Nisan geliyor aman dikkat..

Üç zamanlıydı,beş vakitliydi.. Bunları bir geçelim. Kafa karıştırmaya gerek yok.
Üç zamanlıydı,beş vakitliydi..
Bunları bir geçelim.
Kafa karıştırmaya gerek yok.
Zira halkın menfaatine olan bir durum söz konusu değil böyle bir uygulamada.
Şu saatten, bu satte kullanırsanız şu tarifeden ödersiniz?
Bu saatten, o satte kullanırsanız bu tarifeden ödersiniz deyip güya tercihe bırakılarak insanları koşullandırmak çok doğru gelmedi bana.
Fakat Sayın Bakan aynı fikirde değil.
Ne diyor Sayın Bakan Özdil Nami..
Elektrik kullanım alışkanlıklarınızı gözden geçirin diyor.
Yani değiştirin..
Öyle kolay mı bu?
İsteğe bağlı değişebiliyor mu?
Sayın Bakan Nami’ye göre öyle..
Bu durumda eğer sporunuzu yapacaksanız gece 22.00’den sonra yapın ki su ısıtıcınız o saatlerde daha makul tarifeden işlem görsün.
Çamaşır,bulaşık makinesi kuracaksanız veyahut ütü yapmanız gerekirse yine saat 22.00’den sonra yapınız ki ucuz elektrik tarifesinden yararlanasınız.
Nisanı geçtim, Eylül’ü de bıraktım.
Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında özellikle öğle ve sonrası vakitlerde 40 + derece sıcakta nefes almanın bile güçleştiği bir coğrafyada elektrik enerjisi kullanımı için de gece saat 22.00 beklemenizi öneriyor Sayın Bakan.
Üstelik kış aylarında bile hiç eksik olmayan sivrisineklerin insana rahat vermediği bu coğrafyada..
Hoş bir deneyin bakalım klima çalıştırmadan uyumaya, ya da oturmaya çalışın yaz geceleri.
Oturabiliyor musunuz sivrisinekten?
Ya da klima kullanmadan uyuyabiliyor musunuz?
Ne mümkün?
Ha elektriğe illa ki zam mı yapmak gerekir?
Ve niye gerekir?
Önce bunu bir içimize sindirelim..
Bu yapılan zamların sebebi nedir?
Global koşullar mı?
Yoksa daha çok KIB-TEK’in yapı itibarıyla gelir ve gider dengelerinde oluşan tutarsızlık mı?
Diyelim ki her ikisi de..
O zaman her iki etken üzerinden önlemlerin alınması gerekir..
Zira bu kaçınılmazdır.
Peki öyle mi?
Tabi ki değil..
KIB-TEK bu anlamda kendini mali disiplin altına almadan, ya da bu konuda yeteri kadar çaba gösterip yapısal sıkıntılarını gidermeden, bu sıkıntıları aşmak için en önemli dayanağı olan tüketicilere yüklenerek bunu yapmaya çalışmaktadır.
Yani açık tüketici üzerinden giderilmeye çalışılacak.
Ya da gelir,gider dengesizliğinin yarattığı kötü tablodan kurtulmanın yolunu bunda gören bir yönetim anlayışı mevcut KIB-TEK’de..
Dolayısıyla buradan hareketle üç zamanlı seçenek ya da adına her ne denirse densin bu ortamda bunun topluma olumlu bir katkı sağlamayacağı çok açıktır.
Zira bu icraatın odağına her ne kadar da tercih seçenek gibi yanıltıcı şeyler konsa da işin aslı o değil.
Peki nedir?
Tabi ki zamlı fiyat uygulamasıdır.
Ve burada özne zamdır, yurttaşa verilen seçenek hakkı değil.
Malum Nisan’dan itibaren bu uygulamaya geçilecek.
En azından öngörülenin bu olduğu duyuruldu.
Bu uygulama ile birlikte daha farklı ve adil olmayan bir sürecin bizi beklediğini söylemek mümkün.
Dolayısıyla Nisan ayından itibaren rutin ihtiyaçlardan dolayı gereksinim duyulan elektrik enerjisini tüketirken herkesin onlarca kez durup düşüneceği bir dönem başlayacak..






Bu haber 128 defa okunmuştur

:

:

:

: