Bireysel tercihler ekonomide denge oluşturur

İster bireysel olsun, ister toplumsal.
İster bireysel olsun, ister toplumsal.
Kaynaklar doğru kullanılmadığı sürece refaha ulaşmak mümkün değildir.
Bunu anlamak veyahut yorumlamak için illa ki ekonomist olmaya da gerek yoktur.
Zira düz mantıkla bile hesap ortadadır.
Gelirleriniz şu veyahut bu şekilde giderlerinizi karşılamıyorsa bu doğru bir hesap değildir.
Nitekim bundan mütevellit bütçede açık vererek refahın gerektirdiği koşulları yaratamazsınız.
Bu bireysel olarak da böyledir, toplumsal olarak da böyledir..
Dolayısıyla elinizde var olan finansal imkanlar ölçüsünde hareket etmek durumundasınız.
Aksi takdirde ekonomide bir denge kurmak mümkün değildir..
Örnekleyecek olursak:
Önce bireysel yaşam üzerinden gidelim.
Diyelim ki önünüzde ihtiyaçlarınız için bir listeniz var.
Size ait konutunuz yok ve konut almak istiyorsunuz ,size ait konutunuz var, ama yatırım olsun diye 2. bir konut almak istiyorsunuz otomobiliniz yok otomobil almak istiyorsunuz, ya da eski otomobilinizi değiştirip yerine yenisini almak niyetindesiniz, tatil yapmak istiyorsunuz, yeni mobilyalar almak istiyorsunuz vs.
Peki geliriniz nedir?
Diyelim ki 10.
Ya giderleriniz?
Öyle ya yukarıda sıraladığımız sadece önünüze koyduğunuz hedefleriniz.
Bunun yanında bir de günlük hayatınızı sürdürebilmeniz için gerekli olan harcamalarınız var.
Mutfak giderleri, su,elektrik, telefon eğer kirada oturuyorsanız kira ücreti,çocuklarınız varsa çeşitli giderleri ( eğitim,sağlık,gıda,giyim,günlük ihtiyaçları)
Bunları da elzem giderleriniz içinde sınıflandıralım. Yani rutin olanlar.
Bütün bunları gerçekleştirebilmek için 10 değil daha fazlasına ihtiyacınız vardır.
Peki ne yaparsınız?
Kredi alabilecek durumdasınız ve kredi çekersiniz?
Bu tabi ki bir seçenek.
Birtakım hedeflerinizi askıya alırsınız.
Bu da bir seçenek.
Önceliklerinizi belirleyip ona göre bir bütçe oluşturursunuz.
Bu da başka bir seçenek.
Şimdi ilk seçeneğe dönelim.
Yani kredi alır işinizi görürsünüz kısmına..
Bu riskli bir yol.
Zira alacağınız kredi sizin paranız değil.
Ve haliyle sizin olmayan bir parayı harcamış olacaksınız. Ve bunu belli bir müddet yerine koymak için uğraşacaksınız.
Bu şart değil diyorsanız da ikinci seçenek olan belli hedeflerinizi askıya almak olabilir.
Yani yeni bir otomobil şart değil, yeni bir ev olmasa da olur, tatile çıkmasak da olur, yeni mobilyalar almasak da idare ederiz diyebilirsiniz.
Üçüncü seçenek de önceliklerim bu değil şudur deyip elinizdeki kaynağı doğru kullanmaya çalışırsınız.
Dolayısıyla her üç seçenek de kişisel tercihlere kalmış durumda..
Ha 10 kazanırım 20’de harcarım istediğimi de alırım diyorsanız, hiçbir zaman iki yakanızı bir yere getiremeyeceğinizi de bileceksiniz.
Zira 10 kazanıp 20 harcamak için size sizin olmayan kaynak gerekecek. Yani borç harç..
Peki bunun sonu nereye varacak.
Ya da şöyle sorayım alacağınız krediyi faizi ile birlikte ödeyebilmeniz için elinizde hali hazırda bulunan 10 buna yetecek mi?
Yeterse ne ala.
Ya yetmezse!
İşte o zaman borçla borcu kapatmaya çalışacaksınız..
Ya sonrası?
Maalesef bunun sonrası yoktur.
Zira görünen çıkmazı aşmak mümkün değildir.
Bu haber 755 defa okunmuştur

:

:

:

: