O gün de bugün de sorumluluğu üzerine alan yok..

Mazeretler üzerine siyaset üretmek zordur.
Mazeretler üzerine siyaset üretmek zordur.
Dolayısıyla siyasi sorumluluğu üstlenecek kültürden yoksun kaldığımız sürece bu ülkede hiçbir alanda bir adım öne gidemeyiz.
Ciklos son yıllarda toplum olarak yaşadığımız en hazin olaylardan bir tanesi.
Burada devletin kontrolünde ve denetiminde olan bir güzergahta şu veyahut bu şekilde yapılan yolun mühendislik hatası sonucu göçmesi ile birlikte yaşanan kazanın sonucunda 4 genç hayatını kaybetti.
Fakat gel gelelim hala bu işin sorumluluğunu üzerine alan yok.
Ve maalesef siyaset bunun üzerinden yol bulmaya çalılıyor.
Yok proje önceki hükümete aittir, yok şudur yok budur.
Değerli dostlar burada uzman meslek örgütlerinin raporları doğrultusunda bir yapım hatası tespit edildi, bunun adına mühendislik ihmali veyahut hatası dendi.
Burada hala neyi tartışıyoruz ben anlamadım.
Proje geçmiş hükümetin döneminde yapılmış.
Peki ne var bunda.
Olabilir.
Gelen hükümet de bu projeyi uygulamış..
Bu da olabilir.
Peki proje önceki hükümet tarafından yanlış projelendirilmiş ise gelen hükümet bu yanlışı neden fark etmemiş.
Ya da denetlememiş..
Var mı bunun izahı.
Yok.
O halde neyi tartışıyoruz.
Bu yol uygulamada hatalı yapılmış, denetleyen de olmamış.
Peki kimde bunun sorumluluğu?
Bu durumda konuyla ilgili kurum hangisi ise onda.
Ha Bakan Tolga Atakan iyi bir performans gösterdi bu bir yıllık sürede.
Ha Bakan Tolga Atakan son derece çalışkan ve üretken bir insan.
Ha Bakan Tolga Atakan iyi niyetle çalışıyor.
Ha Bakan Tolga Atakan düzgün sağlam karakterli bir insan..
Bunların hepsine sonuna katılıyorum ve Sayın Bakan Tolga Atakan’ı takdir ediyorum.
Fakat bütün bunlar Ciklos’ta yaşanan korkunç ve talihsiz hadisenin önüne geçemez. Burada Sayın Bakan’ın sorumluluğunda bulunan bir projede ihmal yaşandı ve bu ihmal denetlenemediği için büyük bir faciaya sebebiyet verdi.
Bundan mütevellit telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşandı.
Ben bütün bunlardan sonra tanıdığım Tolga Atakan’ın ve tabi ki ekibinin tereddüt etmeden istifa etmesini beklerdim.
Çünkü kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin ve her kim neyi nasıl izah ederse etsin burada bir ihmal var ve bu ihmalin toplum nezdinde bir sorumluluğu söz konusudur.. Üzülerek belirtmeliyim ki bu sorumluluğun tuttuğu makamdan dolayı şu anki muhatabı da Sayın Tolga Atakan’dır.
Dolayısıyla yaşanan bu korkunç olaydan sonra görevinden ilk istifa etmesi gereken de Sayın Atakandı..
Benim Sayın Bakan’dan beklentim buydu.
Yoksa çıkıp sürekli mazeret belirtmenin konuya bir katkısının olduğuna inanmıyorum.
Hatırlayacaksınız çok yok yakın bir geçmişte de Değirmenlik-Girne yolunda da bir kaza yaşanmış ve burada 4 insanımızı kaybetmiştik. Bu yolun son derece güvensiz olduğunu, kazaya sebebiyet veren şahsın ilgili şirkette kayıtsız kuyutsuz çalıştırıldığı ve bunlardan mütevellit ilgili şirketin faaliyetlerine devam ettiği neredeyse hiçbir yaptırımın olmadığını hatırlıyoruz. O dönemde de ilgili bakanın istifa etmesi gerekirken pişkin pişkin yaptığı açıklamaları hayretle izlemiştik. Hem de lanet ederek..
Bugün de aynı laneti tekrarlıyorum.
Lakin o gün yaşanan bu olayın sorumluluğunu da kimse üzerine almamış. Bugün de yaşanan bu hazin olayın sorumluluğunu üzerine alan yok..
Oysa bu bırakın konunun siyasi sorumluluğunu toplumsal ve insani bir sorumluluğun gereğiydi.
Demek ki bizim devlet kültürümüzde böyle etik değerler yok.
Çok çok üzgünüm..





Bu haber 135 defa okunmuştur

:

:

:

: