Sonuç odaklı bir hükümet yok ortada..

Mevcut koalisyon hükümetini her hal ve şartta savunmayı görev addeden bir dostumla sohbet ediyoruz. Şöyle yaptılar, bunu böyle yaptılar diye bir şeyleri alt alta koyup anlatıyor.
Mevcut koalisyon hükümetini her hal ve şartta savunmayı görev addeden bir dostumla sohbet ediyoruz. Şöyle yaptılar, bunu böyle yaptılar diye bir şeyleri alt alta koyup anlatıyor.
Dinliyorum.
Hatta sabırla sözünü kesmeden bekliyorum.
Bir ara şaşırıyor.
Hiç konuşmadın diye de dürtüyor beni.
Evet konuşmadım seni dinliyorum dedim.
Bunun üzerine söyleyecek hiç mi bir şeyin yok dedi.
Olmaz olur mu dedim..
Senin bitirmeni bekliyorum.
Bitirdim dedi..
Peki sonuç dedim!
Değerli dostum öylece yüzüme baktı.
Ne sonucu dedi..
Arkadaş dedim 1 saattir anlatıyorsun.
Ben de dinliyorum.
Bu anlattıklarının nasıl bir sonuç doğurduğunu soruyorum.
Mesela iddia edilen yolsuzluk dosyaları ne durumda?
Bitmek bilmeyen bu soruşturmalar tamamlandı mı?
Yok.
Bugüne kadar bundan mütevellit haklarında yolsuzluk ve rüşvet iddialarını bulunan siyasetçilerden bir teki yargı huzuruna çıkarıldı mı?
Yok.
Peki yapısal sıkıntıları aşmak için somut elle tutulur gözle görülür ne yapılıyor?
Örneğin kamu reformu ne durumda?
Konuşmadan başka yapılan bir icraat var mı bu konuda kamuya yansıyan.
Yok.
Peki kaçak ekonominin önüne geçmek için ne yapıyor hükümet?
Var mı bilen?
Yok.
Fakat kaçak ekonomi ülkede en büyük sorunlardan bir tanesi..
Ülkeye girişler, çıkışlar denetim altına alındı mı bu hükümet döneminde?
Hayır.
Hala elini kolunu sallayan isteyen dileyen kolayca gelip girebiliyor ülkeye.
Hükümet kaynak yaratmada hala zorlanıyor ve hala kıt kanaat olan kaynaklar doğru yatırımlar için kullanılmıyor.
Eğitim hala sıkıntılı ve bu sıkıntılar aşılamıyor, geçmiş hükümetlerden farklı bir yaklaşım var mı eğitim sistemine dair?
Yok.
Evrensel normların esas alındığı bir eğitim sistemi yaratmak için ne yapılıyor mesela?
Sağlık sistemi hala sıkıntılı.
Ve geldiğimiz günde ihtiyaçlara cevap vermiyor.
Hala sabahın kör karanlığında sıra numarası almak için kuyruklar oluşuyor.
Yollarımız hala bozuk, bir çok karayolunda ışıklandırma yetersiz.
Çevre çöp kir ve kötü kokulara teslim.
Meclis hala toplumun hayatına olumlu katkı yapacak yapısal bir çok sorunu geride bırakacak yasaları çıkaramıyor.
Ülkede hala her alanda denetimsizlik mevcut.
Pahalılık almış başını gidiyor.
Bunun adına serbest piyasa ekonomisi dense de aslında yapılanın bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Hatta bunun denetimsizlikten kaynaklanan fırsatçılık olduğunu da hepimiz biliyoruz..
Kısacası hükümet edenlerin kamuoyuna verdikleri kendi aralarındaki uyum topluma bir şey kazandırmıyor.
Yapılan veyahut yapılması öngörülen icraatlar bir sonuca ulaştırılmıyor.
Peki Kıbrıs sorununda ne yapıyor hükümet?
Mesela Başbakan ile Başbakan yardımcısının Kıbrıs sorunu ve çözümü konusunda fikirleri örtüşüyor mu?
Çok da emin olamıyorum.
Lakin birlikte hareket ettiklerini varsayarak, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak yaptığı açıklamaları doğrultusunda bunun hükümeti de bağladığını düşünüyorum.
Dolayısıyla burada bile ciddi bir sıkıntı oluşuyor.
Ha hükümet iyi niyetle çalışıyor.
Ha hükümet çalmıyor,çırpmıyor.
Ha hükümet edenler yolsuzluk iddiası ile anılmıyor.
Ha hükümet edenler çok güzel konuşuyor.
Ha hükümet edenler samimidirler..
İşte bütün bunları alt alta sıraladığımızda hükümetin bu olumlu yanlarını. kamuya faydasını elbette bekliyor insan.
Var mı?
Yani şu ana kadar bu ülkede yaşayan insanların yaşamlarına kalite katan, refah düzeyini artıran, alım gücünü destekleyen kısacası insanları mutlu kılan ne var?
Bunun cevabını ben vermeyeceğim.
Herkes kendi düşüncesini söylesin..
Bu arada şunu da belirtmekte fayda görüyorum.
Ben bütün bunları yazarken ve ifade ederken filanca parti gitsin, şu parti gelsin bizi daha iyi yönecek iddiasında asla değilim..
Kaldı ki bu köşeyi takip edenler bilecekler, şu andaki mevcut hükümet içinde yer alan partilerin bazılarına inanarak büyük destek verenlerdenim.
Hatta şu an ana muhalefet görevini üstlenen partinin de hükümet ettiği dönemlerde icraatlarını ve tabi ki yanlış bulduğum adımlarını en çok eleştirenlerden birisi oldum.
Zaten arşivler de bunu doğrular.
Fakat bu dün destek verdiğim bir hükümetin bugün yanlış bulduğum ya da yetersiz gördüğüm icraatlarını görmezden gelmeme sebep olamaz.
Ben bu ülkede yaşayan bir yurttaş olarak ne görüyorsam, ne hissediyorsam ve birebir yaşıyorsam dün olduğu gibi bugün onu yazar onu söylerim..
Bu haber 117 defa okunmuştur

:

:

:

: