Zam seferberliği

KKTC Meclisi Genel kurulu haftanın ilk oturumunda oldukça tantanalı geçti.
KKTC Meclisi Genel kurulu haftanın ilk oturumunda oldukça tantanalı geçti. Ne zaman, 2019-2021 yılını kapsayacak ve Türkiye ile imzalanacak protokolle ilgili sorular gündeme taşınır olur, işte o zaman, İktidarın asabiyeti artar. Gerginlik başgösterir. UBP Genel Başkanı Sayın Ersin Tatar “Anlaşıldığı kadarıyla metin üzerinde tartışmalar devam ediyor. Hazır bir metin olmadığına göre ne gün imzalanacağı belirsizdir” diyerek “ihalelerin açılamaz noktaya geldiğini, ülke ekonomisinin öngörülebilir durumdan çıktığını ve ekonominin daralmasıyla kriz ortamının büyüdüğünü “ ve hükümetin avans adı ile aldığı ifade edilen borçlanması konusunda bilgi istemiş ve İktidarın daha fazla “Türkiye’deki seçimlerin arkasına saklanılamayacağını” açıkça Meclis kürsüsünden dile getirmiştir. Sayın Tufan Erhürman ortaklarının hala daha sözlerinin ıslaklığını muhafaza eden konuşmalarını bilmezmiş gibi ,Sayın Serdar Denktaş’ın protokol konusunda yine Meclis kürsüsünden neden imza konulmadığını , Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğana sorunuz dediğini,diğer günde, Türkiye Elçiliğini adres gösterdiğini unutmuşcasına ve Sayın Özersay’ın ekonomik protokol ile ilgili Sayın Erçin Şahmaran ile yaptığı ve bir saati geçen sohbetinde ifade ettikleri “İmza aşamasına gelmiş bir protokol yoktur' 'Ekonomik protokol müzakeresi devam ediyor. Henüz taslak sonuçlandırılmadı. Yani imza aşamasına gelmiş bir metin yoktur. Bu nedenle sen imzalamadın, ben imzaladım, ya da tam tersi gibi bir durum yoktur. Metin henüz imza aşmasına gelmemiştir. Aslında bu tartışmalar kısır tartışmalardır, önemli olan içeriktir.” dediğini de mi bilmiyor? Sayın Özersay şimdiye kadar olan mali protokol ve Türkiye ile ikili ilişkilerin gidişatını sohbete konu ederken son derece samimi olduğu ve doğruyu ifade ettiğine dair bir kanaat oluşturmuş ve muhalefet ile bir bakıma ayni şeyleri ifade eden olmuştur. Özel sektörden borçlanma konusunun ise bakanlar kurulunda görüşülmediğini Sayın Şahmaran’a sohbet esnasında söylemiştir ki bu sohbet bir köşe yazısı ile Star Kıbrıs Gazetesinde yayımlanmıştır. Hafta sonu evveli ve/veya hafta sonu çalışmalarında böyle beyanatlar verilmiştir.Gazetelerde konular haber nitelikli manşetlere taşınmıştır. Ekonomik protokolle ilgili büyük bir sorun olduğu görülmektedir. Dolayısıyla doğru ifadeleri bu aşamada kimin yaptığı aranılır olmuştur. Koalisyonun her ortağı ayrı bir telden konuşuyorsa Sayın Erhürman adeta bir baba şefkati ile hükümet ailesi üzerinde acaba bu çabasını neden sürdürmektedir? Sorusunu akıllara takmaktadır. Hakikaten gelişmeler ve anlatılan gerekçeler anlaşılır olmaktan uzak ve gün geçtikçe hayli gülünç bir durum arzetmektedir. Hani derler ya ağlanacak halimize gülüyoruz. Tam o haldeyiz ve Başbakan Erhürman’ı dinliyoruz, Sayın Tatar’a cevap verirken son derece gergin bir tavırla konuyu bağlamaya çalıştığını görüyoruz. Sayın Tatar’ın üslubunu beğenmedim diyor ama bir yılı aşkın süredir hep ayni ezberi tekrarladığını bizlere de ezberlettiğini unutuyor. Devamlı gösterdiği mazareti ise “Türkiye’deki sistem değişikliğinin’ bütün bu olumsuz ilişkilere gerekçe olduğu intibasını yayıyor. Sayın Erhürman bizim dinlemekten bıktığımız lakin gerek kendisin gerekse koro halinde 4 ağızın tekrarladığı “ortakların birlikteyiz andı “ nı yinelemekten medet umuyor . Yüz mimiklerinin ifadesinin okunuşundan belli olan ise, kendisinin hükümetten ayrılma isteğinin, önünde çok büyük bir engelle karşı karşıya olduğu anlaşılıyorsa da ifadede güçlüğü olduğu belirginleşiyor. Yinede Sayın Erhürman Koalisyon birlikteliklerinin sözde sarsılmaz bütünlüğünü överken 4 kollu hükümeti koruyor ayrıca imtihanda sözlüye kalkmış öğrenci edası ile misal de veriyor “ TC tarafı kendileri için çok önemli olan seçimlerden 2 gün önce bize randevu verip, bizimle görüştüklerine göre bizim onları suçlamamız mümkün değil” diyor. Bu sözleri söyleyen ülkemizin başbakanıdır. İmza aşamasına getiremedikleri bir protokol vardır, fakat muhalefet tarafından soru sorulduğu zaman, zeytin yağı gibi üste çıkmasını bilenler olarak Türkiye ile ikili ilişkilerde bir sorun varsa ve biliyorsanız bunu siz isbatlayın diye de davette bulunuluyor. Bir acayip süreç, ne diyebiliriz. Çalışmayı ve beklemeyi öğrenmiyorlarsa daha yazazılacak çok şey vardır. Öte yandan “Hükümetin zam seferberliği” kapıdadır.


Bu haber 1805 defa okunmuştur

:

:

:

: