Kaybetmeye devam ediyoruz..

TL yine değer kaybediyor. Günlerdir uyarıyor uzmanlar.
TL yine değer kaybediyor.
Günlerdir uyarıyor uzmanlar.
Aylardır tarafsız ekonomistler, ekonomi böyle yönetilmez diye dikkat çekiyorlar.
İnsanların dillerinde tüy bitti.
Peki ne önlem alındı?
Koca bir hiç!..
Ve bir kez daha dış etkenler belirleyici oluyor ekonomimiz üzerinde.
Domino etkisi gecikmedi tabi.
Haliyle Kuzey Kıbrıs da bu olumsuz durumun yansımalarını hafta başından beri hissediyor.
Hatta hafta sonu raflardaki birçok ürün nasibini aldı bu işten.
Yönetenler çaresiz.
Zira sizlerin de bildiğiniz gibi bu duruma müdahale edecek enstrümana sahip değiliz.
Zaten hiç olmadık da..
Peki ne olacak böyle?
Cebimizdeki para (TL) daha da azalacak.
Buna birçok ürüne gelen zincirleme ve kontrolsüz zamlar eklenecek.
Dar gelirli bütçeler iyiden iyiye alım gücünü yitirecek.
Bütün bunlar olurken yönetenler alınabilecek bazı tedbirleri de alacak yetiyi göstermeyerek sadece bu durumu çaresizce izleyecekler.
Hatta yaşananların bizden kaynaklı olmadığını söyleyerek.
Lakin bizden kaynaklı veyahut değil.
Bu içinde bulunduğumuz ekonomik yapının gerçekliğini değiştirmez.
Zira yurttaş ağır bir yük altında ezilmeye devam edecek.
İflaslar çoğalacak.
Ödeme güçlüğü katlanarak büyüyecek.
Birçok alanda üretim maliyetleri artacak.
Büyük oranda ithalata bağlı ticaret dış bağımlılığı artırarak açığı genişletecek.
Yaşam kalitesi olduğunun altına düşecek.
Bütün bunlar toplumun sosyal ve ekonomik yapısını daha da zayıflatacak..
Bu arada böylesi bir gerçeklik yaşanırken birileri devletçilik oynamaya devam edecek.
Karın doyurmayan lafcıklar ortaya atacaklar, güzel güzel cümleler kuracaklar.
Hatta kağıt üzerinden birtakım hesaplamalar yaparak DPÖ eliyle topluma pembe tablolar aktaracaklar.
Bu tabloları görende zanneder Kuzey Kıbrıs Norveç olma yolunda ilerliyor.
Sonra bir bakacaksınız cebinize koyduğunuz para hiçbir şey yapmadan azalmış.
Kısacası bütün bunlar ülkenin sorunlarına çare olmayacak.
Zira her yurttaş kendi gerçekliği kadar çare olacak bu olumsuz gidişata..
Peki nasıl?
Her birey kendi gerçekliğini yaşayarak.
Var olan artık her ne kadar kalmışsa ayağını yorganına göre uzatmaya gayret ederek. Yoksa kimse gelip de size tencerede ne kaynattınız bugün diye sormayacak..
Kimse gelip de size bugün çocuğunuza harçlık verebildiniz mi diye de sormayacak.
Kimse size gelip faturalarınızı bu ay ödeyebildiniz mi diye de sormayacak.
Kimse sizinle makamını da paylaşmayacak, makamının sağladığı imkanları da paylaşmayacak..
Her birey kendi özelinde kendi imkanları ile var olacak.
Artık o imkanlar da her ne ise..
Bu haber 78 defa okunmuştur

:

:

:

: