Akıl tutulması..

Elbette bu bakış açısına göre kişiden kişiye değişir.Lakin son günlerde siyaset adına yaşadıklarımızı önümüze koyacak olursak içinde bulunduğumuz süreç bir hükümet krizinin çok ötesinde tartışmasız bir düzen krizidir.
Elbette bu bakış açısına göre kişiden kişiye değişir.Lakin son günlerde siyaset adına yaşadıklarımızı önümüze koyacak olursak içinde bulunduğumuz süreç bir hükümet krizinin çok ötesinde tartışmasız bir düzen krizidir.
Mevcut düzenin yaratılan sistem içinde işlevsiz kalmasıdır. Şöyle bir düşünelim; Başbakanın Cumhurbaşkanına sunduğu kabine değişikliğinde Başsavcılık görüşüne ihtiyaç duyulur.
Peki neden?
Zira Başbakan Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya sunduğu Bakanlar Kurulu kabinesi’ nde göreve atanmayı düşündüğü ismin önceki görevinde hukuki bir sorunu var ve bu sorum dava haline gelerek yargıya havale edilmiştir. Ve hade hazırda bu süreç devam etmektedir. Dolayısıyla Başsavcılık Başbakan tarafından Bakan yapılmak istenen şahsın içinde bulunduğu duruma olumlu görüş vermemiştir.
Zira söz konusu ismin yargılandığı dava sürmektedir.
Böyle durumu olan bir kişinin Başbakan tarafından Bakan yapılmak istenmesi ise bir talihsizlik. Dolayısıyla Başbakan Ersin Tatar’ın bile bile lades olduğu bu süreçte hangi maksat doğrultusunda böyle bir girişimi olduğunu birçok nedene bağlayabiliriz ki bunlardan en önemlisi parti içi dengeleri gözeterek söz konusu milletvekili ve taraftarlarına karşı ben elimden geleni yaptım uğraştım ama olmadı görüntüsü vermek istemesidir.
Ki bunda başarılı olamadı.
Haliyle yanlış bir tercihti bu.
Diğer taraftan her fırsatta temiz toplum şeffaf yönetim, hesap verebilirlik üzerine ahkam kesen HP kanadı bu duruma göz yumabiliyor.
Şöyle ki Başbakan Yardımcısı Bakanlar Kurulunda Başbakan tarafından göreve yeni atanacak isim konusunda bilgi sahibi olmadığını iddia ediyor.
Peki bu nasıl bir ortaklıktır ki Bakanlar Kurulunda hükümetin bir kanadı olarak Başbakan tarafından yapılmak istenen isim değişikliğinden hükümetin diğer kanadı olan Başbakan Yardımcısı bilgi sahibi değil. En azından Sayın Özersay bunu söylüyor.
Böyle bir ortaklık olabilir mi?
Elbette olmaz.
Bu insanların aklı ile alay etmektir.
Samimi bir yaklaşım olmadığı gibi gerçekçi de değildir.
Ondan haberim yok, bundan bilgi sahibi değilim diyerek geçirebileceğiniz bir süreç değildir zira yaşananlar.


Bu haber 1297 defa okunmuştur

:

:

:

: