'YENİ HÜKÜMET TASARRUFLA BAŞLAMALI'

Ekonomist Göksel Saydam, Erçin Şahmaran'ın 'Söz Sizde' programına konuk oldu.
Ekonomist Göksel Saydam, Erçin Şahmaran'ın 'Söz Sizde' programına konuk oldu.
ADA' TV de yayınlanan programda soruları yanıtlayan Saydam, kurulacak olan yeni hükümetin, yapması gereken ilk işin tasarruf tedbirleri almak olduğunu söyledi,
Ekonomist Göksel Saydam'ın değerlendirmeleri özetle şöyle;

'Bir ülkede siyasi istikrarsızlık günlük ve saatlik bile olsa olumsuz etki yapar. Büyük ekonomiler, tanınmış ülkeler, tabi ki daha çok etkilenir. Ekonomi güven ister. Bir pusula ister. Bugüne kadar ki hükümetlerin yol haritası var mıydı? Ne zaman ne saat, ne yapılacak? Bunların belli olması gerek. Hükümet programları hep güllük gülistanlık. Ama uygulamaya gelince bırakın yarısının yapılmasını, üçte birini bile hayata geçirmediler.

Bir ülke nüfusunu bilmeli, tanımını yapmalı. Genel olarak nüfusun çok tanımı var. En başta nüfusun tanımlanması gerek. Ekonomik planlamalarda, ülkede yaşayan insanların tümü kapsanmalı. Onların da bu ülkede harcadıkları var. Ekonomiye katkıları olduğu gibi, devletten bekledikleri de var. Nüfusu bilmezsen neler yapacağını, nasıl başaracağını bilemezsin.

Dörtlü koalisyon hükümetinin, programında olmasına rağmen yapamadığı çok iş yapar. En önemlisi beklenmeyen olaylar da, ekonomiyi etkileyeceğini ve bunlara karşı neler yapılması gerektiğini, önlem ve tedbir olarak olmadılar. Ek mesai konusu, yola çıktılar ama geri dönüş yaptılar. Olmaz, kararlıysan, doğruyu yaptığına inanıyorsan yapacaksın.

Mali disiplin sadece harcamaları kısmak değil. Tasarruf da yapılmalı. Tasarruf da dolaylı bir gelirdir. Siyasi partilere yapılan maddi yardım. Bunlar ülke için, bütçe için önemli giderlerdir. Örtülü ödenek konusu, Cumhurbaşkanlığı dâhil bu konuda ne durumdadır? Resmi hizmet araçları çoktur. Denetimi zordur. Önemli giderleri var. Bunların denetim altına alıp, tasarruf yapılması gerek. Yapılmadı, halka bu yönde güven verilemedi.

Bu ülkede bir de KIB-TEK Cumhuriyeti var. İşine gelince kamu kurumu, işine gelince özerk kurum olur. Kamudan pek çok artıları var. Kurum önce kendi içinde tasarruf yapmalı. Bizde her şey idare edelim mantığındadır. Artık devlet irade göstermeli.
Ekonomik protokoller 1990'lı yıllardan başladı. Bizim ne IMF ne de Dünya Bankamız var. Bir hastalık varsa bir de reçete var. İyileşmek için uygulamanız gerek. Dış yardımlar eskisi gibi gözü kapalı yapılmaz. Protokollerde bulunan maddeler hemen hemen aynıdır. Yıllarca yerine getirilmemiştir. Çok kapsamlı maddelerle zaman için de nasıl yapılacağı, verilecek kaynak bellidir. Zorlama istekler olabilir. Fakat esas olan protokol maddeleridir. Radikal önlemler alınması gereken konular, kendimiz için yapmamız gerekenler var.'

Bu haber 83 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER