Israrla nüfus sayımı diyoruz

Politikasızlık bir tarafa denetimden yoksun bir idari anlayışla birlikte nüfus yapımız değişiyor. Ve en önemlisi siyasetle makam bulmuş yönetici pozisyonunda olan kişilerin bunu ısrarla görmezden gelmesidir.
Politikasızlık bir tarafa denetimden yoksun bir idari anlayışla birlikte nüfus yapımız değişiyor. Ve en önemlisi siyasetle makam bulmuş yönetici pozisyonunda olan kişilerin bunu ısrarla görmezden gelmesidir.
Ki bu başlı başına kaygı duymamızın sebebidir.
Nüfusu belli olmayan bir ülkede yaşamanın verdiği plansızlık ve öngörüsüzlük bizleri her gün biraz daha belirsiz bir akıbete doğru sürüklüyor.
Tabi ki bunun sebepleri vardır.
Lakin en önemlisi bütçe yetersizliğidir.
Yani bugün nüfus sayımının yapılabilmesi için gerekli finansal kaynağın bütçe içinde mevcut olmaması nüfus sayımına engel diye gösteriliyor.
Peki gerçekten öyle mi?
Elbette bu sayımın yapılabilmesi için konunun bir finansal boyutu var.
Bu çok nettir.
Fakat böyle önemli bir icraatın önünün mali yetersizlik öne sürülerek tıkanması doğru değildir..
Kaldı ki ülkede reformlardan bahsedildiği şu günlerde
Nüfus sayısını yönetenlerin el yordamı ile tahmine dayalı tespitler yaptıkları bir coğrafyada hangi değişimden ya da reformdan söz edilebilir?
Bu mümkün mü?
Tabi ki değil.
Bu nedenle kimse kimseyi kandırmasın.
Reform dahil, ülkede öngörülen değişimin sağlanabilmesi için ciddi bir planlamaya ihtiyaç vardır.
Fakat bizim ülkemizde hiç bir alanda bir planlama yapılamamaktadır.
Her şey el yordamı ile hayat bulmaktadır.
Buna DPÖ’nün yaptığı çalışmalar da dahildir.
Dolayısıyla el yordamı ve tahmini hava raporu minvalinde belirlenen nüfus politikası ile bu ülkede hiçbir veri gerçekçi değildir.
Zaten böyle bir ortamda verilerin sağlıklı bir sonuç üretmesi de mümkün değidir.
Bugün en basit anlatımı ile nüfusun bilinmediği bir ülkede eğitimi planlayabilir misiniz?
Ya da sağlık politikaları belirleyebilir misiniz?
Tabi ki hayır.
Nitekim belirleyemiyoruz.
Devlet okulları artan nüfus ile birlikte ihtiyaçlara cevap vermekten çok uzaklarda.
Devlet hastaneleri ise benzeri bir durumla karşı karşıya.
Sabahın erken saatlerinde itibaren hastaneler dolup taşıyor sıra bulabilmek için.
Yollar sokaklar yoğun trafikten mütevellit tıkanıyor dakikalarca.
Çünkü mevcut alt yapımız artan nüfus ile birlikte ihtiyaçlara cevap veremiyor.
Adli olaylar aldı başını gidiyor.
Çünkü kontrol edilemeyen kayıt dışı bir nüfusa ev sahipliği yapılıyor.
Ve bu beraberinde her alanda bir kaosu getiriyor.
Peki nereye varacak bu işin sonu?
Çok açık ki bu gidiş sürdürülebilir değil.
Her ne kadar da siyasi makamlar bunu görmezden gelerek umursamaz bir görüntü verseler de bu durum zamanla onları da işlevsiz kılacak.
Dolayısıyla bu ülkede nüfusu bilmeden hiçbir alanda planlama yapılamayacağı gerçeğini de önümüze koyarak ısrarla yönetenlerden mümkün olan en kısa zamanda bir nüfus sayımı yapılmasını talep etmeye devam edeceğiz.
Zira buna mecburuz.
Eğer bu ülkede bir değişim ya da reform niteliğinde bir düzenlemeden söz edeceksek, buna nüfus yapımızın geldiği durumu önümüze koyarak başlamamız gerekecek.
Aksi takdirde yapılan her şey temelsiz olur.





Bu haber 51 defa okunmuştur

:

:

:

: