Zamanı yetişemeyenler

Yeni yılın ilk hafta sonunu takip eden ilk iş günü oldu bile, zaman ileriye işliyor, geriden takip ediliyor.
Yeni yılın ilk hafta sonunu takip eden ilk iş günü oldu bile, zaman ileriye işliyor, geriden takip ediliyor. Konuşacak ve eleştirecek o kadar hadise orta yerde dolaşıyor,kapıdan içeriye buyur eden yok, sorunları hallederiz diyen yok. Sayın Erhürman çözeriz derken saçlarındaki siyahlar kendini terkediyor belli ki çok zorlanıyor. Sayın Özersay dış politikada kendine göre çizdiği yolun Türkiye’den geçtiğini bilerek tavrını sürdürüyor. Sayın Serdar Denktaş, bu ara para akışının başlaması rahatlığında, belli ki hükümetin bel kemiği vazifesini yürütmeye kararlı ve Cumhurbaşkanlığı adaylığında ayrı bir ittifak arayışında. 2019 yılında kendini garantiye alma konusunda görünmez el ilkesi ile hareket etmenin getirisinden faydalanmak yolunda ilerliyor. Sayın Özyiğit yarı yıl eğitimin Şubat tatilini bulmuş olmasının rahatlığında ve şiddetle desteklediği vicdani red yasa tasarısını 4’lü ortaklar olarak imzalayıp KKTC meclisi genel kuruluna sevk edilmesindeki başarısının tadını çıkarmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı ile yeni yılın ilk toplantısında masa başı bilgi alışverişinde buluşan 4’lü hükümet mensupları Kıbrıs meselesinde yine ortaya karışık ve net olmayan filtreli mesaj vermede ısrarlılar. İçişleri bakanı Sayın Baybars ile Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan ise ülkemizde yaşanan sel felaketinde yaşanmışlıklara pek sahip çıkamamış olmalarının vicdani karamsarlığında, Bakanlar kurulunun vatandaşlık konusundaki beceriksiz 174 iptal kararı sonrası bu konuda vatandaşların mahkemelerde mali kayıplarının ve manevi işkencesinin hesabından sorumlu Baybarsın sıkıntısı belli ki 2019 yılında da devam edecek. Sayın Atakan ise yolların kurak iklime göre yapıldığı beyanatı ile yıla damgasını vurmuştur. Bir diğer acayip açıklaması ise kendisine rüşvet teklif edildiğine ilişkin ifadeleridir. Böyle beyanatlarda isim verilmemesi ve bahse konu kişilerin eğer rüşvet teklifleri var ise adli tedbirden neden uzak durulduğu soru işaretidir. Akıl tulmasına delalettir.Sağlık Bakanı Filiz Besimler sağlıkta yaşanan sorunlara sahip çıkamamıştır. Kapalı mekanlarda sigara yasağının yılbaşı eğlencesinde aklına gelmesi ile sorumluluğunu bir an hatırlamış ve bu hatırlayışın verdiği hassasiyetiyle showa kaçan fotoğrafları ile orta sayfa medyatikliğini sürdüren olmuştur. Sayın Zeki Çeler bakan olduğu ilk günlerdeki heyecanını sanki kaybetmiştir. Ucuz biletli Güney Kıbrıs hava alanı kalkışlı tatilinden sonra anlatılmaz bir sessilikle iş yapan olmuştur. Asgari ücret tesbiti ile ilgili olarak zor günler yaşayacağı ise kesindir. Tarım Bakanı Erkut Şahali zamlarda etken olacak ana gıda maddelerindeki maliyetlerin tesbitinin karmaşasında bu yıl laf kalabalığının kendisini kurtaramayacağını bilmelidir. Üreticilerin kıskacı altındadır. Bakanlar arasında Sayın Özdil Nami ise her zamanki sükuneti ile varlığını belli eden bir bakan görüntüsünü mecliste sürdürmektedir. Geçen yılın Genel Seçimleri üzerinden bir yılı geride bıraktığımız bu günde vardığımız sonuç 12-9-3-3 hükümetin her konudaki beceriksizliğinin halen devam ettiğidir. UBP ‘nin Genel Başkanı Sayın Ersin Tatar ana muhalefet görevindeki etkisini 21 milletvekili ile birlikte giderek artırdığı inkar edilemez bir gerçektir. Sayın Tatar’ın, adım adım İlçe ve köy gezilerini KKTC nezdinde sürdürdürmesi ve göstermiş olduğu performans vatandaşlar tarafından kabul görmektedir.Tatar’ın bu gezileri ve yüz yüze vatandaş ile teması iktidara mensup partilerin korkulu rüyası haline gelmiştir. YDP ‘nin meclisteki muhalefetinin de kayda değer olduğu unutulmamalıdır. Zam hükümetinin ekonomik protokol olmadan daha ne kadar sürelik bir geleceği olduğu ise halen belirsizliğini sürdürmektedir. Güzel bir söz ile günün durum değerlendirmesini tanımlarsak diyeceğimiz şudur; “Umut, iyi bir kahvaltıdır ama, akşam yemeğinin yerini tutmaz. “

Bu haber 639 defa okunmuştur

:

:

:

: