İkinci turda partilerimizin durumları

Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimlerinden sonra ortaya çıkan sonuçlar karşısında UBP hariç tüm partilerimiz, Tsunami çarpmışa döndü.
Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimlerinden sonra ortaya çıkan sonuçlar karşısında UBP hariç tüm partilerimiz, Tsunami çarpmışa döndü.
Sonuçtan, Hükümette olmasına rağmen, başta pandeminin getirmiş olduğu sıkıntılar ve en başta da ekonominin oluşturduğu olumsuzluklara karşın. UBP adayının çok küçük bir oy nispeti alacağını düşünenler, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. İkinci tur için sandığa gitmeyen 82 bin seçmenden saraya gidecek oy yüzdesini sağlamak için üst derecede alarma geçildi.
UBP bunu başarırsa ki bu konuda avantajlı görünüyor.
Sn. Tatar önümüzdeki hafta 5. Cumhurbaşkanı olarak makama oturacak.
UBP bunu başaramazsa Sn. Akıncı ve CTP’nin cem edilmiş oy rakamının altında kalır ise, makam Sn. Akıncı’nın olur.
CTP bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sn. Akıncı’yı yine karşısında ayak bağı buldu.
Çıkan sonuçlarda Akıncı’ya CTP den kaçan oy nispeti. Sn. Tufan Erhürman’ı birinci turda eleyerek, ikinci turdan etti.
Hatırlanacağı üzere, bundan beş yıl önce CTP adayı olan Sn. Sibel Siber de ayni akıbete uğramış. O dönemde de CTP oylarının büyük bir oranı, Sn. Akıncı’ya kaymıştı.
Beş sene önce günümüzde olduğu gibi o dönemde de Sn. Akıncıya CTP yetkili organlarından çözüm için ful destek çıkmış ve bunun karşılığı olarak da Sn. Özdil Nami görüşmeci masasındaki yerini almıştı.
2017 ‘de Kıbrıs Konferansı başarısızlıkla sona erince, masa devrilmişti. 2020 seçimlerine kadar geçen dönemde Sn. Akıncı’nın çözüm odaklı hiçbir girişiminin olmadığı yollu çok ağır eleştiriler. CTP yetkililerinden ve sözcülerinden Sn. Akıncıya karşı yapılmıştı.
Bu 2017’den 2020 CB seçimlerine kadar sürdü.
Seçim sathı mahallinde, karşılıklı suçlamalar devam etti.
Beş yılda ülkeyi Federasyon odaklı bir çözüme götürmediği için Sn. Akıncı çok eleştirildi.
Çözüm 5 yılda mümkün olmadı. Oklar saraya yönlendirildi.
Bu başarısızlığı Sn. Akıncıya yükleyen CTP. Beş yıl önce bu dönemdeki gibi Sn. Akıncıya destek vererek CB yapan CTP’nin hiç mi suçu yok.
Sn. Akıncı başarısız ise, bu başarısızlığın % 50 si CTP’nin olmaz mı ? CTP oyları ile seçilen ve ona kefil olan CTP’nin bunda hiç suçu günahı yok mu ?
2020 seçimlerinde, CTP ayni yanlışı tekrarlıyor.
Tarih tekerrür ediyor.
CTP, Federasyon için Sn. Akıncıya bir kez daha kefil ve destek oluyor.
2025 CB seçimlerine kadar verilen oylar ve kefil olunanlar gerçekleşmezse ve bir beş yıl daha heba edilirse. Bunun en büyük vebali CTP ‘nin olmaz mı ?
Hem taban, hem sempatizanlar bunun hesabını sormaz mı ?
En büyük sarsıntı ve tsunamiyi geçiren parti, bana göre HP oldu.
Nerede ise baraj seviyesine gelmiş durumda.
Parti olmuş fakat kurumlaşmamış bir yapı. Bakanların partililerden ve halktan kopuk davranışları.
Vatandaşların randevu taleplerinin reddedildiği bir yapı.
Vatandaşın görüşme isteklerini reddeden, bakanlıklara Majino hattı gibi hatlar çeken bir zihniyete sahip olan parti.
Oyları kimden alacak ?
Bu gidişle daha da küçülmesi kaçınılmaz.
YDP’ ye gelince, YDP için şanssız bir seçim süreci oldu. Kampanyayı sürdürecek olan genel kurmaydaki baş komutan ve ekibini, Pandemi esir aldı.
Tabii bu bir olumsuz faktör olsa da bunun yanında diğer olumsuz faktörlerin de sonuçlarda etkileri olmuştur.
DP ‘nin aldığı sonuç beklenen bir sonuçtu. DP, 2004 referandumu ile birlikte kendini oluşturan büyük kitlelerle ters düşmüştü.
Erozyon o tarihte başladı.
Siyasal partiler yasasına göre kurulmuş, fakat kurumlaşması mümkün olmamıştı.
Örgütler kağıt üstünde kalmış. Kararlarda hiçbir örgütün söz sahibi olmasına imkan verilmemişti.
Annan referandumundan sonra toparlanmaya gidildi ise de UBP’den gelen dokuzlar hareketi ile gerçek partililer tırpanlanmış. Milletvekili yolu gerçek partili olmayan, sonradan sözde partili olanlara sağlanmıştı.
Gerçek partililer bu durumdan rahatsız olarak partilerinden ayrılmışlardı.
Eski genel başkan Sn. Serdar Denktaş, son gelinen aşamada oğlu Rauf Denktaş’la ters düşmüştür.
Oğul Rauf Denktaş, babasının izlemiş olduğu politikayı kabul etmeyip. Dedesi Rauf Denktaş’ın Türkiye ile olması gereken politikayı benimsemiştir.
Sn. Serdar Denktaş, senelerce başkanlığını yaptığı partisi ile tüm ilişkilerini kesmiş.
Açıklamalarından dolayı da DP Başkanı Sn. Ataoğlu tarafından kınanmıştır.
DP, son gelinen noktada yeniden kendini gözden geçirip yol haritasını yeniden çizmelidir.
Birinci tur sonuçlarından alınması gereken en büyük ders. Seçmenin, bu aşamada siyaset sahnesinde bu kadar siyasal partinin olmasına yeşil ışık yakmamış olmasıdır.

Bu haber 3410 defa okunmuştur

:

:

:

: