Yeni fikirler ve değer kazananlar

Ne diyorlar; “Bizler, Cemre Akar ve Ziya Öztürkler olarak, Eğitim alanında biriktirdiğimiz tecrübe, Kuzey Kıbrıs sevgisi ve Kıbrıs Türk kimliğine olan inancımız ile toplumsal bütünlüğe katkı sağlamak ve geleceğimiz için, genç yeni nesiller için inancımızı ve emeğimizi ortaya koymak amacıyla, uzun yıllardır devam eden dostluğumuzu 28 Ekim 2019 tarihinde kurmuş olduğumuz Gİ-DER (Girişimcilik ve İnovasyon Derneği) çatısı altına taşıdığımızı ve kurucu eş başkanlar olarak çıktığımız bu yolculuğu tüm halkımızla paylaşmaktan mutluluk duyarız.”
Ne diyorlar; “Bizler, Cemre Akar ve Ziya Öztürkler olarak, Eğitim alanında biriktirdiğimiz tecrübe, Kuzey Kıbrıs sevgisi ve Kıbrıs Türk kimliğine olan inancımız ile toplumsal bütünlüğe katkı sağlamak ve geleceğimiz için, genç yeni nesiller için inancımızı ve emeğimizi ortaya koymak amacıyla, uzun yıllardır devam eden dostluğumuzu 28 Ekim 2019 tarihinde kurmuş olduğumuz Gİ-DER (Girişimcilik ve İnovasyon Derneği) çatısı altına taşıdığımızı ve kurucu eş başkanlar olarak çıktığımız bu yolculuğu tüm halkımızla paylaşmaktan mutluluk duyarız.” Her iki isim de KKTC ‘de bilinen çok değerli simaları olarak, çok önemli bir çatı altında, ülkemiz halkına yardımcı olmak adına çıktıkları yolu, görev arkadaşları ile birlikte tanıtmak amacıyla Lefkoşa Merit Otelde verdikleri resepsiyonla taçlandırdılar.Siyaset dünyasının ileri gelenlerinden Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı, Başbakan Ersin Tatar, bakanlar, milletvekilleri, iş dünyasının tanınmış kişileri, akademisyenler, basın camiası ve her kesimden kişilerin derneğin ilk toplantısı diyebileceğim davette hazır bulunduklarını görmek derneğe verdikleri önemin göstergesinde memnuniyet vericiydi. Bizler de bu resepsiyonda kuruculara destek mahiyetinde ve tebriklerimizi iletmek adına bulunduk. Günlük konuşmalarımızda pek kullanır olmadığımız “İnovasyon “ ne demek? diye kolay ulaşılabilir bilgilere girip okumak ve okuyucularım ile paylaşmak lüzumunu hissettim ve çok değerli bilgilere de ulaştığımı ifade edebilirim. İnovasyon tanımına baktığımız zaman. İnovasyonun tanımı konusunda uluslararası düzeyde kabul gören kaynakların başında OECD ile Eurostat’ın birlikte yayınladığı Oslo Kılavuzu geldiğini görürüz. Sürecine bakacak olursak ”İnovasyon, yeni fikirleri değer yaratan çıktılara dönüştürme sürecidir. Bu süreç iki temel basamaktan oluşur. İnovasyon sürecini başlatması bakımından önem arz eden ilk basamak, yeni ve yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasıdır. İkinci basamak ise emek ve yatırım gerektiren yeni ve yaratıcı fikirlerin değer kazanımı” olduğunu görürüz. Yeniden incelediğimiz zaman okuduklarımız ise; İnovasyon, bir ülke için sürdürülebilir büyüme, toplumsal gönenç ve artan iş olanakları anlamına geldiğinden, inovasyon için gereken ortamın oluşturulması devletler için birinci öncelik olarak kabul edildiğini anlamış oluruz . Bu da başarıyla çalışan bir sistemin kurulmasını ve etkin politikaların tasarlanıp uygulanmasını gerektirir. İnovasyonda sistem yaklaşımı, hem bilginin üretilmesi hem de yayılarak uygulanması süreçlerini kapsadığından politikanın odağı, kurumlar arasındaki etkileşime dayanır. “ açılımının önemli bir husus olduğu kanaatine ulaşmış oluruz. Böylesine amaçlar doğrultusunda kurulan ve bu süreçte söz sahibi olan Eğitimci ve aynı zamanda iletişimci Sayın Cemre Akar ve Çok Değerli Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Sayın Ziya Öztürkler ‘den edindiğim bilgiler ışığında KKTC’de kurulan Gİ-DER misyonunun “Laik, demokratik ve adil bir ortamda, Kıbrıs Türkü'nün uluslararası platformlarda hakettiği değeri bulması, Batı’nın ve de Doğu’nun değerlerine saygıyla, kendi ulusal kimliğimize ve kültürümüze bağlı, araştıran, üreten ve öğrenmek isteyen bir toplumsal bütünlük yaratmak.” olduğunu, vizyonlarının ise “Ülkesini seven bir girişimci olarak toplumsal gelişme için yaratıcı ve inovatif fikirler ortaya koyan, projeler üreten, bilimsel çalışmalar yapan ve yenilikçi fikirleri topluma kazandırabilen bir sivil toplumu” olma yönünde adımlar atacakları ayrıca “Girişimciliğin önemini bilen, çözüm üretebilen, kendine güvenen, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı, insani değer yargıları yüksek ve adalet duygusuna sahip gençlerin çoğalması için çalışacaklarını. Gİ- Der ‘in umut dolu bir bakış açısına ihtiyacı olduğuna ve her gencin farklılığının yarattığı özgürlüğe inandıklarını bu kapsamda yenilikçi deneyim ve birikimleri aktarmayı, toplumsal gelişime katkı sağlamayı ve bir girişime başlama cesaretini, derneğin çıkış noktası kabul ettiklerini öğrendim. Sonuçta ayrı bir farkındalık yarattılar. Derneğin amacı doğrultusunda varacakları hedefte, bizleri de umutlandırdılar. Üstlendikleri görevlerini başarı ile sürdürecekleri intıbasını ilk bakışta ve ilk tanıtım toplantısında katılımcılara sinerjileri ile verdiler. Gİ-DER kurucularına başarılar diler ekip çalışmasının toplumsal faydada yaratacağına olan inancımızı belirtir, ülkemizin ciddi çalışan ”Sivil Toplum Örgütlerine” ihtiyacı olduğunu tekrarlarken, yazıma bu günkü noktayı Konfüçyüs’den bir sözle koymak isterim. “Düşünme olmaksızın öğrenme emek kaybıdır. Öğrenme olmaksızın düşünme ise tehlikelidir...”

Bu haber 542 defa okunmuştur

:

:

:

: