Bu haklı siteme dikkat..

“Ülkemizde muhtemelen eğitim için bulunan bir yabancı genç daha vahşice öldürüldü. Bir öğretim üyesi olarak çok üzgünüm. Bu çocukları buraya getiren bizlerin sorumluluğu yok mu burada nasıl bir yaşam sürdürdüklerinden.
“Ülkemizde muhtemelen eğitim için bulunan bir yabancı genç daha vahşice öldürüldü. Bir öğretim üyesi olarak çok üzgünüm. Bu çocukları buraya getiren bizlerin sorumluluğu yok mu burada nasıl bir yaşam sürdürdüklerinden.
Hala daha küçücük ülkemizin ve tecrübesiz devletimizin bu kadar yüksek sayıda öğrenci girişine uygun olmadığını anlamıyoruz. Daha fazla öğrenci, daha fazla para anlayışıyla yüksek öğrenim politikası olamaz. Yüksek öğrenim ekonomiye yetiştirdiği insan sermayesi ile, kazandırdığı teknoloji ile, getirdiği demokratik anlayış ve tartışma ortamı ile katkıda bulunur; bizdeki gibi öğrenci gelsin harcama yapsın anlayışı ne yazık ki kaliteli yüksek öğrenim ile uyumlu değildir.”
Bu ifadeler DAÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cem Tanovaya ait..
Sayın Hocam’ın bu çok doğru tespitleri adeta bir ders niteliğinde.
Zira özellikle son yıllarda böylesi küçük ölçekli bir coğrafyada bu kadar çok üniversitenin bulunması mevcut koşullarda doğru bir atılım mı yoksa yanlış bir hamle mi diye sorgulanması gereken önemli bir konudur..
Zira ülke olarak böylesi bir potansiyeli her anlamda barındıracak bir altyapıya ve sosyal niteliklere sahip değiliz.
Şöyle ki her yıl ülkemize bu maksat için, yani yüksek öğretim amacıyla gelen Türkiye ve üçüncü ülkelerden öğrenciler var.
Bu öğrencilerin beklentilerini karşılayamadığımız gibi bir müddet sonra ihtiyaçlarına da cevap veremiyoruz.
Ve böyle bir ortamda ülkemize eğitim almak maksadı ile gelen öğrencilerin bu amaçtan zorunlu olarak vazgeçtiklerini, ve farklı yollara yöneldiklerini hepimiz biliyoruz, görüyoruz..
Dolayısıyla şu çok açık ki burada yanlış giden bir şeyler var.
Öncelikle bunu ortaya koymamız gerekir.
Sayın Cem Tanova Hocam’ın da ifade ettiği gibi daha fazla öğrenci daha fazla para anlayışı üniversite adası hedefi olan bir ülkenin temel felsefesi olmamalıdır.
Kaldı ki bu anlayışın hüküm sürmesi halinde ülke olarak çok şey kaybedeceğimiz artık sır değildir. Bilakis yalın gözle bile görebileceğimiz bir gerçektir. Dolayısıyla bu anlamda devletin ciddi politikalara yönelmesi ve bu alan üzerinde uzmanlaşmış insanlar ve meslek kurumları ile istişare içinde üniversitelere kalite katacak adımları atması kaçınılmazdır.
Şöyle ki; bugün ülkemize üçüncü dünya ülkelerinden öğrenci statüsünde çaba harcayıp getirdiğimiz birçok öğrenci adaya ayak bastıktan bir müddet sonra ortadan kaybolmaktadır. Bu sıkıntı yıllardır devam ettiği ve bilindiği halde devlet önlemlerini almamakta ya da yeterli adımlar atmamaktadır..
Fakat bu şekilde devam eden anlayış maalesef yüksek öğretim amacından saptırılarak hiç hoş olmayan bir yöne, insan kaçakçılığına dönüşmektedir..

Bu haber 196 defa okunmuştur

:

:

:

: