Kadına şiddetle mücadele

Kadına yönelik şiddetin tüm dünyada koronavirüs günlerinde daha çok arttığını her gün gazetelerden, haberlerden ve bu konuda ilgili birimlerin istatistiklerinden öğreniyoruz.
Kadına yönelik şiddetin tüm dünyada koronavirüs günlerinde daha çok arttığını her gün gazetelerden, haberlerden ve bu konuda ilgili birimlerin istatistiklerinden öğreniyoruz. Bu ani artışın sebepleri; pandemi sürecinde yetkili kişilerden gelen, evde izole bir hayat yaşanması gerektiği gibi çözüm önerilerinden dolayı kadınlar şiddet uygulayıcılarıyla normalden daha uzun süre birlikte zaman geçirmesine sebep olmuştur.
Kadınlar bu süreçte; psikolojik, ekonomik, fiziksel ve cinsel şiddete daha çok maruz kalmıştır. Pandemi döneminin getirdiği içe kapanma, sosyal hayattan uzaklaşma gibi durumlar kadınları yalnızlaştırmıştır.
Kadınlar bu dönemde şiddete maruz kaldıklarında gidebilecek bir yerleri olmadığı düşüncesiyle şiddete sessiz kalmaktadır. Salgından dolayı korku, genel belirsizlik hali, ekonomik sıkıntılar gibi nedenlerden şiddet mağduru kadınlar şiddet önleme birimlerine, yetkili mercilere başvurmaktan kaçınmaktadır.
KKTC'de sadece Lefkoşa Türk Belediyesi'ne bağlı olan bir Kadın Sığınma evi bulunmaktadır. Çok acilen sığınma evleri çoğaltılmalı ve hiçbir mağdur salgın nedeniyle geri çevrilmemelidir.
Bu süreçte şiddete uğrayan kadınlar, 155 polis, 156 jandarma, ALO 183 Sosyal Hizmet hattı ve Baroların destek hatlarını arayıp acil yardım talebinde bulunabilirler. Türkiye'de mağdur kişi faille aynı ortamda bulunuyor ve telefon açmak riskli ise İçişleri Bakanlığının KADES uygulamasını telefonlarına indirerek acil yardım butonu ile polisin konumlarına gitmesini sağlayabilmektedirler. Kolluk kuvvetlerine gidebilirler ve acil durumlar için 3. kişilerden yardım alabilirler.
Şiddet mağduru kadınlar, uzaklaştırma kararı alabilirler, sığınma talebinde bulunabilirler, boşanma sürecinde olan ve gidecek hiçbir yeri olmayan kadınlar ev tahsis talep edebilirler. Darp varsa darp raporu almak için hastaneye gitmeleri durumunda salgın nedeniyle maske, eldiven, gözlük gibi malzemeleri isteyebilirler.
Kadınların şiddete sessiz kalmaması için en önce ekonomik anlamda güçlendirilmeleri gerekmektedir. Çünkü şiddet mağduru olup susan kadınların 90%'ı boşandığı zaman hayatını idame ettirebilecek bir güç bulamamaktadır. Kadınlar, hele ki çocukları varsa ailelerinin evine dönmek istememektedir.
Kadın sığınma evleri şiddet anında geçici bir çözüm olabilir ancak KKTC'de sadece bir kadın sığınma evi olduğu düşünülürse; bu ülke de kaç kadın ne kadar süre boyunca orada kalabilir, yaşamının ne kadarını orada devam ettirebilir sorularını beraberinde getirmektedir.
Devlet, pandemi döneminde de kadın istihdamını arttırmalı, gerekli tedbirleri alarak, kadınları iş hayatına yönelmeye teşvik etmelidir. Kadınlar ancak ekonomik anlamda güçlendiği zaman şiddet uygulayıcı eşe, babaya, kardeşe ihtiyaç duymayacaktır. Pandemi dönemi sürecince ve sonrasında kadınlara çalışabilecekleri alan yaratmalıdır. Çocukları olan kadınların iş saatlerinde çocuklarına kreş imkanı sunulmalıdır. Aktif çalışma imkanı bulunmayan dezavantajlı kadınlara ise hayatlarını yönetebilecekleri kadar asgari bir ekonomik destek sağlayacak, evden çalışma imkanları sunulmalıdır.
Bu haber 1023 defa okunmuştur

:

:

:

: