikle zengin sınıfın maddi çıkarlarını korumak adına çevre ve doğanın acımasızca katline sessiz kalındığını, inşaatların fütursuzca türemesine onay verildiğini” ileri sürdü.

Mamalı, yaşanan sel baskınlarının en büyük etkenlerinden birinin dere yataklarına ve kenarlarına inşaat yapılması olduğunu belirtti.

Mamalı, “Mevcut imar planının derelerin önemin hiç dikkate almadan hazırlandığı ve bugünkü çarpık yapılaşmaya mahal verdiği bir gerçektir” iddiasında bulundu.

Mamalı,”Eğer belediyelerce yeterli ve gerekli olan önlemler alınmış olsa idi, felaketin boyutları en azından bu kadar büyük olmazdı. Dere yataklarına ve kenarlarına yapılan inşaatlar, derelerin çöp, moloz ve inşaat artıklarıyla doldurulması, dere yataklarının küçültülmesi ve hatta doğal yönlerinin değiştirilmesi, köprülerin su geçişindeki tıkanıklıkları ve yıkılmaları yaşadığımız su baskınlarının en büyük etkeni olmuştur” ifadelerini kullandı.

Kaymakamlıkların sorumluluğuna da değinen Mamalı, Kamu Derelerinin Korunması Yasası 4. Maddesinin; dere kenarlarını veya duvarlarını yıkmayı veya içini ve altını oymayı veya başka biçimde onlara zarar verilmesini katiyetle yasakladığını, bunu yapanlara karşı hapislik cezası dahi öngördüğünü aktardı.

Mamalı, ülkedeki dereler ortadan kaldırılırken, dere yatakları küçültülürken, dere duvarları inşaatlar nedeniyle zarara uğrarken, dere kenarlarına toprak yığılması suretiyle tecavüz edilirken, kaymakamlıkların yasal yetki ve görevlerini kullanmaktan imtina ederek yaşanan felaketin sorumluluğuna ortak olduklarını ileri sürdü.

Bu haber 62 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER