Barolar Birliği ve toplumsal dayanışma..

Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Bakanlar Kurulu tarafından açıklanan “2. Toplumsal Dayanışma Paketi”nde mahkeme kararlarına müdahaleyi içeren bir madde yer aldığını belirterek, bu kararın değişmemesi halinde yargı yoluna gideceğini duyurdu. Peki nedir bu madde?
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Bakanlar Kurulu tarafından açıklanan “2. Toplumsal Dayanışma Paketi”nde mahkeme kararlarına müdahaleyi içeren bir madde yer aldığını belirterek, bu kararın değişmemesi halinde yargı yoluna gideceğini duyurdu.
Peki nedir bu madde?
Özetle Bakanlar Kurulu çok zor ve meşakkatli günlerden geçtiğimiz böylesi bir dönemde insanların borcundan dolayı hapse girmesinin önünü kapattı. Mazbata ve icrayı 2020 Aralık’a kadar dondurdu.
Ve bu uygulama sadece bizim ülkemizde de yapılmadı. Bugün Türkiye dahil birçok ülke de benzeri uygulamalara yöneldi.
Peki neden?
Çok zor bir dönemden geçiyoruz.
Kamu çalışanları dışında büyük bir kesim geçim sıkıntısı yaşıyor. Birçok insan özel sektörde işini kaybetti.Birçok insan maaş kesintisi ile karşı karşıya kaldı. Şimdi hükümet bütün bunları görmezden mi gelseydi?
Hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi mi yapsaydı?
İnsanların gelir kaynaklarını pandemi öncesi olarak mı kabul etseydi?
Bu muydu doğru olan?
Barolar Birliğine göre sanırım öyle.
Oysa gelir kaynaklarını pandemiden dolayı büyük oranda kaybetmiş insanlar doğal olarak ödeme zorluğu yaşamaktadırlar, ve birçok yükümlülüklerini yerine getiremez durumdadırlar.
Böyle bir durumda bu insanları Devlet görmezden gelip borçlarından dolayı hapse girmelerine, evlerine eşyalarına haciz gelmesine göz mü yumsaydı?
Doğru olan bu muydu?
Adaletli olan bu muydu?
Vicdani olan bu muydu?
İşte bu karar Barolar Birliğince mahkeme kararlarına müdahale diye nitelendirildi.
Ve Barolar Birliği bu karardan rahatsız oldu.
Konuyu Yüksek Mahkemeye taşıyacaklarını söylüyorlar.
Öyle anlaşılıyor ki Barolar Birliği Dünya’yı hem sağlık hem ekonomik olarak kırıp geçiren bu küresel krizde hiçbir şey yaşanmamış gibi davranıp,insanlar gelirlerinin büyük bir kısmını kaybetmemişler gibi varsayıp, ödeme zorluğuna hiç girmemişler gibi kabul edip icranın devam etmesini. hapisliğin sürmesini, mazbata sürecinin işletilmesini talep ediyor ve bunu mahkeme kararlarının ihlali olarak gösteriyor.
Oysa hükümet burada doğru olanı yapmıştır.
Zira Temmuz ayı itibariyle beklenen çok daha ciddi sağlık ve ekonomik sorunlarla yüz yüze geleceğiz. Son derece hayati bir konu olan sağlık ile ilgili kısmı bir tarafa bıraksak bile işin ekonomik boyutu birçok aileyi içinden çıkılmaz bir duruma getirecek. Bunu yok sayıp bu insanların ocağına çökmek midir doğru olan?
Mahkeme kararları elbette tartışılmaz, yerine getirilir.
Lakin böyle bir dönemde ve ciddi anlamda gelir kaybının yaşandığı ödeme güçlüğünün baş gösterdiği olağan dışı bir süreç yaşanıyor.
Bu durumu görmezden gelerek mahkeme kararıdır diyerek insanların nefes borusunu tıkamaya çalışmak mıdır doğru olan?
İstenen bu mu?
Peki hani insanlık?
Nerde kaldı vicdan?
Bu mudur toplumsal dayanışma?
Bu haber 519 defa okunmuştur

:

:

:

: