Kapıların açılmasında yetki karmaşası

Kapılar derken, vatandaşın evine giriş yaptığı kapılar, sakın anlaşılmasın. Güneye açılan geçiş kapılarıdır kast olan.
Kapılar derken, vatandaşın evine giriş yaptığı kapılar, sakın anlaşılmasın.
Güneye açılan geçiş kapılarıdır kast olan.
Korona virüsü sayesinde, söz konusu kapıların büyük bir kısmı. Bulaşma olmaması nedeni ile kapatıldı.
Arkasından da ayni gerekçe ile Bakanlar Kurulu. Güneye açılan tüm kapıları kapattı.
Tabii bazı istisnalar da gözetildi.
Geldiğimiz günlerde.
Bulaşma konusunda risk, güney komşumuzda.
Halen salgından kurtulmuş değil.
Sadece azalmış durumda.
Vaka sayısı ise, sıfırlanmış gibi.
Güneyin büyük bir çoğunluğunu kapatmasının ardından. Birçok kez yaptığı açıklamalarda. Bunun siyasi bir saik nedeni ile olmadığıdır.
Yani saik Korona.
Gelişen değişen ve oluşan şartlarda. Güneyde çalışan KKTC vatandaşlarının, ekonomik sorunları nedeni ile Sn. Başbakan Ersin Tatar. Sağlık Bakanı Sn. Ali Pilli’ye bu konuda girişim yapması için talimat vermiştir.
Kapılarla ilgilenen iki taraf var.
Türk tarafı ve Rum tarafı.
Her ikisinin de, salgın açısından oturup bu konuda ortak karar alması gerekmektedir.
Bu konuda ilk girişimi, Sağlık Bakanı Sn. Ali Pilli yaparak. Rum mevkidaşına çağrıda bulundu ve bir araya gelmelerini istedi.
İşte bu ortamda, Sn. Cumhurbaşkanımız devreye girerek. Bu yöntemin pratik olmadığından bahsetti. İki toplumlu sağlık komitesini devreye sokmaya çalıştı.
Karşılıklı iki Bakanın bir araya gelmesinin, aslında pratiklik açısından değil. KKTC’nin güney tarafından tanınmaması nedeni ile bu işin mümkün olmayacağını, tek bir kelime ile açıklamaya çalıştı.
“ Pratikliği yok.”
Olması için de atiden bahsederek. Kurucu devletlerin olması halinde. Bunun mümkün olabileceği yollu açıklamada bulundu.
Sn. Akıncı bu açıklaması ile Rum Sağlık Bakanına bir mesaj mı vermek istedi? Bilemiyorum.
Salgın hastalığın, ülkemizi titrettiği dönemlerde.
Sn. Akıncı, Anayasal yetkisine dayanarak. Hükümetin KKTC’yi olağanüstü idareye sokmasını talep etmiş. Fakat Hükümet bunu kabul etmemişti.
Anayasal çerçeve içinde, Sağlık Bakanlığı, yetki ve görevlerini kullanarak. Virüsle mücadele ederek. İşi bu aşamaya getirmiştir.
Olağanüstü halin dışında. Çok küçük denilebilecek olumsuzluklarla bu işi düze çıkarmıştır.
Yani süreç, tek merkezden yönetilmiştir.
O merkez de Sn. Pilli’nin başında olduğu, Sağlık Bakanlığıdır.
Sağlık açısında, bulaşma açısında, kapıların açılmasında tek yetki. Sağlık Bakanlığı ve Sn. Ali Pilli de olmalıdır.
Zaten bu yetki, yasal mevzuat açısından da onun uhdesindedir.
İki liderin oluşturduğu sağlık komitelerinin çalışmaları. Bu konuda ve bu aşamada, esas pratik olmayan olsa gerek.
Pratikliği bir yana, yasallığı tartışma götürür.
Güney, bu konuya, diğer konularda her zaman olduğu gibi. Siyasi gözlükle bakmaktadır ve bakacaktır.
Bunu yakında göreceğiz.
Bu gün.
Sn. Cumhurbaşkanı, Siyasi Parti Başkanlarını ve temsilcilerini saraya toplantıya çağırmıştır.
Konu bu olsa gerek.
İki toplumlu komitelerin çalışmalarını geçmişte gördük.
Konu vatandaşın sağlığı ile alakalı.
Aylarca takım çalışması ile virüsle mücadele eden ve ülkeyi düze çıkaran, Sn. Pilli ve Hükümeti. Bu konuda da kolları sıvamalıdır.
Zaten sıvamıştır bile.
Buraya kadar, virüs ve kapıların açılması için olması gerekenleri belirttim.
Siyasi boyutuna gelince.
Ben bir Devletsem.
Kapıların açılması ile ilgili, o statüde görüşmeye otururum.
Bir tarafta, Cumhurbaşkanı sıfatı.
Diğer tarafta, Toplum Lideri sıfatı ile bu iş olmaz.
Yetti artık.
Kapılar konusunda, Başbakanın, Sn. Pilli’yi görevlendirme kararından, dönmeyeceğini umarım.
Bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.




Bu haber 1760 defa okunmuştur

:

:

:

: