Yeni asgari ücrette düşündüren sorular

Asgari ücret sonunda açıklandı. Brüt 3 bin 150 TL olan rakam, vergiler hariç tutulduğunda net 2 bin 740 TL olarak hesaplanıyor. Şüphesiz bu tutarın ekonomide önümüzdeki günlerde bazı yansımaları olacak.
Asgari ücret sonunda açıklandı. Brüt 3 bin 150 TL olan rakam, vergiler hariç tutulduğunda net 2 bin 740 TL olarak hesaplanıyor. Şüphesiz bu tutarın ekonomide önümüzdeki günlerde bazı yansımaları olacak.
İşçi yaklaşık 460 TL bir artış aldığı için şimdilik mutlu ama ekonominin daraldığı bir dönemde yapılan bu artışın istihdam açısından bazı olumsuz sonuçları da olabilir. Daha doğrusu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işveren temsilcisi Mustafa Aroğlu’nun da dediği gibi bu ücretin özel sektör açısından sürdürülebilir olacağına yönelik ciddi soru işaretleri var.
Üstelik yüzde 20’ye tekabül eden bu artış yılın ilk artışı. Buna yılın ikinci yarısında yapılacak en az bir yüzde 10 zam daha eklerseniz, bu yıl yapılan yüzde 30’a yakın artış özel sektörde bir çok işletmeyi zora sokacaktır.
Üstelik bu maaşlara ilaveten elektrik, su ve diğer kalemlerdeki artışı da dikkate alırsanız en basitinden bir restoranın bile ayakta kalması mucizelere bağlıdır.
Bu maaşlarla birlikte harcamalarında en az yüzde 50 artış olan bir şirketin bunu fiyatlarına yansıtamadığı bir süreçle ayakta kalması zordur.
Popülist bir yaklaşımla asgari ücret 5 bin lira da olsun diyebilirsiniz. İyi ama bunu kim ödeyecek. Devlet zaten kamuda vergi koyarak, gelir elde edip bu maaşları ödüyor. Peki özel sektör nasıl ödeyecek?
Ne yazık ki devlette sadece asgari ücret değil, pek çok mesele enine boyuna konuşulup tartışılmadan ele alınıyor.
İki sene içinde insanlar iki defa plaka değiştirdiler. Her plaka değişiminde masraf ettiler. “İki sene önce değiştirirken neden şimdi yapmak istediğini yapmadın” diye sorsak eminim bizi yanıtlayan kimse olmaz.
Eğer sen daha önce bir hata yaptıysan ve plakaları değiştirirken bazı kuralları göz ardı ettiysen şimdi yeniden plakaları değiştirirken elini vatandaşın cebine atamazsın.
Tıpkı plaka meselesinde olduğu asgari ücrette de ne yazık ki enine boyuna düşünülmeden adım atılıyor.
Konu hakkında sohbet ettiğim bir işadamı meseleyi şöyle açtı:
“Ekonomi için özel sektör altın yumurtlayan tavuktur. Sen asgari ücrette yapılan bu artışla ancak altın yumurtlayan tavuğu kesersin. Bir tavuktan günde iki yumurta almaya çalışırsan olmaz. O tavuk günde bir kez yumurtluyor. Asgari ücret meselesi de böyledir. Bu üretimle, bu karlılıkla verilecek asgari ücret bu olamaz. Göreceksiniz bu rakamlarla önümüzdeki günlerde peş peşe işten çıkarmalar olacaktır. Devlet eğer asgari ücreti yükselmekte kararlıysa, maaşların kamudaki gibi yüksek olmasını istiyorsa sigortanın bir kısmını kendisi ödesin.
‘Diğer yandan Kıbrıslı Türk çalıştırırsan teşvik vermek istiyorum’ diyorsun. Sormak lazım Türkiye’den gelip çalışanlar ne olacak?
Sen devlet olarak bize rakipsin. Kıbrıslı Türkleri sen çalıştırıyorsun. Yüksek ücret veriyorsun. Ama koyduğun vergilerle, yaptığın zamlarla bu maaş artışlarını karşılıyorsun. Özel sektör bu maaşları nasıl ödeyecek?
‘Siyasiler asgari ücreti artırayım, karşılığında oy alayım’ yaklaşımından kurtulmadığı sürece bu ekonomik yapı düzelmez.”
Sözün özü yukarıda belirttiğim işadamının da eleştirilerini göz önüne alırsak, yeni asgari ücret birçok işletmenin küçülmesi ya da kapanması anlamına gelecek. Bu küçülme ve kapanma ise ne yazık ki daha çok işsizlik olarak bize geri dönecek. Bizden söylemesi…
Bu haber 130 defa okunmuştur

:

:

:

: