Dünya yardımlaşırken biz kutuplara ayrıldık.

Dünya’nın başına bela olan COVID-19 virüsü uluslararası bir yardımlaşmayı da beraberinde getirdi. Bu virüsün ilk görüldüğü ülke olan Çin,virüse dair belli başlı sorunları aştıktan sonra aynı virüs ile mücadele eden ülkelerin yardımına koşuyor.

Dünya’nın başına bela olan COVID-19 virüsü uluslararası bir yardımlaşmayı da beraberinde getirdi. Bu virüsün ilk görüldüğü ülke olan Çin,virüse dair belli başlı sorunları aştıktan sonra aynı virüs ile mücadele eden ülkelerin yardımına koşuyor. Doktor,sağlık çalışanı,tıbbi malzemelerle destek veriyor. Sosyalist Küba İtalya’ya doktor ve sağlık çalışanı, tıbbi malzeme gönderiyor. Rusya kargo uçaklarıyla ihtiyacı olan ülkelere tıbbi malzemeler taşıyor. Ha keza Türkiye komşu ülkelere tıbbi malzeme yardımları gönderiyor.
Gördüğünüz gibi uluslararası alanda yardımlaşma en üst safhada.
Peki neden?
İnsanların en çok birbirlerine ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz.
Söz konusu COVİD-19 virüsü millet, din, ırk,renk, tanımıyor.Hiçbir bayrağa da saygısı yok.
Tedbir alınmadığı takdirde yiyor bitiriyor önüne geleni..
Dolayısıyla tehdit yeryüzündeki insanlar.
En azından şu ana kadar hayvanların bu nedenle hayatlarını kaybettiğini ben duymadım.
Hal böyle olunca da Dünya üzerinde milletlerin yardımlaşması söz konusu.
Bu virüsü alt etmenin en temel yolu da bu.
Zira bilgi alışverişi yanında ihtiyaç duyulan tüm alanlarda yardımlaşmak ve insanlığın ortak düşmanı haline gelen bu virüsün oluşturduğu tehlikeyi ortadan kaldırmak tüm insanlığın ortak hedefi haline gelmiştir.
Sanırım bunun anlaşılmayacak bir yanı yoktur.
Zira tehdit ortadadır ve insanlığa dır.
Hal böyle bir zorunluluğu elzem kılarken gelin bir de bize bakalım.
Siyaset kutuplaşmış, her kafadan bir ses çıkar olmuş, halk konunun vahametinin farkında değil.
Bu işi hafife almış, yalan yanlış haberler sosyal medyada sorumsuzca yayılmış.
Birlik beraberlik ortadan kaybolmuş.
Devleti yönetenler kutuplaşmış,Sağlık Danışma Kurulu,Ekonomi Danışma Kurulu, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulmuş. Toplanıp toplanıp konuşuyorlar.
Peki toplumsal fayda?
Yok.
Bilim Kurulu vs Başbakanlık bünyesinde kurulmuş. Onlar da toplantılar yapıyorlar.
Peki toplumsal fayda?
Yok.
Ama neden?
Çünkü burada gereken Devlet politikasıdır.
Bu kurullar bir merkezden devlet politikası ile yönetilmeli ve koordinasyon sağlanmalıdır. Cumhurbaşkanı ayrı Başbakan ayrı oluşturulan kurullarla toplumsal fayda sağlamak elbette mümkün değil..
Fakat gel gelelim sanki çok gerekliymiş gibi anlamsızca başımızdaki tehlikenin idraki içinde olmayan birileri ne yazık ki birbirini karalama gayretine girmiş.
Yazık çok yazık.


.




Bu haber 966 defa okunmuştur

:

:

:

: