Çalmadan çırpmadan diyor Sayın Özersay..

Halkın Partisi 1.Olağan Genel Kurulunda Parti Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay vurguladı. Çalmadan çırpmadan da hükümette kalınabiliyormuş dedi.
Halkın Partisi 1.Olağan Genel Kurulunda Parti Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay vurguladı. Çalmadan çırpmadan da hükümette kalınabiliyormuş dedi.
Yani bu ne demek?
Sayın Özersay partisinin yolsuzluk yapmadan, böyle bir şeye tenezzül etmeden hükümette bulunduğunu anlatmaya çalışıyor.
Takdir ediyor muyuz?
Tabi ki evet..
Peki önceden hükümetlerde bulunanlar çalıp çırpıyor muydu?
Anlaşılan o..
En azından Sayın Özersay’ın ifadelerinden bu çıkarımı yapabiliriz.
Peki o halde şu anda çalmadan,çırpmadan hükümette olan HP, bunca zaman hükümetlerde bulunup çalanlar,çırpanlar için ne yaptı veyahut yapıyor?
Bu konuda bir mücadele verdiğini bizzat biliyorum.
Ama bu yeterli mi ?
Hayır..
Mesela, önceki hükümetlerde bulunup, şu anda Sayın Özersay’ın ve partisinin de içinde bulunduğu hükümetin ortakları olan partilerde de çalma çırpma olmuş muydu hükümet oldukları dönemlerde!
Sizlerin de bildiği gibi birçok iddialar olmuştu o dönemlerde de.
Hatta halihazırda şu anda hükümet ortağı olan bir partinin önceki iktidarı döneminde ve şu anki devamında kendi tuttukları makamların sorumluluğunda olan devletin kurumlarına yaptıkları yönetim atamaları eliyle ortaya çıkan yolsuzluklar var.
Devletin uğratıldığı milyonlarca lira zararlar var.
Peki bunları ne yapacağız?
Bir hükümet ortağının sıkça konuşulan yolsuzluk iddialarını hangi kefeye koyacağız?
Sonuçta bu hükümetin 4 ayağı var.
Ve bu ayakların bugün kaç tanesi Sayın Özersay’ın başkanı olduğu Halkın Partisi gibi çalmadan çırpmadan hükümette kalınabiliyormuş diyebilecek yüze sahiptir.
Hade gelin bunu tartışalım.
Bu Halkın Partisini bağlar mı?
Tertemiz, dürüst çalanın çırpanın karşısında durduğunu iddia eden bir parti nihayetinde.
Öyle mi?
Öyle..
O zaman aynı hükümet içinde aynı masa etrafında oturdukları diğer ortaklarından birinin ya da bazılarının çalıp çırpması durumunda bu haliyle HP için de bağlayıcı olur.
Zira böyle bir durumda ben çalmıyorum, çırpmıyorum arkadaş, masada yanımda oturanın çalıp çırpması halinde bu benim sorunum değildir diyemezsiniz.
Böyle bir dünya yok.
Haliyle ben temizim, ben şuyum, buyum derken ortaklık yaptığınız partilerin de yönetimine ortak olduğunuz devletin de aynı paralellikte iddia sahibi olması gerekiyor..
Ama bunu Sayın Özersay da eminim herkesten daha iyi bilecektir bugün ne hükümet içinde ne de devlet kurumlarında böyle bir durum söz konusu bile değildir.
Ha hepsi bu mu?
Elbette değil..
Bugün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı partisi adına çok rahat ifade edebiliyor çalmadan çırpmadan hükümette olunabileceğini..
Bende bu ifadelere büyük değer verip alkışlıyorum.
Fakat bugün Sayın Özersay’ın yönetim kadrosunda olduğu devletin X bir kurumunun müdürü, devletin kendisine tahsis ettiği otomobili, ya da makamına ait aracı eşinin hizmetine hem de devletin memuru ile verebiliyor. Eşini bu araçla işine bırakabiliyor, mesai çıkışı aldırabiliyor,,gün içindeki ihtiyaçlarını da bu araç ve devletin memurunun şöförlüğünde giderebiliyor. Hatta hafta sonları devletin otomobiline sivil plaka taktırıp kullanabiliyor..
Yani devletin otomobili, milletin parası bu şekilde kişilerin özel işlerinde kullanılıyor..
Peki şimdi sorarım ben size bu çalma çırpma değil midir?
Bal gibi de çalmadır, çırpmadır..
Dolayısıyla Sayın Özersay kullandığı bu çok iddialı cümlenin altını da bu ülkeyi yöneten bir Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak doldurmak durumundadır . Ben yapmıyorum, benim partim yapmıyor, çalmıyoruz, çırpmıyoruz diyerek bunu özele indirgeyip, devlet içinde, hükümet sıralarında çalana çırpana da kayıtsız kalamaz kalmamalıdır..


Bu haber 120 defa okunmuştur

:

:

:

: