'Asgari ücretle ilgili bir rakam var'

Son zamanlarda sıkça altını çiziyorum.
Son zamanlarda sıkça altını çiziyorum.
Özellikle üzerinde duruyor ve ülkenin gerçek gündeminin 'ekonomi' olduğunu, boş gündemlerle sadece zamanın çalındığını söylüyorum.
Ekonominin, ülkenin ekonomik durumunun, yediden yetmişe vatandaşın, senin, benim, bizim, hepimizin günden güne nasıl zorlandığı ortada.
Ekonomik olarak yaşam şartlarının, kaliteli bir yaşam standardının bizlerden nasıl uzaklaştığını görmek zor değil.
Başka olumsuzluklar yok mu?
Elbette vardır, bitmeyen yollar, yarım yamalak kamu hizmetleri, günün şartlarına uzak kalmış, geleceği değil, sürekli geçmişi kullanarak, ülke yönetmeye çalışan siyasetçiler.
Vardır da, vardır, ancak sağlam bir ekonomik büyüme, adil gelir dağılımı ve vergi sistemi birçok sorunun kendiliğinden çözülmesini sağlar.
'Kırk yıllık sorunlar' diyerek sırtımızı dönebilir miyiz?
Bu beklentileri, ekonomik altyapının güçlülüğü ile beslemek yeterli mi?
Ekonomi, sadece kamusal bir faaliyet değil, devletin ekonomik durumu, gelişimi, bütçesi, kaynak aktarımı ve kaynak yaratması, ekonomik hayatın geneline yayılmazsa, bu ülkeye bir fayda sağlamaz.
Bizim memlekette devletin ekonomik faaliyetleri, bütçe açığı oranı, sektörlere katkısı, tek başına ekonomi ile bağdaştırılıyor.
Oysa bu ülkede özel sektör de vardır.
Kamuyu finanse eden, kamu ihtiyaçlarını ki bu ihtiyaçlar tüm ülke, tüm vatandaşlara bire bir ait olan bir haktır, özel sektörün vergileriyle sağlanmaktadır.
Özel sektör büyümez, gelişmez, üretmez, kalkınmazsa, vergi ödemede adaletli ve eşit olarak sorumlu tutulmazsa, tüm yük kamuya maliyesine kalır.
Sanırım, ülkenin, kamu maliyesini en önemli çıkmazı da budur.
Ekonomik zorluklar özel sektörü etkilemiyor mu? Aksini düşünmek bile imkânsız.
Peki, özel sektör çalışanları, özellikle asgari ücretle çalışanlar, onlar ekonomini daralmasından nasıl etkileniyor, beklentileri nelerdir?
Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Ahmet Çaluda, çalışanlar açısından beklentileri ve asgari ücret tartışmasını şöyle yorumluyor;
'Asgari ücretle ilgili kesin olmamakla birlikte ortaya bir rakam çıktı. Bizim istediğimiz hayat pahalılığının asgari ücrete de yansımasıdır.
Ve bu yansımanın 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren uygulanmasında ısrarcıyız. Konuyla ilgili Sayın Başbakan başka söylüyor, Sayın Maliye Bakanı başka söylüyor.
Lefke'den, Lefkoşa asgari ücretle çalışmaya gelen insanlar var. Nasıl geçinecek, ev kirası, sağlık gideri. Üç tane Bakan çocuğu şirket kurdular, temizlik şirketi. Devlet istidam etse, 4000 TL maliyeti olacak. Taşeronluk yapıyorlar, devletin işlerini alıyorlar. Ve çalıştırdıkları insanlar, üçüncü ülke insanlarıdır. Okullarda, hastanelerde, güvenlik, kayıt, temizlik, arşiv işlerini bu insanlar yapıyor. Toplum sindirildi. Başbakana söyledik, ses yok.
Mahkemelerde 6 aydır 4 kişi alamadılar. Çünkü hangi parti, kaç kişi alacak anlaşamadılar.
Asgari ücretin belirlenmesinde sektörel bazda bir uygulama istedik, henüz adım yok. Hükümet vergi dilimlerinde de oynama yapacak, sadece kamu görevlileri değil, özel sektör çalışanları da kaybedecek.
Hükümet vaat ettiği hiçbir konunun üzerine gitmedi. Mesela yolsuzlukların üzerine gideceklerdi, hani konuyu konuşan yok.
Aytaç Çaluda'nın dokunulmazlığı kaldırdılar. Mahkeme biz bakamayız diyor. Aytaç Çaluda'ya seni denge olsun diye bu duruma getirdik dediler. Adam şimdi muallâkta, ortada kaldı.
Sayın Çalışma Bakanı ve Doğuş Derya muhalefette iken asgari ücret 3500 TL olsun diye öneri verdiler. Şimdi hükümetteler, niye yapmıyorlar.
Biz sadece şimdiki hükümeti eleştirmiyoruz. Gelen aynı, giden aynı, iktidar olan bazı konuları aşamıyor. Ülkede ki muhalefette tamam değil. Harçlara konan zamlar %30 değil, farklı kalemlerde daha fazla oranlarla zamlar oldu.
Narenciyeci battı, hükümet eliyle batırılma var. Toplumsal hareket yok, hep bireysel. Bu halk bu dörtlü koalisyondan umutluydu. Ama ne yazık ki bu hükümet de makam derdinde. Ekmeği silah yapmaya, insanların kafasına dayamaya devam ediyorlar.
Sendikaları bitiriyorlar. Sendikacılık da bu ülkede artık sorgulanmalı. Son zamanlarda 8 bin kamu görevlisinin olduğu iki büyük kamu sendikasından bine yakın istifa var. O kadar zam, yanlış uygulama, peki, nerede sendikalar? Sendikacılık da erozyona uğradı. Siyasi partilere bir çırpıda %30 devlet katkısından zam yapıldı.
Neden sadece parlamento içindekilere, meclis dışındaki partilere neden katkı yok, bu adaletsizlik, küçük olan parti kapansın, hep biz kalalım mantığıdır bu.'

Bu haber 329 defa okunmuştur

:

:

:

: