SİYASETTE İMAR PLANI DEPREMİ

Meclis, Başbakan Tatar’ın Resmi Gazete’de yayınlatmadığı imar planını tartıştı. Muhalefetin eleştirilerine, “Ben mecbur muyum imzalayayım” diye rest çeken Tatar, sıkıntılı bir süreç yaşandığını belirterek, koalisyon ortağıyla fikir ayrılığı olduğunu söyledi.
Meclis, Başbakan Tatar’ın Resmi Gazete’de yayınlatmadığı imar planını tartıştı. Muhalefetin eleştirilerine, “Ben mecbur muyum imzalayayım” diye rest çeken Tatar, sıkıntılı bir süreç yaşandığını belirterek, koalisyon ortağıyla fikir ayrılığı olduğunu söyledi.

Meclis, Başbakan Ersin Tatar’ın resmi gazetede yayınlatmayarak yürürlüğe sokmadığı imar planını tartıştı. Muhalefet ADA TV mikrofonlarına yaptığı açıklamada hükümete yüklenirken, Başbakan Tatar, tüm eleştirilere meydan okudu..

Tatar, Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi imar planının bir arada yapılmasının doğru olmadığını, en başından ayrı ayrı yapılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “İnsan elini vicdanına koyacak. Bir hayli insan şikayet ediyor. Bizim malımız ne olacak? diyor. Ben mecbur muyum imzalayayım. Günün sonunda tüm tarafları dinledim. Koalisyon ortağı ile fikir ayrılığı oldu. Başsavcılığa sorduk. 23 bin konutun ruhsatını şu şu şu aldı. Benim vatandaşımın kendi arazisinin ne olacağı belli değil, çok detaylar var. Çevreyi koruyacağız ama bölge bu kadar yapıyı kaldıracak mı. Bir bakalım dedik. Ne olur üzerinde biraz daha çalışsak. Burada rant meselesi vardır. Adaletsizlikler vardır…”

ÖZYİĞİT: FASIL 96’YA DÖNÜLDÜ

Meclis’te yaptığı konuşmanın ardından Ada TV’ye konuşan TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit ise, imar planı sürecinde büyük hatalar yapıldığını belirterek, şunları söyledi: 170 paydaştan sadece bir kaç kesimin görüşü alındı. İlgili kesimlerin hassasiyetleri var, sayın bakan gelin bunları dikkate alın dedik. Alınmadı. Sayın Bakan 30 Aralık’ta imar planının Birleşik Kurul’da onaylandığını söyledi. Ama neyin onaylandığını da bilmiyoruz. Şu an 31 Aralık’ta süresi dolan emirname yürürlükte değil. İmar planı yürürlüğe sokulmadı. Fasıl 96’ya dönüldü. Bunun böyle olacağını uyarmıştık. Tam bir facia, tam bir kaos yaşanıyor. Hükümette iki başlılık yaşanıyor. Böyle hükümet olmaz.”

Meclis kürsüsünde Kudret Özersay’a da seslenen Özyiğit, Özersay’ın 4’lü koalisyondan etik sorunlar nedeniyle çekildiğini dile getirerek “şimdi ortada rant var buna ne diyeceksiniz” diye sordu.

ERHÜRMAN: BELEDİYE MECLİSLERİNİN KARARI ALINMALIYDI

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman da “Eğer hükümetin UBP kanadı bu süreçte teknik sorunlar görüyorsa neden süreç içinde bu sorunlar çözülmedi. Madem böyle sorunlar vardı niye İçişleri Bakanı ile istişare edilip yolda gidilirken müdahale edilmedi. Birleşik Kurul’a hukuken bir daha gidemez. Yaratılan kaosun içinden nasıl çıkılacak” diye sordu. Konuşmasının ardından ADA TV mikrofonlarına da demeç veren Erhürman, hukukçu olarak şahsi görüşünün belediye meclislerinin kararı olmadığı için imar planının yürürlüğe giremeyeceğini, ancak hükümetin buna çok önceden müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Erhürman, “Ben bu emirname sonunda imar planı çıkmasıydı başbakanlıktan istifa ederdim. Hükümet, yaşanan bu süreçten sorumludur. Hükümetin başı olarak Başbakan ve imar planı çalışmalarını yürüten kişi olarak Sayın İçişleri Bakanı yaşanan bu süreçten sorumludur.
Hükümetteki çelişki gün gibi ortadadır. Yaşanan bu sürecin ardından bu saatten sonra hiç bir belediye imar planı yapamaz duruma gelmiştir.”

ARIKLI: BAYBARS İSTİFA ETMELİ

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı ise imar planı sürecinde yaşanan hataların baş sorumlusu olarak İçişleri Bakanı Ayşegül Bayars’ın istifa etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Sayın Baybars süreci çok yanlış yönlendirdi. Kendisini tüm eleştirilere kapatarak bir takım rant çevreleriyle bu imar planını son haline getirip bir emrivakiyle hükümete dayattığı için Sayın İçişleri Bakanı’nın hemen istifa etmesi gerekir. Siyasi etik bunu gerektirir. Sadece sayın bakan değil, o bakana sahip çıkan Halkın Partisi de hükümetten çekilmelidir. Ama ne yazık ki ilkeler ortadan kalkmıştır. Amaç cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Kudret Özersay’ın Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı koltuğunu korumak ve Halkın Partisi’nin elindeki bakanlıkları seçim sürecinde kullanmaktır. Bunu sağlamak için Halkın Partisi ortağından gelen her darbeyi görmezden gelecek, yarabbi şükür diyecek. Görünen odur.

Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar HP, UBP’den gelen her darbeye karşı kan kusacak ama kızılcık şerbeti içtik diyecekler...”
Bu haber 127 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER