Con Rifat’ın değişen vasiyeti

Con Rifat isimli yapıt, Dramaturg-Oyun Yazarı Sevil Emirzade’nin iki bölüm dokuz sahnelik oyunudur. Kurgusu bir bakıma Con Rifat’in biyografisi olan, iki yüz sekiz sayfalık kitabın son kırk sayfası döneme ait fotoğraf ve belgelerden oluşuyor. Yazar oyununu inşa ederken arşivlerin yanı sıra anneannesi ve babaannesinin anılarından da yararlanıyor.

Con Rifat isimli yapıt, Dramaturg-Oyun Yazarı Sevil Emirzade’nin iki bölüm dokuz sahnelik oyunudur. Kurgusu bir bakıma Con Rifat’in biyografisi olan, iki yüz sekiz sayfalık kitabın son kırk sayfası döneme ait fotoğraf ve belgelerden oluşuyor. Yazar oyununu inşa ederken arşivlerin yanı sıra anneannesi ve babaannesinin anılarından da yararlanıyor.

Kıbrıslı yazar Emirzade’nin oyunları arasında, Batmayan Güneşin Karanlığı (2010), Bedel(2010), İsyan(2010), Con Rifat(2014) ve Çifte Nikah(2015) yer alıyor. Bunlardan ilk üçü Türkiye Devlet Tiyatroları Repertuarı’na alınıyor ve bu oyunlarının yer aldığı Kıbrıs Hikâyeleri isimli kitap Mitos Boyut’tan çıkıyor. Con Rifat ve Çifte Nikâh isimli oyunları daha sonra kitaplaştırılıyor.

Uzun yıllar BRT sunuculuğu yapmış olan Emirzade, 2017 yılında Uluslar arası Hindistan’ın Hayderabad Kentinde, Pentasi B Şiirin Altın Sesi 2017 (India World Poetree Festival) ödülüne layık görülüyor.

Tarihsel-belgesel gerçeklik bağlamında ele alınan eserde 1930’lu yıllarda baskıcı İngiliz idaresi altında olan Kıbrıs konu ediliyor. Masum Millet Gazetesinin sahibi ve editörü, Avukat Cengizzade Mehmet Rifat Efendi oyunun başkarakteri olarak işleniyor. Oyun Kıbrıs’ın İngiliz Sömürge Yönetimi’ne denk düşen zamanın sosyo-politik ve ekonomik ortamına ışık tutuyor

Araştırmacı yazar ve şair Harid Fedai oyunun kahramanı hakkında “Con Rifat, toplumu adına sömürge yönetimine ilk kez başkaldırma yürekliliğini göstermiş, belleklerde masallaşmış, özverili, gerçek anlamda bir Türk aydınıdır ” açıklamasını yapıyor (S;12). Con Rifat 1931 yılında yayınladığı ve üç yıl basımı devam eden “Masum Millet” adlı gazetesinde yazılarıyla bu baskılara karşı dururken, halkın aydınlatılması görevini de omuzlanıyor.

Gelenek görenekler usta bir dille, üstelik diyaloglarda yöresel bir dil kullanılarak anlatımın içinde yer alıyor. Okuyucu satırlar arasında nerede sözcüğü yerine Kıbrıs’ta yerel ağızda kullanılan, nereşte (s,35), burada yerine buraşda (s,58) gibi ağız farklılıklarını öğreniyor. Sevil Emirzade diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da Kıbrıs Kültürünü gelecek nesillere aktarma misyonunu yerine getiriyor.

Kitap kısa sürede ikinci baskıyı yapıyor. İlk sahnede Con Rifat’ın kızı, babasının vasiyetini serimliyor. Bu vasiyet; Con Rifat’ın İngiliz’e ait sömürge topraklarına gömülmemek için gerekirse denize atılmasıdır(s,21). Her şeyden elini ayağını çektiği hastalıkla mücadele ettiği dönemde ziyaretine gelen arkadaşı Gazeteci-Yazar Hikmet Afif Mapolar’la anılarını konuştuğu bir geçmiş zaman panoramasıdır kurgu. Bin dokuz yüz elli altı’da başlayan anlatım, geri gidişlerle bin dokuz yüz otuz’ lu yılların Lefkoşa’sına ulaşıyor.

Kızının başlattığı ve babasının tamamladığı sözlerden Con Rifat’in vasiyetini anlıyor okuyucu. C.Rifat: Büyük Britanya İmparatorluğuymuş! Topraklarında güneş batmadığı imparatorlukmuş! Batmadığı ha? Sömürge topraklarında güneş doğar mı ki? Bize dünyamızı kararttı İngiliz! İstediği her ülkeyi ele geçirip sömürüyor!(s,21).
Mapolar:Çok haklısınız ama…

C.Rifat: Bu benim sömürgecilere son başkaldırışım olacak! Beni denize atsınlar daha iyi! Ama n’ olur Türk sularına! İngiliz Vali’den bunu istedim o da kabul etti. !(s,21).
Oyunun sonunda Con Rifat neden vasiyetinden vazgeçiyor? Neden sonsuza kadar Kıbrıs’ta kalmaya karar veriyor, sorun nasıl çözümleniyor? (s,161). Bunları kitabın sayfaları arasından okuyup öğreniyor okuyucu.

Bu haber 1155 defa okunmuştur

:

:

:

: