Bu meclis ne işe yarar!

Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak ve Suriye’den pkk-ypg teröristleri tarafından yapılan saldırıları sonlandırmak için başlattığı “Barış Pınarı” isimli harekata destek vermek için bile ortak konsensüs sağlayamayan bir meclis ne işe yarar?
Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak ve Suriye’den pkk-ypg teröristleri tarafından yapılan saldırıları sonlandırmak için başlattığı “Barış Pınarı” isimli harekata destek vermek için bile ortak konsensüs sağlayamayan bir meclis ne işe yarar?
Nereden nereye geldik diye soruyorum kendi kendime!
Bundan tam 45 yıl öncesine kadar, acımasız Rum-Yunan saldırılarında, EOKA vahşetinde tarifsiz acılar çeken Kıbrıs Türkü’nün “ne zaman geleceksin” diye ağıtlar yakan çığlıklarına sessiz kalmayan Türkiye, ordusunu seferber ederek, şehitler vererek Kıbrıs’a çıkarma yaptı. Kıbrıs Türkü’ne bugünkü özgür konumunu armağan etti. Bu harekat sonrasında yıllarca Amerika’nın silah boykotuna maruz kalmasına rağmen, soydaşlarını gözardı etmedi.
Türkiye’nin güney sınırından aylardır terör örgütü pkk-ypg tarafından yapılan toplam 700 havan veya roket mermilerine hedef olan 18 bebek, çocuk ve masum insanlar hayatlarını kaybederken, 200’ün üzerinde insan yaralanıp, hastanelerde tedavi altına alınırken, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yersiz ve hoş olmayan paylaşımları, hem Kuzey Kıbrıs’ta hem de Türkiye’de infial ile karşılandı. Bu paylaşımlar sonrasında ülke adeta kamplara bölündü.
Ancak 45 yıl önce canlarını, kanlarını hiçe sayarak soydaşlarının yardımına koşan mehmetçiğe tam 45 yıl sonra KKTC’nin en üst makamı olan Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından söylenen sözler, bıçak gibi yaraladı kesti attı.
Türkiye’nin güney illerine, ilçelerine ve köylerine, Ceylanpınar’a, Kilis’e, Nusaybin’e, Akçakale’ye atılan roket ve havan toplarıyla hayatlarını kaybedenlere bir taziye mesajını dahi çok gören Sayın Akıncı, her nedense terörist pkk-ypg’ye yönelik “Barış Pınarı” harekatının başlamasıyla, teröristlerin imha edilmeye başlanmasıyla, “Akan su değil kandır” diyerek, barış çağrıları yapması oldukça manidar bulundu.
Ülke bu sözlerle çalkalandı, kamplara bölündü, bir kısım harekata destek çağrıları yaparken, azınlıkta kalan bir kısım da Akıncı’yı destekledi.
İş bununla da kalmadı, sonunda meclis de karıştı.
Oysa Cumhuriyet Meclisi, bundan 45 yıl öncesini hatırlayarak, kendisini yok etmeye and içmiş, “En iyi Türk ölü Türk” diyen aşağılık EOKA’cı teröristlerin hedefindeydi. Bebek, çoluk, çocuk denmeden katlediliyor, toplu bir şekilde çukurlara doldurulup, dozerle üstleri örtülüyordu.
Sayın Akıncı bunları unutmuş olmalı ki, yıllar sonra EOKA terörsitlerine bile barış çağrısı yapabiliyor. Her nedense onlardan medet umabiliyor, şimdiki terörist pkk-ypg teröristleryle barış sağlanması gibi.
Barış kelimesi, öyle süslenip, püslenip kolayca söylenebilen bir söz olmamalı, sorun bakalım 45 yıl, 55 yıl önce aşağılık EOKA’cı teröristlere nasıl barış çağrısı yapamazsanız, bugün de bu aşağılık pkk-ypg teröristlerine barış çağrısı yapamazsınız.
Barış söylenmesi kolay ama tesis edilmesi zor bir kelimedir, hele hele geçmişini unutup, ütopik hayallerle yatıp, ütopik hayallerle kalkanların ağzına hiç yakışmıyor.
Ne yazık ki, Cumhuriyet Meclisi, bir türlü ortak bir deklerasyonla, Türkiye’nin haklı davasına destek dahi vermekten uzak. Mehmetçik orada canını verirken, başta Azerbaycan, Pakistan, Macaristan gibi ülkeler destek mesajı sağlarken, bizim meclisten ses yok.
Sadece “yazıklar olsun” demek geliyor içimden.
Bu meclis ne işe yarar!
Bu haber 662 defa okunmuştur

:

:

:

: