Yeni Yapay Zekâlar, İnsanların Seslerinden Koronavirüs Tanısı Koyabiliyor

Hayatımızın her alanına giren yapay zekâ, koronavirüs pandemisiyle başa çıkabilmemize de yardımcı olacak. Yeni bir yapay zekâ, insanların konuşmalarından yola çıkarak Covid-19 tanısı koyabilmeyi amaçlıyor.
Hayatımızın her alanına giren yapay zekâ, koronavirüs pandemisiyle başa çıkabilmemize de yardımcı olacak. Yeni bir yapay zekâ, insanların konuşmalarından yola çıkarak Covid-19 tanısı koyabilmeyi amaçlıyor.

Koronavirüs , son aylarda en sık duyduğumuz sözcüklerin başında geliyor. Pandemi haline gelen hastalık neredeyse bütün dünyayı etkisi altına almış durumda. Pek çok kişi bu salgının durdurulması, bir tedavi bulunması için çalışıyor.

Koronavirüs hakkında bilmediğimiz çok fazla şey var. Bunun yanı sıra virüs hakkında bildiklerimizi kullanarak tahminler yürütmeye ve ilerlemeye çalışıyoruz. Bu esnada bazı yapay zekâ kuruluşları da hastalığın teşhisini kolaylaştırmaya uğraşıyor.

Sesten COVID-19 tanısı
Şu anda birden fazla organizasyon, konuşmaları dinleyerek COVID-19 teşhisi yapabilecek yapay zekâlar üzerinde çalışıyor. Bu ekiplerden ilki, Harvard ve MIT bünyesindeki bilim insanlarından oluşuyor. Ekibin amacı ise sadece hastalığı taşıyan kişilerin seslerinde belirgin olan işaretleri tanımlayabilmek, böylece teşhis koymayı kolaylaştırabilmek.

Bir diğer girişim de Voca.ai ’nin çalışması. Bu organizasyon da diğeriyle benzer bir amaç güdüyor. Bu nedenle de hasta ve sağlıklı kişilerden, gönüllülük esasına dayalı olarak konuşma ve ses örnekleri topluyor.

Benzer bir çalışmada da Carnegie Mellon Üniversitesi’ne bağlı olan CyLab ’da gerçekleştiriliyor. Bu ekibin geliştirdiği yapay zekâ, ses kayıtlarını kullanarak kişilerin COVID-19 için test edilip edilmediğini de tespit edebiliyor. Laboratuvar yaptıkları testlerin geçerli bir tıbbi niteliği olmadığını belirtse de organizasyondan çevrimiçi testlerini kaldırması isteniyor.

Yapay zekâyı kullanmak kolay değil
CyLab ekibi, üniversitenin çevrimiçi testleri neden kaldırmalarını istediğini anladıklarını ifade etse de bu sürecin, hastalık hakkında bilgi toplamak için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Hastalığı tanımamız için daha fazla bilgi toplamamız gerekiyor.

MIT ve Harvard’da profesör olarak görev yapan Satrajit Ghosh da daha önce yaptığı açıklamada daha fazla veriye sahip olmanın öneminin altını çizmişti. Ghosh’a göre farklı semptomları ve virüsten etkilenen kişilerin yaşadığı değişimleri anlamak için daha çok veri toplanması gerekiyor.

Bu çalışmalar şu anda başlangıç aşamalarında ancak her şey yolunda giderse bilim insanları oldukça büyük bir başarı yakalayabilir.
Bu haber 1490 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER