Yasamanın görevi!

Geçtiğimiz pazartesi, Cumhuriyet Meclisinde, halkı yakından ilgilendiren bir Anayasa değişikliği ile Bileşim Yasa tasarısı görüşüldü.
Geçtiğimiz pazartesi, Cumhuriyet Meclisinde, halkı yakından ilgilendiren bir Anayasa değişikliği ile Bileşim Yasa tasarısı görüşüldü.
Genellikle Meclise gelen tasarı ve öneriler ivedi durumlarda 7 gün. İvediliği alınmayan konularda da 15 gün halkın bilgisine sunulur.
Bu, Resmi Gazete ve Meclisin internet sitesinden halkın bilgisine getirilir.
Uygulama bu.
Buna, uygulanacak usul de denebilir.
Bu usulle, halkın Meclisten geçen tasarı ve önerilerin bilgisi dahilinde olduğu addedilir.
Geçen pazartesi günü, hem Anayasa değişikliğini, hem de yasaların meclisten geçirildiğini izledik.
Anayasa değişikliği ile ilgili yasa önerisinin üçüncü okunuşu gelecek pazartesine kaldı.
Anayasa ile ilgili değişiklik önerisi. Meclisten oy çokluğu ile geçti.
TDP’ bu değişiklik için ret oyu kullandı.
Gerekçesi ise Anayasa değişikliğinin, Cumhurbaşkanlığı seçimine sıkıştırılmasının doğru olmayacağı. Anayasa değişikliğini, halka sadece bu istekle gidilmesinin doğru olacağı yollu açıklaması ile dile getirdi.
Partinin görüşünü açıklayan Sn. Çeler. TDP’nin ret oyunun dışında kampanyayı da retli olarak sürdüreceklerini açıkladı.
Bu, TDP milletvekili Sn. Çeler’in partisi adına sosyal medyadan yaptığı açıklama.
Yani Anayasa değişiklik önergesi. Meclis’ten, oy çokluğu ile üçüncü oylamasından sonra geçecek.
Yasama, gerek Anayasa ve gerekse de yasa ve önerilerin geçirilmesi ile ilgili usulün yeterliliği veya yetersizliği üzerine. Her hangi bir araştırma veya inceleme yaptı mı ?
Sırf yasal mevzuat bu olduğu için yapılan yasama faaliyetleri. Halk açısından sağlıklı mıdır ?
Yoksa, mevzuat budur. Buna uyulur. Halk bilmiş veya bilmemiş mantığı ile yasama. Acaba görevini tam manası ile yapıyor mu ?
Ülkemiz, Temsili Demokrasi ile yönetiliyor.
Demokrasi sistemleri içinde uygulanan en iyi sistem budur.
Bu sistemi tam olarak katıksız uyguluyor muyuz ?
Buna evet demek mümkün mü ?
Ayni sistemle demokrasiyi sürdüren ülkelerde. Yasaların ve Anayasanın değiştirilmesine bir bakalım.
İş, ilk önce siyaset kurumunda başlar.
Siyasal iktidarın veya siyasal partilerin yapacakları yasal tasarı ve öneriler, ilk önce kendi gruplarında tartışılır. Meclise sevk edilme eğilimi hasıl olursa.
Sıra, parti örgütlerinin görüşünün alınmasına gelir.
Görüşten önce. Örgütlerde tasarı veya öneriler iyice anlatılır ve tartıştırılır.
Buna paralel olarak, sıra sivil toplum örgütlerine gelir.
Sendika ve derneklerde tartıştırılarak görüşleri alınır.
Demokrasisi çağdaş olan ülkeler. Bunu halkın yoğun olduğu platformlarda bilgilendirerek tartıştırır. Görüşlerine baş vurulur.
Ancak bu usulle, gerçek halkın iradesine ulaşılmış olunur.
Anayasalar, halkların veya ulusların onayından geçen toplum sözleşmeleridir.
Yasalar buna uygun olarak çıkarılır.
Vekiller, Mecliste, kendilerine oy veren halkın temsilcileridir.
Onların iradeleri doğrultusunda oy vermek zorundadırlar.
Bu çağdaş demokrasinin bir gereğidir.
Anayasa ve yasaların yapılması ve değiştirilmesi. Resmi gazete ve meclis sitesinden. Tasarı ve önerilerin halkın bilgisine ulaştığını farz ederek, yasama faaliyetleri yapmak. Çağdaş demokrasi açısından ne kadar sağlıklı olur.
Bunu yakın geçmişte gördük.
Meclisin oy birliği ile aldığı ve halka götürdüğü kararın. Halktan veto aldığını, çok çabuk unutmuşa benziyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yamalanarak, yapılmak istenen Anayasa değişikliğine. Acaba hangi Cumhurbaşkanı adayı veya bağlı olduğu parti, lehinde kampanya yürütecek.
Bu değişikliğe karşı olan partilerin veya sempatizanların tepkisi. Bu aday ve partilere sandıkta nasıl yansır ?
Yoksa, kampanya müddetince adaylar ve bağlı olduğu partiler. Geçmişteki gibi “sin de gülle geçsin “ politikasını mı uygulayacaklar ?
Bu Anayasa değişikliklerine sahip çıkan adaylar. Bu değişikliklere karşı olan seçmenin, partilileri de olsa, oylarını alabilecekler mi ?
TDP’nin dışındaki partiler. Adaylarına asıldıkları gibi Anayasa değişikliklerine de ciddi ve kararlılıkla asılabilecekler mi ?
Yoksa irade sadece kağıt üzerinde mi kalacak ?
İlerleyen zaman dilimi içerisinde bunu göreceğiz.


Bu haber 1696 defa okunmuştur

:

:

:

: