Allah akıl dağıtırken siz nerdeydiniz?

Yaşamın bir BİLMECE hem de çok zor bir bilmece olduğuna inananlardanım. Aklımın erdiği ya da ermediği her şeye kafa yoranlardanım...
Yaşamın bir BİLMECE hem de çok zor bir bilmece olduğuna inananlardanım. Aklımın erdiği ya da ermediği her şeye kafa yoranlardanım...

Gün boyu aklıma gelen her şeyi yazsam şaşar kalırsınız... Hatta daha da ötesi ' İşiniz mi yok sizin? Neden her şeye bu kadar kafa yoruyorsunuz ki!' diye çıkışasınız gelir...

Trafiktesiniz...
Deli gibi durmadan arabaları geçen bir sürücüye takılırsınız. Hem kendi hayatını hem de trafiktekilerini riske atar; hiç gereği yokken...

Acemi sürücüler görürsünüz, şöför okulu yazılı... Herkes işine yetişmeye çalışırken 20km. ile tin tin giderek trafiği alt üst ederler.

Eski bir kamyon egzozundan kapkara dumanları / zehiri/ savura savura geçer yayaların yanından...

Tam sağa döneceksiniz. Sinyal verirsiniz. İçi işçi dolu bir vanın direksiyonundaki genç, yanındakilere bir şey söyler, kahkahayı basar, önü boşaldığı halde size yol vermez, yerinden milim kıpırdamaz...

Kadın sürücü gördü ya! Terbiyesizce sırıtır. Dağdan indi bu... Şehir mi gördü ömründe...

Buralarda yaşamayı hak etmeyen, insanlıktan nasibini alamamış biri daha işte...

Garibim, bunun gibiler AKIL FUKARASIDIR...

Allah akıl dağıtırken acaba bunlar nerdeydi? ( Çocukluğumda büyüklerimden duyduğum ve çok sevdiğim bir sözdür...)

Terbiyeyi ailenizde görmediyseniz bari etrafınıza bir zahmet bakarak öğrenin...

Toplum içinde yaşamanın birincil kuralı, haklarınızın toplumdaki bireylerin haklarından ne eksik, ne fazla olmadığını kavramaktır.

İNSANIN İNSANA SAYGISI VARSA o toplumda yaşamak huzur getirir. Hayatlarımızı zorlaştırmak yerine, kolaylaştırmak için kurallara uymak ve diğer kişilere saygılı davranmak gerek...

Bizim zamanımızda YURTTAŞLIK BİLGİSİ dersi vardı. İnsan SOSYAL BİR VARLIKTIR, diye başlar; hak ve ödevlerimizi madde madde sıralayarak sayardık. Örnekler verirdik... Anlayabileceğimiz... Anlatabileceğimiz...

Sokaktaki davranışlarımız nasıl olmalı? Evimizde nasıl davranırız? Saygı, sevgi, anlayış, yardımlaşma...

Gün içinde dilediğiniz kadar ya sabır çekin... İşe yaramaz...

Sokağa çıktığınıza çıkacağınıza pişman olursunuz. İşlerinizi bitirip evinize döndüğünüzde derin bir ' Oh!' çekersiniz.

Soruyorum
NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ?

SENSİZLİK TRAMVAYI

sözcüklerle sevişmenin tadında
tanıdık bir gövdenin
oburca doyumunda
el yordamıyla
fısıltılar açacak kapıları
ardına kadar...

sensizlik tramvayında
bir gece yarısı
kahrolacağım....

Ayşe TURAL

HAYAT DERSİ...

Gün olur...
Giden ne götürür ki kazandıklarından...
Hiçbirini...
Ne var ki;
saygılar, sevgiler ve sıcacık dostluklar onunla gider...
Emekleri değer bulmuştur.
Çabaları sevgiyle karşılanmıştır mutlaka...

Zaman zaman umutsuzluğa kapılır insan...
Aslında umutsuzluklar silkeleniştir bana göre...
Dibe vururken görmediklerinizi, fark edemediklerinizi yakalarsınız...

Bu da iyi bir HAYAT DERSİdir aslında...
SIKI BİR TOKAT yediğimiz hayat dersi...
Varsın olsun...
Siz yılmadan ayağa kalkın...
Yeni UMUTLARA sarılın...
GÖZYAŞINIZI silin.
YARIN daha güzel bir GÜNEŞ doğacak deyin...

EĞER

Eğer bir ÇOCUĞUN
bir GENCİN
bir İNSANIN
hayatında önemli bir yer edinirsen;
işte o zaman
DÜNYA
farklı bir yer olur.

Ayşe TURAL

ACELE KARARLAR VERMEYİN SAKIN...

Özellikle siz gençler, hemen her konuda/ hele de kızmışsanız/ çabuk kararlar veriyorsunuz...

KESKİN SİRKE gibisiniz yani... KÜPÜNÜZE ZARAR veriyorsunuz.

Hele önce bir sakinleşin.
Konuyu enine boyuna bir düşünün... Gözünüzden kaçırdığınız mutlaka bir şeyler vardır...

ÖFKEYLE KALKAN ZARARLA OTURUR...

Hem neden HEP SİZ HAKLISINIZ?
İsteseniz de böyle bir şey olamaz... Matematik problemi çözer gibi hele bir başına oturun.

BÖLÜN...
ÇARPIN...
ÇIKARIN...
HATTA TOPLAYIN...

Olayları değerlendirirken arada bir YANLIŞ düşünüyor olamaz mısınız?

Karşınızdakini YETERİNCE dinliyor musunuz? GERÇEKTEN...

Yoksa KAFANIZIN DİKİNE gidip hep BEN HAKLIYIM mı diyorsunuz...

İşte şimdi anlaşıldı...
SİZ HAKSIZSINIZ...

Anlayıp dinlemeden / sabırsızca / hüküm vermeyin...
KARARLAR ALMAYIN...

Demedi demeyin.
Böyle davranırsanız hayatta
HEP KAYBEDEN
SİZ OLURSUNUZ...

ŞİİR/ ATIM
bu gece
gün ağarırken
şiir/atıma bineceğim...
Kafdağının ardında beni bekleyen
düşlerime koşacağım
hem de dört nala...

mavi elbisem
uçuşacak mutluluk rüzgarında...
anne
bez bebeğimle kokulu kalemlerimi de ver
belki şiirler yazarım orada...

(Ayşe Tural)

UMUTLA YAŞAMAK...

Umut, yaşama sebebimizdir.
O varsa güne başlamak keyiflidir...
O varsa, yarının plan ve programları yapılır.

Yarın ve yarınlara ait her düşünce UMUDUN eseridir...

Emile Zola ' Umut gidince , yaşama zevki de gider.' demiş.

Umut, neden, nereye gider?
Yaşama bu kadar ince tellerle mi bağlıyız?
Elbette HAYIR...

Kendi dünyamızda başkalarına yer açtıkça, sahip olduğumuz değerlerin farkına vardıkça, hayata gülümsedikçe UMUT hep yüreğimizde yeşerecektir.

Haydi bakalım!
Önce gülümsüyoruz...
Sonra birisine ' Nasılsınız?' deyip onu yürekten dinliyoruz.

Bizde var olan umuttan ona da verip yüreklendiriyoruz...

DOĞRU

önce
her şey doğruydu
hem de dosdoğru...
sonra
içime bir kurt düştü...

Ayşe TURAL

KIZIM ADALET OKUYOR...

Kapalı, puslu bir aralık sabahı... Yağmur, yağsam mı yağmasam mı edasındayken o, çabuk çabuk çimleri biçiyor. Yaşını tahmin edemiyorum. Orta yaşlarda bu bana hep zor gelmiştir. Elli ile altmış arası olabilir... Saçı ağarmış, orta boylu, tıknazca bir adam...Sabahtan beri uğraşıyor.

Yanına gidip kolay gelsin, diyorum. Sitenin ortak alanında ilaçlanması gereken bir bölüm var. Bunu yapıp yapamayacağını öğrenmem gerek. Anlaşıyoruz, öğleden sonra gerekeni yapacak.

Ücretini işi bitince benden alacağını söylüyorum.
- Tamam Hocanım, diyor. Sizden alacaksam mesele yok, size güvenirim...
Bir an bir şaşkınlık geçiriyorum. Daha önce tanıştığımızı hatırlamıyorum çünkü... Şaşkınlığımı görünce açıklıyor.
- Benim kızlar seni iyi tanır. Onlar liseye giderken kitaplarından vermişsin. Okullarında konuşma yapmışsın, diye devam ediyor.Bir de televizyonda görüyoruz seni... Sözün sohbetin dinlenir, diyor.

Kızlarından büyük olanının GAÜ'ye gittiğini öğreniyorum. Hangi bölümde okuyor, diye soruyorum:
- ADALET OKUYOR Hocanım, diyor...

Öyle duygulanıyorum ki... Anadolu'nun bilmem neresinden gelmiş, bu topraklara tırnaklarını geçirmiş, tutunmaya çalışan bir İNSAN... hem de çok güzel bir insan... Kendisi herhalde ilkokulu bitirmiştir. Kızlarını okutuyor. En önemlisi de kızlarından biri ADALET okuyor...

İşte bu... Bizimle yaşayan herkesi aynı kefeye koymadan değerlendirme yapmalı insan... Emeğe saygılı, yaşamaya saygılı ve adalete saygılı olabiliyor muyuz, gerçekten... İNSAN olabiliyor muyuz?

Unutmayalım BU DÜNYA HEPİMİZİN...

Ayşe TURAL

Bu haber 682 defa okunmuştur

:

:

:

: