Unutulmayacak yıl; 2020

Sadece ülkemiz değil, tüm dünya, sağlık depremine neden olan Korona Virüs salgını ile cebelleşiyor. Farkında olduğumuz tek şey can korkusunun hemen hemen her evde misafir olduğudur.
Sadece ülkemiz değil, tüm dünya, sağlık depremine neden olan Korona Virüs salgını ile cebelleşiyor. Farkında olduğumuz tek şey can korkusunun hemen hemen her evde misafir olduğudur. Bilinen gerçek her hastalığın her eve ayrı bir gaile farklı bir üzüntü verdiğidir. Ülkemizde birçok diyaliz hastası makinelere bağımlı yaşamaktadır.Saymakla bitmeyen,insanları derinden üzen ve hastalıkların tedavisi için uğraş veren aile bireylerinin sıkıntıları oldukça zor. Kanser denenen illet ve daha nice amansız hastalık ülkemiz sağlığındaki başlıca sorunlar oluyor. Her evin ayrı bir derdi mutlaka vardır. Sağlıkta ihtiyaçların başında tam teşekküllü hastanelerin varlığının idamesidir. Sağlık camiasındaki insan kaynaklarının donanımınının takviyesi de yapılmalıdır. Hastanelerde her derde deva olacak ilaçlar bulunmalıdır. Bazı ilaçların bulunmayışı ise ayrı bir isyan konusudur. 8 Mart ithal korona virüs sonrası hükümetin tam zamanında almış olduğu kararlar ile izolasyonu kendine rehber eden halkımız sayesinde bu günlere ,salgını aramıza sokmadan geldik. Ekonomik sıkıntılar halen geçerliliğini sürdürüyor.Çarşı çok durgun, esnaf zarardadır. Ramazan ayı sonrası bayram ve geçip giden günlerde yaşanan zorluklara hep birlikte göğüs gerildi. Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Ersin Tatar’ın ilk günden verdiği beyanatlara uygun olarak Kamu görevlilerine yapılan maaş kesintilerinin ilk ödemesi yapıldı. 28 Haziran ‘da Sosyal Sigorta emeklileri dahil olmak üzere Kamudan emekli olanlara da maaşları ödendi. Şikayet varsa teşekkürde farzdır. Ancak çoğu iş yerinde ücretlerin ödenmemesi konusunda mağduriyet halen devam edendir. Çözüm bulunması için çare üretilmesi beklenendir. Gündemi meşgul eden öncelikli konu sınır kapılarının açılışı, sağlıklı geçişinin yolcular nezdinde sağlanması, hangi testin nasıl uygulanacağı, adaya Ercan Havalimanı üzerinden turizm açısından yapılacak girişlerede tabiyetine göre prosedür ne olacağı konularıdır. Birçok karar üretilmiş olmasına rağmen halkımızın dünyada salgının yükselişte olduğu bir zamanda tek isteği şimdiye kadar sağlanan sağlık düzeninin bozulmaması için tedbirlerin esaslı ve tam alınması ve denetimli olarak devam ettirilmesidir. Garantisi olmayan bir yaşamda, şimdi varız az sonra ne olur bilinmezliği korkusu ile de stresli bir yaşamın insan sağlığına zararının farkındayız. O halde kendimizi korumak adına fazla açılıp saçılmaya gerek yoktur. Olağan dışı zamanda olağan üstü tedbirlerimizi kendimiz de alabilmelmeliyiz. İşte o zaman sağlıkta kalkan evin kapısıdır diyebiliz. Ne demiş atalarımız “Sağlık gibi dost, hastalık gibi düşman yoktur.” O halde tedbiri elden bırakmamalıyız. KKTC ‘de tam da bu zamanda yollardan başlayan,dere yataklarına uzanan, sivri sineklere geçit vermeyecek, sınırlarımız içerisinde köşe bucak kök temizliğin yapılması gerekir. Yeni bir acil durum hastanesinin yapılmasını ise ihtiyaçlarımızın birinci sırasında muhafaza ve müdafaa edenleriz. Nasıl olsa Kıbrıs meselesiydi, masa kurulurmuydu, müzakereler başlar mı? başlamaz mı? denilen nakarat dönemi nekâhet sürecine girmiştir. Bu konudaki hasta düşünceler halen iyileşmiş değildir. 11 Ekimde yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi ile KKTC halkı yeni Cumhurbaşkanını seçmelidir. Önce sağlık dedik ancak yasama,yürütme ve yargı gereklerini de unutmadık. 2020 ileriki yıllarda hakkında hiç de hoş bir şekilde anılacak bir yıl olmayacağı gibi 2019 yılının son günleri salgın başlangıcı olarak tarihi sürece damgasını vurmuştur. Umudumuz dünyamızı terkedeceği günleri görmektir...

Bu haber 5288 defa okunmuştur

:

:

:

: