Belli oldu ki bu salgın korona virüsü ile yaşamak zorundayız, ilaç bulunana kadar.

İki aydan fazla bir süredir Dünya gündemini ve de bizim bu küçücük ülkenin gündemi korona olmuştur.
İki aydan fazla bir süredir Dünya gündemini ve de bizim bu küçücük ülkenin gündemi korona olmuştur. Hangi TV kanalını açarsanız açın bu salgın konuşuluyor, uzman olan da konuşuyor olmayanda. Artık bu virüsün klinik ortamında hazırlandığını konuşanların sayısı oldukça fazlalaştı. Bu salgının bulaşması da bir sızıntıdan ibaret olduğu söyleniyor, tabi ki ben buna inanmıyorum. Önceleri yarasalardan bulaştığı iddiası varken şimdilerde ise klinik ortamında hazırlandı söyleniyor.
Aslında bunun gerçek “adı biyolojik savaştır” bilim bunun ilacını mutlaka bulacaktır veya bulmuştur da belli bir sayıda ölümlerin gerçekleşmesini bekliyor Dünya da ki bu üst akıl. Sonuç olarak bizler bu salgın ile yaşamayı, önce kabullenmek ondan sonrada alışmalıyız. Bunun üçüncü Dünya savaşı olduğunu da ve bundan sonra Dünya savaşlarının şeklini bu olduğu da iddialar içerisindedir.
Bu virüs ile Dünya da ülke ekonomileri çok ciddi sıkıntı içerisine girmiş durumda IMF borç için başvuran ülke sayısı çoktan 100 geçmiştir. IMF kuruluşunun esas sahipleri ise yine 3-5 ülke başta ABD. petrolün fiyatının 20 doların altına düştüğü bu günlerde, ülke gelirlerini petrolden sağlayan ülkelerin batacağı da kesindir. O zaman yeni bir Dünya düzeni ile tanışacağız.
Bu yeni Dünya düzenin de ise biyolojik silahların da varlığını kabul edeceğiz, halkımızı ise her zaman için gerçekler ışığın da hareket etmesini isteyeceğiz. Salgın hastalıktan ne zaman rahat bir nefes alacağız, beklenen ilaç tanıtıldığı zaman ve ilaca erişim sağlandığı zaman.
Dünya da ölüm vakaları 150 bini bulduğu açıklanıyor. 2 milyona yakın ise vaka olduğu söyleniyor, bu rakamların kesinlikle doğruyu yansıtmadığı şüphe götürmez bir gerçek. Ben bir tahmin yapsam ölü sayısı belki de 500 bindir derim, vaka sayısı ile 5 milyon üzerindedir. Geçtiğimiz hafta Rum tarafında bir haber paylaşıldı ki bu açıklanan ölü ve vaka rakamları gerçeği yansıtmıyor, çünkü Dünya ülkeleri gerçekleri bildirmiyorlar.
Bizim KKTC deki durumumuz vahim, çünkü bizim siyasetçilerimiz Ekim ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik bir siyaset peşindeler. Ekonomi battı, salgın devam ediyor, CB Akıncı Rum tarafından bir miktar ilaç yardımı aldı, bilindiği halde yasadışı yollardan geldi bu ilaçlar diye açıklama yapıldı.
Bizde Rum tarafına bu davranışından dolayı, teşekkür edip tıbbı malzeme başta maske yardımını önermiş olsaydık da o zaman görürdünüz neler olacağını. Yahu bir tane de başbakan Tatar’a doğru akıl veren yok mu?
Bırakın kavga etmeyi de salgın ve ekonomik çöküntüye alacağınız ciddi önlemleri birliktelik içerisinde tartışın. Artık ekonominin hareketlenmesi için belli başlı sektörlerin açılmasının kararını alın ve salgına karşı önlemleri sürekli canlı tutun, açılacak olan işyerleri ise önlemlerini de birlikte almalıdır. Ekonomi ölürse hepimiz öleceğiz bunu da bir yere yazın.
Bu haber 12989 defa okunmuştur

:

:

:

: