Uzman Dramaturg-Yönetmen İSMİHAN YORGANCI

Her nerede tiyatro varsa BEN ORADAYIM, derim ya... Gerçektir...
Her nerede tiyatro varsa BEN ORADAYIM, derim ya... Gerçektir...

İsmihan YORGANCI ile yollarımız kaç yıl önce kesişti, hatırlamıyorum.
Ama her fırsatta içten gelen, öyle güzel bir ' ÖĞRETMENİM...' deyişi var ki!

Bana öğretmeniymişim duygusu yaşatıyor her zaman... Kahkahası bol kızım benim.... Sen hep GÜL emi...

Onunla her buluşmamız ikimizi de çok mutlu ediyor olmalı ki KAHKAHALAR havada uçuşuyor...

7 KOCALI HÜRMÜZ'de oyun öncesi ve sonrası yine beraberiz. Olmazsa olmazımız Derman ATİK de bizimle...

Dört gözle beni bekliyor. Kocaman sarılıyor ve rica edip birini benim için yerinden kaldırıyor. Her defasında bir SÖYLEŞİ hazırlayalım diyoruz ve yarıda kalıyor...

Bugün tamam işte...

• Haydi bana hayatını anlat, diyorum.
• Oooo ! Hocam çooook uzun, olur diyor. Kıkırdıyor...
• Kısa yoldan diyorum, özet şöyle..

' 1975 yılının Nisan ayında Lefkoşa'da doğdum. Küçük bir dağ köyü olan Ergenekon'da, eski adı ile Ayharida da büyüdüm. Çocukluğumun filizleri Serdarlı İlkokulunda atıldı. Ortaokul eğitimimi; Gönendere Şht. Zeka Çorba orta okulunda tamamladım. Liseyi Lefkoşa Türk Lisesinde..'

• Tiyatro nerede ?

• 1993 yılında Liseden mezun olduktan sonra çok istediğim tiyatro oyun yazarlığı eğitimini almam kısmet olmadı. O dönemde Kıbrıs'ta bir ve ya iki üniversite vardı. Onların da Sahne sanatları ve ya tiyatro üzerine eğitim veren bir fakültesi yoktu.

• Oyun yazarlığı nasıl bir şey?

' Tiyatro oyun yazarlığı özel yetenek sınavı ile öğrenci alan bir eğitim sistemidir. Ben o dönemde yetenek sınavına hazırlanmama rağmen maddi ve manevi yetersizliklerden dolayı sınava gidemedim. Ancak, buldukça tiyatro tarihi, tiyatro oyun kitapları okumaya devam ettim. Gelecekte istediğim eğitimi alabilme umudum yoktu ama... Benimkisi de merak işte...

• HAYAT seni nasıl yönlendirdi?

' Hayat devam ediyordu. Evde oturmak olmazdı. Orta gelirli bir ailenin üç çocuğunun en büyüğü olarak çalışmak zorundaydım. Farklı zamanlarda muhasebe işinde, konfeksiyonda çalıştım. Yazmaya merakım devam ediyordu.

Mesela: Kısa süreli bir haber nasıl yazılır? Kursundan sonra muhabirlik yaptım. O dönem yeni açılan bir gazete için çalışıyorduk. Gazetenin ömrü uzun olmadı. Benim de muhabirlik meselem böylece son buldu.

Sence GAZETECİLİK nasıl bir şey?

' Bence gazetecilik; muhabirlik yapılan en zor mesleklerden biri. Bu arada evlendim. Üç yıl ara ile iki çocuğum oldu. Hem anne olmak hem de çalışmak zor olsa da keyifliydi...'

• Peki sonra ne oldu?

' Biz Kıbrıslıların en güzel manevi değerlerinden biri de büyük annelerin; ninelerin bizlere, torunlarına sahip çıkmalarıdır.
Kayınvalidem çocuklarıma bakmasaydı belki de ben ne çalışa bilecektim ne de bugünkü başarımı elde edebilecektim.

• Senin PASTAHANE işin nasıl oldu?

' Serdarlı 'da kendime ait bir pastane açtım. Bir yıl süren pastaneci ruhum, bu işletmenin o bölgede sürdürülebilir bir işletme olmadığını anlayınca son buldu.

• Eeee sonra? Vallahi cesur kadınsın..

' Yedi yıl Serdarlı Kredi Kooperatifinde hırdavat dükkanı çalıştırdım. Sonra bir gün gazetede Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesinin yetenek sınavı ile ilgili bir haber gördüm. 30 yaşındaydım. İki çocuklu bir anne idim.
Nasıl yapabilirdim?
Acaba başarabilir miydim? Diye tereddüt ettim.

Ancak içimden bir ses 'ya şimdi! Ya hiçbir zaman!' diyordu.

SINAVA GİRİŞ

Yetenek sınavına kaydımı yaptırdım. Sınava girdim. Evdekilere, belki de kazanmam, niye şimdi durup durduğum yerde huzursuzluk çıkarayım diye düşündüğümden, sınava gireceğimi söylemedim.

SONUÇ

Ancak sınavı kazanınca bu durumu paylaşmak kaçınılmaz oldu. Benim için bu şartlarda böyle standart dışı bir mesleğin eğitimini almak hiç de kolay olmadı. Ancak çok çalışınca ve ne istediğini bilince başarı kaçınılmaz oluyor.

OKULA BAŞLIYOR

2006 yılında Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi, Tiyatro Bölümü, Dramatik Yazarlık, Daramaturgi bölümünde eğitim almaya başladım.

LİSANS BİTİYOR

2010 yılında 'Oyun Kavramı ve Drama' başlığı ile verdiğim tezimle Lisans eğitimimi tamamladım.

YÜKSEK LİSANS

2013 yılında 'Devlet Tiyatro İlişkisi' başlığı ile yüksek lisansımı tamamladım.

ÇALIŞMALAR

O yıllardan beridir kendi fakültemde Darmaturji, tiyatro tarihi derslerini veriyorum.

Belediye ve derneklerde Sanat uzmanı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.

• YAZARLIK bölümüne geçelim mi?

' Mezun olduktan sonra yazma yetimi sahne birikimlerimi kullanarak, gazetelere oyun eleştiri yazıları yazdım.

Bölge muhabirliği yaptım. Bize verilen eğitimde esas hedef tiyatro oyunu yazma teknikleri olsa da bunu besleyen diğer alanlar da önemli.

ELEŞTİRİ YÖNTEMLERİ

Örneğin; Eleştiri yöntemleri diye bir dersimiz olması. Sonraları, oyun eleştiri yazıları yazmamda önemli bir faktördü.

Kişinin kendi ilgisi ve çabası ile bağlantılı olsa da Sinema senaryosu, reklam senaryosu yazmayı öğrenerek mezun oluyorsunuz. Ve bu sizin yetiniz oluyor.

• Tiyatro hakkında düşüncelerini öğrenebilir miyim?

' Tiyatronun bir halk okulu olduğuna inanmışımdır hep... Bence hayatı deneyimleme ve öğrenme yollarından biri tiyatro. Bu düşüncemden dolayı, derneklerde, belediyelerde çocuklar, gençler ve yetişkinlerle tiyatro çalışmalarımı sürdürüyorum.

Altı yıldır Girne Belediyesi Tiyatro Stüdyosu gençlik ve çocuk ekibinin. Çatalköy Belediyesi Tiyatro Su'nun gençlik ve çocuk tiyatrolarının yönetmenliğini yapıyorum.

Tiyatro Su'da Kıbrıslı meslektaşım Leyla Ulubatlı'nın yazdığı ' Parisin Seçimi ' adlı oyununu ve ' Ah Şu Gençler ve Aşkımız' , ' Aksarayın En Büyük Yangını ' oyunlarını sahneye koydum.

Girne Belediyesi Tiyatro Stüdyosu (GİBETSU) gençlik ekibinde, Midasın Kulakları, Rumuz Gonca Gül ve bu yıl Yedi Kocalı Hürmüz oyununu sahneledik.

• ÇOCUK ekibiyle aran nasıl?

'Çocuk ekibi ile eş zamanlı devam eden çalışmalarımız, çocuk ve gençlik ekibinin kendilerine has hazırladığımız oyunlarını seyirci ile buluşturarak sonlandırıyoruz.

Dönem içinde yaptığım doğaçlama çalışmalar da ' Tiyatro nasıl yapılır? ' Sorusunun yanıtı olarak eğitimimizin bir parçası oluyor ve günün sonunda gençlere, çocuklarımıza başarı belgelerini veriyoruz.

Bu yılın en iyi sahnelemelerinden biri de benim için Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği projesi olarak sahneye taşıdığım. 'Çifte Nikah' oyunu oldu.

Meslektaşım, Kıbrıslı Sevil Emirzade'nin yazdığı oyunu bölge halkının katılımı ile sahneye taşıdım.

• Çok güzel işler başardığını görüyorum ve gönülden kutluyorum.

' Sosyal bir yaşam oluşturmak ve tiyatroyla halkı buluşturmak amaçlı yaptığımız tiyatro çalışması hem oynayanlar hem de izleyenler tarafından büyük ilgi gördü.


Bu bağlamda yerli yazarlarımızın yazdığı oyunların da sahneye taşınmasının önemli olduğunu söylemek istiyorum.

Yazdığımız oyunların raflarda beklemesi yerine sahnede can bulması gerekir.

ÖDÜLLER

2012 yılında Devlet Tiyatrolarının açtığı, Üner Ulutuğ Oyun Yazma yarışmasına iki oyunumla katılmıştım. 'Zindanda' adlı oyunum üçüncülük ödülünü almıştı. 'Kuş Evi' adlı oyunum da sıralamada dördüncü idi.

Bu oyunlar dereceye giren diğer oyunlarla Devlet Tiyatroları tarafından kitaplaştırılarak basıldı.

• KUŞ EVİ oyununu keyifle izlemiştim.

' 2014 yılında ben Kuş Evi adlı oyunumu Çatalköy Belediyesi Beş Parmaklar Tiyatro Festivalinde sahneye koymuştum.

Lise yıllarımda, yıl sonu etkinliği olarak tanıştığım tiyatro bir beğenme, hoşlanma duygusu ile beni buralara getirdi.

Meslek olarak tiyatro yapmak, zor ve zahmetli bir iş... Ancak seviyorsanız ve neden bu işi yaptığınıza inanmışsanız bu zahmete katlanıyorsunuz. Ve o zaman keyif alıyorsunuz. Bilginizi paylaşıyor.

• Harika duygular bunlar...

' Oynayarak, yazarak çoğalıyorsunuz. Günümüzde de geçmişte olduğu gibi tiyatroyu meslek olarak seçmek isteyen gençler genelde velilerinden tepki görüyorlar. Çünkü tiyatrocu olmak kazancı düşük, hayalperest bir meslek olarak görülüyor.

Fakat insan hangi işi yaparsa sapsın, ancak severek ve isteyerek yapıyorsa başarılı olmuyor mu? İnsan ancak isteği ve bilgisi ile kendine çalışma imkânları yaratıp, hayatını kazanabiliyor.

Tiyatro deyince insanların aklına hep oyunculuk geliyor. Fakat tiyatroda yazar olmadan olmuyor. Işık, müzik, sahne, kostüm tasarımcısı da tiyatronun ihtiyaçlarından...

SANAT NEDİR?

Sanat en müşfik ilimdir. Bu ilmin önünü açmak demek sanatçının önünü açmak; insanın önünü açmak demektir. İnsan ruhunun sanata ihtiyacı olduğunu bilerek, yöneticilerin; devletin, yerel yönetimlerin sağlayacağı imkânlar bizim için çok önemli.

Bu anlamda Girne'ye ve Girne halkına, Çatalköye ve Çatalköy halkına tiyatro sanatını yapmamız için bizlere birer yuva olan tiyatro salonunu yaptıklarından ve çalışmamız için imkân yarattıklarından doları belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerine teşekkürü bir borç bilirim.

• Bu harika söyleşi için ben de sana çok teşekkür ediyor, sanatında uzun ve keyifli yolculuklar diliyorum.
AYŞE TURAL

Bu haber 782 defa okunmuştur

:

:

:

: