Beşli konferans mı?

BMGS. 2017 ‘de mevta haline gelen Crant Montana’daki müzakere zeminini canlandırmak için uğraşacağına.
BMGS. 2017 ‘de mevta haline gelen Crant Montana’daki müzakere zeminini canlandırmak için uğraşacağına. Dünyayı kasıp kavuran ve on binlerce insanın ölümüne neden olan Korona virüsüne çare bulunması için uğraş versin. Mevta olmuş ve üç seneden bu yana toprakta gömülü olan Crant Montana’da can veren bir mevtanın peşine düşerek canlandırmaya çalışıyor.
Canlandırır mı ?
Gelin hep birlikte buna bir göz atalım.
Kıbrıs müzakerelerinin başarısızlıkla sona erdiğini.
Görüşme masasının devrildiğini.
Kıbrıs’ta bir anlaşmanın mevcut nesil tarafından başarılamadığı ve bu işi yeni nesle bıraktığı yollu açıklamayı Sn. Akıncı’dan hep birlikte dinlemiştik.
Bu açıklamasını bizzat sivil toplum örgütleri ile yaptığı toplantıda dinlemiştim.
Aradan geçen zaman süreci içinde, Sn. Cumhurbaşkanı. Anastasiadis’in Guterres adını taşıyan çerçeve belgeyi müzakere etme önerisi ile karşı karşıya kaldı.
Rum tarafına göre Guterres çerçeve belgesini ve kendilerinin belgede algıladıkları içeriği müzakere etmeye hazırlanıyorlar.
Guterres çerçeve belgesinde garantiler yok. Garantiler çok uluslu güce devredilecek. Güzelyurt ve KKTC’nin önemli ve büyük bir toprak parçası ise Rumlara verilecek.
Siyasi eşitlik müphem.
Bu belge kuzeyde ve güneyde değişik yorumlanmaya devam ediliyor.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra müzakere masasında görüşülmesi beklenen ve bundan umut ve medet uman çevrelerin umutları da medetleri de kursaklarında kaldı.
Guterres’in hemen KKTC ‘deki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra yapmayı düşündüğü veya kurmayı tasarladığı müzakere masasının üzerine. Türkiye Dışişleri Bakanlığından iskut füzesi düştü.
TC. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bu konuda yüreklere su serpen bir açıklamada bulundu.
Kısaca buna bir bakalım.
Sn. Hami Aksoy:
Bizim açımızdan adada otomatik bir müzakere sürecinin başlaması veya 2017 Temmuz ayında Crans Montana’da sona eren Kıbrıs konferansının kaldığı yerden devam etmesi anlamına gelmemektedir. Adadaki iki taraf arasında çözüm için ortak bir zemin ve vizyon bulunmamaktadır. Adada bir ortaklık isteniyorsa, bunun temel koşulu olan siyasi eşitliğin, tüm unsurları ile birlikte içi dolu olarak Rum tarafınca önceden kabul edilmesi ve yeni bir müzakere sürecinin bunun üzerine inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Müzakere masasına iki siyasi eşit tarafın oturacağı, müzakerelerin ana şartı olarak açıklanmıştır.
Bu, Kıbrıs Türk Halkının 1963 ‘te gasp edilen hakkının iadesi anlamına gelmektedir.
Rum tarafı bunu kabul etmiyorsa, TC Dışişleri Bakanlığının anlaşma ile ileri sürdüğü alternatif önerisi. İki tarafın da egemen eşitliğine dayanan, iki devletli çözüm için müzakerelerin bu zeminde kurulup bir anlaşmaya varılmasıdır.
Garantör Anavatanın Kıbrıs Müzakereleri için yapmış olduğu öneri ve açıklamalar bunlar.
Gelelim Güneydeki duruma.
Rum yönetiminin beşli konferans için yaptığı açıklamaya gelince.
Tehdit altında müzakereye gidemeyiz dendi.
Tehdit olarak da ileri sürdükleri.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini durdurması ve KKTC’nin Kapalı Maraş için aldığı açma kararının geri alınması veya iptal edilmesi.
Bunların yerine getirilmesi halinde, Crans Montana’da kalınan yerden müzakerelere hazır oldukları açıklaması geldi.
Garantör Türkiye, Siyasal eşitlik. Bu kabul edilmezse. İki devlet temeline dayanan egemen eşitlik temelinde bir anlaşma istiyor.
Rum tarafı da Crant Montana’da kalınan yerden devam diyor.
İki şartla.
Türkiye Doğu Akdeniz’deki sondajlara son verecek.
KKTC de, Kapalı Maraş’ın açılmasından vaz geçecek.
KKTC ‘deki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bu açıklamalar karşısında sizce bir beşli zirve olabilir mi ?
Böyle bir olasılık ortaya çıkabiir mi ?
Değerli okurlar.
Varın, bunu siz bir muhakeme edin.
Benim düşüncemi soracak olursanız.
Ben böyle bir olasılık göremiyorum.





Bu haber 1878 defa okunmuştur

:

:

:

: