Perec’in kayboluş isimli eseri

Georges Perec ‘in fransızcada en çok kullanılan “e” harfine yer vermeden yazdığı La Disparition (1969) isimli eseri, Cemal Yardımcı’nın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından basılıyor. Kayboluş(2005) ismiyle Türk okuyucusuna ulaşıyor.
Georges Perec ‘in fransızcada en çok kullanılan “e” harfine yer vermeden yazdığı La Disparition (1969) isimli eseri, Cemal Yardımcı’nın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından basılıyor. Kayboluş(2005) ismiyle Türk okuyucusuna ulaşıyor.
Perec bin dokuz yüz otuz altı yılında Paris’te doğuyor. Babasını savaşta aldığı yaranın tedavi edilememesi sonucu ve bundan iki yıl sonra annesini Nazi kamplarında kaybediyor.
Fransız sosyolog ve edebiyatçı, bulmaca çözmeyi çok seviyor. Eserlerinde de dil oyunlarına, sayılarla harflerin ilişkisine sıklıkla yer veriyor. Sembollere ve dil oyunlarına başvuruyor.
Kayboluş yazılırken hiç “e” harfi kullanılmadan mı yazıldı, yoksa yazıldıktan sonra “e” harfi içeren kelimeler sözlükten taranarak mı değiştirildi, bunlar okuyucular tarafından merak edilen konular.
Kitap orjinalinde yirmi altı bölümden meydana geliyor. Her bölüm Fransız alfabesindeki bir harfi simgeliyor. Türkçemizdeki harf sayımız olan yirmi dokuza ulaşması için çevirmenin üç bölüm ilave etmesi gerekiyor.
Kitabın orjinalinin “e” harfsiz yazıldığını öğrenen okuyucu merak içinde kalıyor ve bunun mümkün olup olamayacağını öğrenmek için çaba harcıyor. Bu soruyla birlikte akla gelen ikinci soru eserin çevirisinin yapılıp yapılamayacağı. Perec lügat karıştırıp e harfi olmayan kelimeleri seçmiş olsa bile, Türkçe sözlüklerde her sözcüğün birden fazla karşılığı olmaması çevirmeni kısıtlıyor. Örneğin “sırra kadem basmak” yerine “sırra ayak basmak” gibi bir alıştığımızın dışında bir söylem çıkıyor karşımıza. Çevirmen, on yedinci bölümde Türk edebiyatından, isimlere içinde e harfi geçirmeyecek şekilde yer veriyor. Okuyucu Perec’in bu isimlere eserinde yer vermiş olmasından şaşkınlığa düşebilecek iken, çevirmenin katkısı kendini belli ediyor.
Çevirmen Cemal Yardımcı aynı esprili dili kendi tanıtımıyla ilgili kısımda da kullanıyor, yapamadıklarını anlattığı bölüm okuyucuyu güldürürken düşündürüyor.
Perec açıklayana kadar hiçbir eleştirmen kitabın e harfi kullanılmadan yazıldığını fark etmemiş, hatta eser yazıldıktan on yıl sonrasına kadar en yakın dostları ve editörler bile kitapta e harfinin bulunmadığını anlamamışlar şeklindeki söylemler şehir efsanesi olmaktan öteye gidemiyor. Çünkü kitabın üç yüz yirmi birinci sayfasında başlayıp üç yüz yirmi ikiye uzayan metin “e” harfine ek olarak hiç “a” harfi kullanılmadan yazılıyor. Okuyucu bu metni de en ufak sıkıntı duymadan, fark etmeden okuyor. Ta ki Aloysius açıklayana kadar. Bölüm sonunda yazar, ipucu oluşturacak şekilde şu cümleyi kullanıyor;
“Tamam ‘a’ yok ama yalnız o mu, başka bir noksanlık daha var: Bütün yazıda hiç” (s, 323)
Cümle tamamlanmamış şekilde bırakılıyor. Bütün yazıda hiç “ne” olmadığını araştırmayı da okuyucuya bırakıyor Perec. E’leri sobeletiyor.
Perec “Çocukluk anılarım yok” diyor hazin bir söylemle. Kaybolan “e” kaybolan aileye atfedileceği gibi, kaybolan yıllar da olabilir. Yine değişik yorumlara göre e olarak okunan “eux” fransızcada onlar anlamına geliyor ve Nazi döneminde kaybolanları anlatıyor. Fransızcada “etre” olarak geçen olmak fiili, üçüncü tekil şahısın çekiminde “est” olarak kullanılıyor ve “e” olarak okunuyor. “Est”, Türkçe anlamıyla “O” kelimesini kullanmayarak kaybettiği annesini işaret ettiği söyleniyor.
Kayboluş bir adamın (Anton Ssliharf) ortadan kayboluşunu kah mizahi bir üslupla anlatan, kah dokundurmalarla donanmış ustaca bir yapıt. Anton’un arkadaşlarından bazıları kullanılmayacak harfi ağzına alacağı sıra ortadan kayboluyor.
Enis Batur kitabın arka kapak yazısında hiç “e” harfi kullanmıyor. Ayrıntı Yayınları’ da kitap kapak sayfası, künye sayfası, açıklamalar ve çevirmenle ilgili kısımlarda içinde “e” geçen metinleri kırmızı, geçmeyenleri siyah harfler kullanarak baskıya alıyor.
Bu haber 565 defa okunmuştur

:

:

:

: