Edebiyat Öğretmeni Ferdiye Yurdakul ile röportaj...

Onu tanıyalı birkaç ay oldu. Kendini durmadan geliştirmeye adaması ilgimi çekti.
Onu tanıyalı birkaç ay oldu. Kendini durmadan geliştirmeye adaması ilgimi çekti.

Zaman denilen kavram, sanki onun ellerinde şekilden şekle girer gibi... Bazen yüzünüze bakınca aklınızı okurmuş gibi hissettiğiniz bir yürek...

Röportaj teklifime evet diyor ve sorularıma geçiyorum.

• Biraz kendinizden söz edebilir misin?
05.02.1976’da Kalkanlı köyünde doğdum ve orda büyüdüm. Ülkemi soranlara bazen Dünyalıyım diyorum. Baflı anne ve babanın çocuğuyum. İki abi ve bir ablanın küçük kardeşiyim.

Doğanın içinde doğmam, sonraki yaşantımdaki içsel yolculuğumda en büyük şansımdı. Küçücük bir çevrenin düşlediğimiz takdirde bizleri çok büyük çerçevelere götürebileceğini hissediyorum.
Sakin, biraz korkak, kendi içinde her şeyi çözümlemeye çalışan bir çocukluğum oldu.

Ailemin eğitim aşkı, beni de sarmıştı. Ne düşünürsem düşüneyim mutlaka içinde bir eğitim vardı. Babam, bizim hem öğretmenimiz hem de müdürümüzdü. Eğitimin disiplinden, düzenli çalışmaktan, bilgi birikiminden… ibaret olduğunu daha çok küçükken öğrendim.

• Aldığın eğitimler nelerdir? Şu anki görevinle ilgili bilgi verebilir misin?
1997’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdim.

2010’da Yakın Doğu Üniversitesi’nde Eğitim Yönetimi mastırı yaptım. 2015’te Anadolu Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdim. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde pedagojik formasyon dışında da iletişim, hızlı okuma, Emin Özdemir, Jülide Gülizar gibi eğitimcilerden aldığım diksiyon ve spikerlik, sunuculuk konularında eğitimler aldım.

Şu an, Oğuz Veli Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktayım.

• Hepimiz biliyoruz ki yaşamında bir tek Türkçe öğretmenliği yok. Örneğin, yoga eğitmenliği yapıyorsun. Bununla ilgili neler söylemek istersin? Yogaya nasıl başladın?
Dört sene önce geçirdiğim ciddi bir trafik kazasından sonra, yaşamımın geri kalanının farklı olacağını biliyordum. Sakinleşmek, kendimi dinleyebilmek, ağrılarımı giderebilmek, olayın içindeyken dışında kalabilmek ya da tam tersini yaşayabilmek, içselliğimi yaşayabilmek, yaşamımı sorgulamak, kendimi tanımak…
Benim için önemli olmaya başlamıştı.

Öncelikle Kıbrıs’ta Yin Yoga derslerine gitmeye başlamıştım. Her dersime, zamanından önce, tüm malzemelerimle, bir çocuğun bunu da onu da öğreneyim edasıyla, merakıyla gidiyordum.

Gittiğim yoga dersleri, okuduğum kitaplar, özellikle Mert Güler’in “Aşkla Gülümse” kitabı, aldığım öğretiler sonucunda kendimi İstanbul’da Devrim Akkaya’nın Yin Yoga Temel Eğitimi’nde buldum. Ardından yine Devrim Akkaya’nın “Çakraların Psikolojisi” ve “Meridyen Teorileri” eğitimlerine katıldım. Orada yaşadıklarım, tarif edilemez değerdeydi.

İki senedir de Yin Yoga dersleri veriyorum. Ben de derslerde öğrencilerimle birlikte pozlarda derinleşiyorum. Küçük meditasyonlar düzenliyorum. Bildiklerimi, düşündüklerimi, deneyimlerimi derslerimde paylaşıyorum. Ders akışlarımı, çalıştığım grubun ihtiyaçlarına göre planlıyorum. Bu, biraz da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

• Ferdiyeciğim, yoga eğitmenliğin dışında senin yaşam koçluğun da var. Bu yanından da bahseder misin bize biraz?
Bu alanda yeniyim. İki sene önce online olarak başladığım eğitimimi Ankara’da Ademer Kurumlarındaki yüz yüze aldığım eğitimlerle tamamlamış oldum.

Geçtiğimiz sene başlayıp Londra’ya gitmemle ara verdiğim koçluğa bu sene kaldığım yerden devam ediyorum. Yeni danışanlarımı bekliyorum. Özellikle yaşamımın içinde var olan yakınlarıma yaptığım yönlendirmelerin dönütleri beni oldukça sevindiriyor.

Reiki hocalığım ve gerek çeşitli üniversitelerde gerekse de Aşkım Kapışmak gibi iletişimsel boyutta iyi olan eğitimcilerden edindiğim bilgiler, bu konuda bana yardımcı oluyor.

Shirley Maclaine, Robin Sharma. Eckhart Tolle… gibi yazarlarla spritüellik, iletişim ve liderlik anlayışı kazanmam da bu konuda ayrı bir rol oynamaktadır.

• Mandala çizerliğin seni farklı bir boyuta taşıdı. Yaz boyunca Girne Halk Kütüphanesi’nde çocuklar için düzenlemiş olduğun mandala atölyelerin büyük ilgi gördü. “ Follow Your Dreams” adını verdiğin mandala boyama kitapların da bu atölyeleri süsleyen apayrı güzellikteki ürünlerin. Mandala yolculuğuna nasıl çıktığını anlatır mısın bizlere?
Mandala yolculuğum gerçekten apayrı ve büyülü bir yolculuk benim için. Yogayla başlayan yolculuğumu mandala aşkım tamamlamış gibi. Bu şifalanma tekniği, terapi yöntemi, benim yogamı da reikimi de farklı boyutlara ulaştırdı.

Gittiğim ülkelerde arayıp da bulamadığım mandala boyama kitaplarmı hazırlamam zamanımı alsa da onları yarattığım için çok mutluyum. “ Follow Your Dreams”, çocuklar ve yetişkinler için olmak üzere hazırlanmış, Türkçe-İngilizce açıklamalı, içinde 29 adet mandala bulunan, değişik filozofların, bilim adamlarının, edebiyatçıların sözlerinin bulunduğu mandalanın tarihçesinden, faydalarından, belli başlı desenlerinden, çiziminden, boyamasından bahsedilen kitaplar bunlar.

Dünyada bu standartlarda bu tarzda kitaplar yok.
Meditasyon yapmak, zihni susturmak, yaşamına yeni bir yön çizmek isteyenler, bu kitaplardan faydalanabilirler.

Aralık ayı içerisinde, Girne Halk Kütüphanesi’nde, “ Follow Your Dreams” kitap tanıtım ve imza günüm yapılıyor. Tabii ki bu günlerde mandala atölyelerimizi de açmış olacağız.

Kütüphanenin facebook hesaplarından ve benim facebook ve instagram hesaplarımdan bu atölyeleri takip edebilir; isterseniz sizler de bu büyülü dünyaya katılabilirsiniz.

• Yaşamınızın olmazsa olmazları nelerdir?
Sabah yürüyüşlerim, meditasyonlarım, sağlıklı beslenmeyle ilgili ne varsa, gülümsemek.

Sevgili Ferdiye, bana zaman ayırıp sorularımı yanıtladığın için çok teşekkürler...
Çıktığın yolun ışıklı olsun ve bilgece sürsün.

Bu haber 140 defa okunmuştur

:

:

:

: