Bilişim Yasası ve fikri sinai haklar

Dünyada ve neredeyse tüm ülkelerde, hak sahipleri için büyük önem arz eden fikri ve sınai mülkiyet hakları, bugün uluslararası alanda en çok konuşulan konulardan biri olmaktadır. Bu hakların korunmasının önemi düşünüldüğünde, aslında konunun yalnızca doğrudan hak sahiplerini değil, tüm toplumu yakından ilgilendirdiği anlaşılmaktadır.
Dünyada ve neredeyse tüm ülkelerde, hak sahipleri için büyük önem arz eden fikri ve sınai mülkiyet hakları, bugün uluslararası alanda en çok konuşulan konulardan biri olmaktadır. Bu hakların korunmasının önemi düşünüldüğünde, aslında konunun yalnızca doğrudan hak sahiplerini değil, tüm toplumu yakından ilgilendirdiği anlaşılmaktadır.
Fikri hak kavramı, 'kişinin her türlü fikri ve zihni çaba ve emeği sonucunda ortaya çıkardığı ürünler üzerinde hukuken korunan ve hak sahibinin dilediği takdirde bu korumadan yararlanma yetkisi veren menfaatler' olarak tanımlanmaktadır. Bu kategorideki eserler gerçek anlamda fikir ürünleri olup, bu eserler üzerindeki hak dar anlamda fikri hak olarak değerlendirilmektedir.
Fikri hak kavramı, sadece ilim ve edebiyat eseri, güzel sanat eserleri musiki ve sinema eserleri gibi fikir ve sanat eserleri ürünleri üzerindeki menfaatleri kapsamakla kalmayıp; “fikri ve sınai hakları” adı verilen patent, ticari marka, tasarım coğrafi işaretler gibi sınai ürünler üzerindeki menfaat ve yetkileri de kapsamaktadır.
Gerek teknolojik alandaki gelişmelerin gerekse de küreselleşmenin sonucu olarak; eser ve eser sahibinin korunması amacıyla birçok ülke kendi ulusal hukuk düzenlemelerinde eser ve eser sahibini koruyan hükümlere yer vermiştir. Aslında bu konuya ilişkin en eski düzenleme insan hakları evrensel beyannamesinde yer almaktadır. Beyannamenin “Herkesin sahibi bulunduğu her türlü ilim, edebiyat ve sanat eserinden doğan manevi ve maddi menfaatlerin korunması hakkı vardır.” şeklindeki düzenlemesi büyük önem taşımaktadır. Artan bu önemin sonucu olarak da fikri ve sınai mülkiyet haklarına tüm hukuk sistemlerinde geniş bir koruma sağlanmaktadır. Sadece tazminatı gerektirir hükümlerle yer verilmekle kalınmamış aynı zamanda suç ve cezaları öngören hükümlerle de bu koruma yaptırıma bağlanmaktadır.
İnternet ortamının dinamik yapısı gereği kişisel verilerin korunması daha zor hale geldiğinden dolayı KKTC bilişim suçları yasa tasarısı tekrar gündeme gelmiş olup, tasarısının mecliste kabul edilmesiyle birlikte bu konu ile ilgili olarak ülkedeki yasal boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. Yasanın bu konuyu düzenleyen maddesine baktığımızda ise; kapsamlı ve caydırıcı yaptırımlara yer verilmiş olduğu görülmektedir. Ülkedeki yeni düzenlemeyle birlikte artık bilişim sistemleri aracılığıyla bir fikir, sanat eserini izinsiz şekilde çoğaltmanın, değiştirmenin, dağıtmanın, satmanın, yayımlamanın suç sayılacağı gibi, bu suçu işleyenler hakkında asgari ücretin 6 katına kadar para cezası veya 1 yıla kadar hapis cezası veya her iki ceza birden verilebilecektir.
Sonuç olarak, teknolojinin bu denli her alanda kullanılmasıyla birlikte yazılım ve veri tabanı üzerinden fikri ve sınai haklarına, telif haklarına ve bağlantılı haklara konu değerleri içeren eser, icra ve fonogramların bilişim sistemlerinde yaygınlaşan ihlallerin yasalarla korunmasındaki amaç; gelişen ve değişen teknolojiyle birlikte bu tür suç sayılan eylemlerin önüne geçmek olmaktadır.
Bu haber 482 defa okunmuştur

:

:

:

: