Tatar: “Erenköy direnişi yaşanmış kahramanlık destanı”

Başbakan Ersin Tatar, Erenköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkının milli varlığına, sahip olduğu değerlere ve özgürlüğüne göz dikildiği zaman her türlü özveride bulunabileceğinin yaşanmış kahramanlık destanı olduğunu vurguladı.
Başbakan Ersin Tatar, Erenköy Direnişi’nin Kıbrıs Türk halkının milli varlığına, sahip olduğu değerlere ve özgürlüğüne göz dikildiği zaman her türlü özveride bulunabileceğinin yaşanmış kahramanlık destanı olduğunu vurguladı.

Başbakan Ersin Tatar, Erenköy Direnişi’nin 55’nci Yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk üniversite gençliğinin 55 yıl önce hangi görüşten olursa olsun vatanı, milleti için Erenköy’e çıkmasının, burada gösterdiği kahramanlığın tarihimizin en özel bölümlerinden birini oluşturduğunu söyledi.

Erenköy direnişi ile Türkiye’nin Garanti ve İttifak Antaşması’ndan doğan tek yanlı müdahale hakkını kullanarak Erenköy’de yok edilmek istenen mücahitlere hava desteği sağlamasının üzerinde önemle durulması gereken tarihi olaylardan olduğunu ifade eden Tatar, Erenköy’de Kıbrıs Yunan olmasın, Kıbrıs Türkü Rumun azınlığı durumuna düşmesin diye verilen mücadelenin 20 Temmuz 1974’ün önünü açtığını, Kıbrıs Türkü’nü özgürlüğe ve Devlet kurma noktasına taşıdığını belirtti.

Tatar, ne var ki, bu tarihi gerçeklere rağmen, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda kendi kendini idare etme, özgür ve egemen olma iradesini anlamazdan gelen Rumların hala Kıbrıs’ın tamamını ve Doğu Akdeniz’i kendi hegemonyaları altına alma hayallerinden vazgeçmediğini dile getirdi.

Başbakan Tatar mesajına şöyle devam etti;

“ERENKÖY’DEKİ DİRENİŞ RUHUNU HEP CANLI TUTMALIYIZ”

“Bu nedenledir ki, Türkiye’nin bizler için yaşamsal önemi olan etkin ve fiili garantisinin sıfırlanmasını bir anlaşma için ön şart olarak ileri sürüyorlar.

Rum tarafının bu hayalci, saldırgan tutumu karşısında tedbiri elden bırakmamamız, birlik beraberliğimize gereken önemi vermemiz, Erenköy’deki direniş ruhunu hep canlı tutmalıyız.

Bunu yaptığımız, Anavatan Türkiye ile güçlü bağlarımızı devam ettirdiğimiz, ekonomimizi geliştirdiğimiz sürece Rum komşularımızın hayalleri gerçekleşmeyecektir.

Hükümetimiz bu yönde üzerine düşen her görevi sorumluluk duygusu içinde yerine getirmekte kararlıdır.

“İZLEDİĞİMİZ PROAKTİF SİYASETİN GAYESİ HALKIMIZIN HAK VE ÇIKARLARINI KORUMAK”

İzlediğimiz proaktif siyasetin gayesi halkımızın hak ve çıkarlarını korumak, Rumların Devletimize, halkımıza daha fazla zarar vermesinin önüne geçmektir.

Herkes bilsin ki, bizler açısından, Rumların bizleri oyalama ve haklarımızı gasp etme oyununa dönüşen sözde federasyon amaçlı görüşme süreçlerinin tekrarlanması artık mümkün değildir.

Artık, iki devletli çözümün masaya gelmesi lazımdır.

Kıbrıs Türkü’ne yapılan haksızlıklar sona erdirilmelidir.Uluslararası camiada hak ettiğimiz yeri almalıyız. Anlaşma olmuyorsa biz kendi yolumuza, Rum tarafı kendi yoluna gidebilmelidir.

İki halkın, iki devletin önündeki tek seçenek federal çözüm değildir. Pek ala kadife ayrılık, iki ayrı devletin Avrupa Birliği çatısı altında buluşması veya yan yana yaşamaya devam etmeleri koşullarında da işbirliği yapmak, ekonomik ve sosyal bağlar geliştirmek söz konusu olabilir.

55’inci yılını idrak ettiğimiz Erenköy Direnişi münasebetiyle bir kez daha başta pilot yüzbaşı Cengiz Topel olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anarız.

Ruhları şad olsun.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye ile gönül birliği içinde yoluna emin adımlarla devam etmektedir.”

Bu haber 604 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER