Hayırlısı bakalım..

Halkın Partisi 4’üncü yaşını kutlarken Başkan Kudret Özersay coşkulu konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi: “Doğu Akdeniz’de pek çok aktör bölgeye yerleşmektedir.
Halkın Partisi 4’üncü yaşını kutlarken Başkan Kudret Özersay coşkulu konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi: “Doğu Akdeniz’de pek çok aktör bölgeye yerleşmektedir.
Tam da böyle bir ortamda HP’nin cumhurbaşkanlığı konusunda geri durma lüksü var mı? Ne HP geri durabilir ne de Kudret Özersay...”
Bu ne anlama geliyor?
Ülke kritik günlerden geçiyor.
Ve bu kritik süreçte ülkenin bana ihtiyacı var.
Peki gerçekten öyle mi?
Kudret Bey, eğitimli donanımlı ve deneyimli bir insan. Başarılı bir Akademisyen ve bu ülkenin onlarca değerinden biri.
Sayın Özersay’ın bu özelliklerini her zaman takdir ettim ve önemsedim.
Lakin siyasete aktif olarak girdiği günden sonra izlediği çizgi için aynı şeyleri söylemem mümkün değil..
Neden?
Çünkü Sayın Kudret Özersay bu süreç içinde ne dediyse tam tersini yaptı; Hoş Toparlanıyoruz Hareketini kurduktan bir müddet sonra siyasete girmeyeceğini söyledi. Şartlar lehine gelişince bu fikrinden vazgeçti ve siyasete aktif olarak girdi. Bunu anlayabilirim ve saygı da duyarım.
O günkü koşullar bunu gerektirdi, ve Halkın Parti sini kurarak siyasete dahil oldu.
Akabinde 4’lü koalisyon hükümetine ortak oldu. Bu koalisyonu bir müddet sonra kendisinin ve partisinin dayandırdığı gerekçelerle bozdu. UBP ile kahve içmem dedi koalisyon kurdu.
Ve daha birçok taahhüdüne sadık kalmadı.
Hesap dedi tutmadı. Liyakat dedi torpil yok dedi münhalsiz istihdam yolunu seçti.
Tepeden inme bir tarzı siyasete getirdi.
Toplumun benimsemediği belli merkezler ile işbirliğinden kaçınmadı. En dürüst benim, her şeyi en iyi ben bilirim, ben yaparım tarzı ile halkın nezdinde saygınlığını sorgulattı.
Bu tarzı , aşırı hırsı ve gizli ajandası yüzünden kendisine canı gönülden destek veren birçok insanı hayal kırıklığına uğrattı.
Sayın Özersay şimdi Cumhurbaşkanı Adayı.
Yani toplumun lideri olmaya aday.
Her şeyden önce memlekete hayırlı olsun.
Lakin madem böyle bir niyeti vardır, bunu halkla yapabilmelidir. Zira Sayın Özersay’ı eğer takdir görürse böyle bir makama getirecek tek ve yegane güç halktır.
Hangi halk?
Kıbrıs Türk Halkı..
Dolayısıyla bu toprakların dışında medet umulan diğer güçlerin Sayın Özersay’ı bu hedefine ulaştırması hiçbir koşulda mümkün değildir.
Öyle sanıyorum ki ne kendisi ne de takım arkadaşları bunu bir türlü idrak edemediler.
Kaldı ki “Top Dimlımat” tanımından öte halkın karşısına koyabileceğiniz referanslarınız olmalı.
Peki var mı?
Hayır..






Bu haber 751 defa okunmuştur

:

:

:

: