Adalet herkes için vardır..

UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün: ''Savcı mıdır nedir o Ahmet Varol; iddiasını kanıtlasın'' dedi.
UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün: ''Savcı mıdır nedir o Ahmet Varol; iddiasını kanıtlasın'' dedi.
Özgürgün; Meclis kararını tanımayacağını komitenin ifadesine başvurmak için kendisini çağırması halinde gitmeyeceğini de belirtti..
Özgürgün, istifa etmekten de çekinmeyeceğine vurgu yaptı.
Şimdi burada soru şu, her gün Başsavcılığın talebi ile mahkemeye çıkarılan onlarca yurttaşın suçu kesin ve sabit olduğu için mi yargının huzuruna gönderiliyor.
Tabi ki hayır.
Bir iddia üzerine ve eldeki bulgular ışığında mahkemeye zanlı olarak havale ediliyor bu insanlar. Henüz suçları da kesinleşmemiştir.
Dolayısıyla iddia makamı mahkemede suç işlediği iddiası ile çıkarılan insanların suçunu zaten ispatlamak zorundadır.Ve tabi ki zanlı konumundaki insanların da aynı mahkemede kendini savunma hakkı vardır. Ki bunu da çoğunlukla avukatları aracılığı ile yapmaktadırlar..
Şimdi dönelim başa, yukarıdaki ifadeler sebep ne olursa olsun eski bir başbakana, bir milletvekiline yakışıyor mu?
Tabi ki yakışmıyor.
Başbakanlık yapmış bir milletvekilinin yargıya tepkisi bu olursa sıradan bir yurttaş ne yapsın?
Diyor ki Sayın Özgürgün ben dokunulmazlık arkasına sığınmam, gerekirse istifa eder öyle devam ederim.
Ben de diyorum ki ne güzel işte tam fırsat.
İstifa edin ve sıradan bir yurttaşın tabi tutulduğu prosedüre tabi olarak hakkınızı arayın, savunma hakkınızı kullanın.
Öte yandan UBP’ye bakıyorum.
Genel Başkan Ersin Tatar diyor ki UBP olarak Hüseyin Özgürgün’ü koruyacağız.
Kimden?
Komiteden.
Peki nasıl koruyacaklar mış?
Tabi ki dokunulmazlığının kaldırılmasına onay vermeyerek.
Yani aslında Özgürgün’ü yargıdan muaf tutmaya çalışacaklarını söylüyor Ersin Tatar.
Şimdi burada Sayın Özgürgün ile UBP’nin genel başkanı dahil ortaya koydukları yaklaşımda farklı bir şey görebiliyor musunuz?
Hayır..
Tarz aynı.
Başsavcılık meclise Özgürgün hakkında gönderdiği 43 davadan dokunulmazlığın kaldırılmasını tavsiye ve/veyahut talep etse de, bu iddiaların havada kalması için çaba harcıyorlar. Yani aslında Özgürgün dahil UBP’de büyük bir çoğunluk savunma hakkını kullanmadan Başsavcılık tarafından yapılan söz konusu iddiaların ortadan kalkmasını istiyorlar.
E hani yasalar karşısında her yurttaş eşitti?
Nerde kaldı eşitlik ?
İlla ki havada kalmasını istiyorlar.
Peki o halde şöyle sorayım?
Sıradan bir yurttaş artan mal ve para miktarının kaynağını izah edemiyor. Devlete yaptığı mal beyanında da yanlış bilgiler veriyor.
Polis hakkında soruşturma başlatıyor, bu soruşturma tamamlanıyor ve dosya Başsavcılığa gönderiliyor. Başsavcılık polisin yaptığı soruşturmada ortaya çıkan bulgulara bakıyor ve suç olduğuna inandığı unsurlar tespit ediliyor.
Tabi ki Başsavcılığa göre.
Peki sonrası süreç nasıl işliyor?
Sıradan yurttaş elden ayaktan tutuluyor ve sorgusuz sualsiz mahkemeye çıkarılıyor.
Sonrasında da yargı süreci başlıyor.
Peki bu sıradan yurttaşın savcı mıdır nedir hakkımdaki iddiaları ispatlasın deme durumu var mı?
Tabi ki var.
Ama bu üslupla bunu ifade edemez.
Etse polis kapısına dayanır.
Dolayısıyla her şeyin bir usulü bir adabı olur.
Peki bu yurttaş, polisin hakkında yaptığı, soruşturmayı ve Başsavcılığın da suç olabileceğini düşündüğü bulguları yok sayabilir mi?
Hayır.
Fakat suçsuz olduğunu çıkıp mahkemede ispatlaması lazım..
Takdir edersiniz ki bu ülkenin hiç bir vatandaşı yasaların üzerinde bir hakka sahip değildir. Bu eski bir başbakan olsa da böyledir bir milletvekili de olsa böyledir, yurttaş Ali de olsa böyledir. Dolayısıyla bu Sayın Özgürgün için de böyle olmalıdır.. Aksi, toplum vicdanını yok sayan, ahlaki meşruluğu bulunmayan bir konuda siyaset kurumunun bu ülkeye vereceği hiçbir şey olamaz.
Ve dönelim Sayın Özgürgün’ün savcı mıdır nedir dediği o makamın bulgularına.
İşte o rapor Haber Kıbrıs’ta yayınlandı.
“Başsavcılık raporunda, Özgürgün’ün Türkiye İş Bankası hesabına, 2015-2017 yılları arasında 2 MİLYON 773 BİN 800 TL
252 BİN 525 DOLAR – 325 BİN 800 STERLİN – 242 BİN EURO yatırdığı, bu miktarların tümünün “haksız olarak edinildiği” iddia ediliyor.
Rapora göre Özgürgün “43 ayrı davadan” itham edilirken “haksız mal edinme” suçlamaları, detaylarıyla resmi belgeye yansıdı.”
Bu haber 208 defa okunmuştur

:

:

:

: