Günüme renk kattığınız için

Sabah saatleri...
Sabah saatleri...
Bu saatlerde her yer tenha olur. Girne'de bir alışveriş merkezine giriyorum. Biraz zamanım var. Acelem yoksa reyonlar arasında gezinmeyi çok seviyorum. Hiç aklıma gelmeyen bir şeyi görüp beğenebilirim. Hatta alabilirim de...

Önce kışlık terliklere şöyle bir göz atıyorum. Ardından birkaç renkli kısa çorap seçiyorum. Havalar serinleyince bahçede çalışırken giymeye başlarım artık. Bahçede ağaçları budamak, zeytin toplamak, çiçekleri ekmek, sulamak en sevdiğim işlerden.

Çamaşır deterjanı alacağım. Aradığım markayı buluyorum iki paket alıyorum. Ardından bir iki şey daha... Kasaya yaklaşırken gül renkli oje dikkatimi çekiyor. Bir tane de ondan alıyorum. Özellikle bir tonu var ki ona bayılıyorum.

Aheste aheste yürüyüp dışarı çıkıyorum. Arkamdan birisinin adımı söylediğini duyuyorum. Dönüp baktığımda tanımadığım bir hanımefendi görüyorum. Başında şapkası, bayıldığım salaş bir kıyafetle gülümseyen bir yüz...

Maskeme rağmen beni tanıması hoşuma gidiyor.

⁃ Siz Ayşe Tural'sınız değil mi?
⁃ Evet, diyorum beni maskeyle nasıl tanıdınız?
⁃ Ah! Programlarınızı zevkle seyrediyorum, sizi hiç kaçırmıyorum. Facebookta da yazılarınızı okuyorum. Size bayılıyorum.
⁃ Ben çok sevindim, size çok teşekkür ederim, diyorum.

Çevremizden bize ilgiyle bakıyorlar. Nasıl hoşuma gidiyor, bilemezsiniz. İşimi severek yapmanın gururu ile mutlu oluyorum.

Son anda aklıma geliyor.
⁃ Bana adınızı söyler misiniz?
⁃ Tangül, diyerek gülümsüyor ve el sallıyor.

Yüzümde güller açarak arabama biniyorum. Teşekkür ederim Tangül Hanım...
Günüme renk kattığınız, içimi aydınlattığınız için size çok teşekkür ederim...

DİYE

tüm olumsuzlukları
toplayıp
bir çuvala doldurdum
yaşamıma el uzatmasınlar diye...

tüm kinleri, nefretleri
geçmişe postaladım
RUHUMA
dil uzatmasınlar diye...

Ayşe TURAL

YAŞAMA ' MERHABA ' de…

Her yeni güne başlayış, her MERHABA yaşamda varoluş biçimimiz aslında… Yaşama bir SELAM çakmak gibi…

Siz siz olun, merhabalarınızı hiç eksiltmeyin olur mu? Çünkü her merhaba, bizi
/ farkında mısınız bilmem ama / inanılmaz bağlarla hayata bağlar…

Adımlarımız, o tek sözle adeta canlanır, güçlenir…
Biliriz ki birileri daha bizimle birlikte nefes almaktadır…
Hayata ayak uydurmaya çalışmaktadır…
Güçlüklerde bile yalnız değilizdir.
Benzer acıları yaşayanlar, benzer zorluklarla karşılaşanlar azımsanmayacak kadar çoktur…

İşte bu çokluk duygusu bize YAŞAMA GÜCÜ VERİR…
Biz biriz, varız...
Ne mutlu böyle diyebilenlere...

AŞKI HATIRLATMAK GEREK

yağmur yağıyor çisi çisi
gönlümün bahçesine...

gri gökyüzü
hüzünleri döküyor
toprağa
ağaçlara
çiçeklere...

bir hangi yerinde dünyanın
BARIŞ adına
şiirler yazıyor şairler...

barış adına SİLAHa sarılıyor
İNSAN geçinenler...

bir hangi yokluklara
ölümlere gebe zamanlara
KURŞUN sıkıyorlar...

ŞİİR dilinde bir genç adam
öyküler diziyor ACIdan...

umutsuzca da olsa
sarılıyor sözcüklere...

sonra
UÇURTMALAR gibi salıveriyor gökyüzüne...

bir UMUT
bir GELECEK
bir GÜNEŞ adına...

güvercinleri vuruyorlar bir yerde
kanatları koparılıyor
uçamasınlar diye...
ZALİMCE...
HAİNCE...

aşkı hatırlatmak gerek
tozlu sayfalarından çıkarıp
kurumuş gelincikler gibi
kızarır mı dersin UMUTLAR...

LEYLAK kokusu hatırlatır mı insanlığımızı...
geri getirir mi KAYIP günleri...

NAR taneleri gibi keyifle
dişlerimizi kamaştırır mı
yeniden
Y A Ş A M A K...

Ayşe TURAL
( 16. 5 . 2011 / Sarajevo)

SİZLERLE OLUNCA...

Ben, sizlerle olunca yaşadığımın ayırdına varıyorum. Köşeme çekilip sizlerden uzaklaşmak bana göre değil.

Daha doğrusu düşüncelerim ve duygularım sizlerden besleniyor da ondan. Herkese merhabalarım oluyor gün içinde...

Temizleyici dükkanına giriyorum mesela… Güler yüzle karşılanıyorum her zamanki gibi…

Orada çalışanlardan biri Turgay Hasan…İngiltere’de doğup büyüdüğünden Türkçeyi dili çarparak İngilizce gibi konuşuyor.

Turgay şöyle diyor bana: 'Ayşe Hoca, kitabını okudum. Okurken kendimi yeşil bir ovada zannettim, hem de güneşli bir günde…

Çok duygulandım, çok… Ağlamak geldi içimden, gözlerim doldu… Çok güzel yazmışsın…'

O an, kendimle gurur duyuyorum. İyi ki varsınız etrafımda, diyorum.

Zamanın geçişinden de mutlu oluyorum. Demek ki boşuna geçmiyor, işe yarıyor, ben onu doğru kullanıyorum, diye düşünüyorum.

DÜŞ ODASI

gel
gerçeğin düş odasına
düşelim beraber...
sonra uzanalım
dörtnala okyanuslara...

bir güneş cümlesi
al getir de
yapıştır alnıma...

bir o kadar da ay ışığı
ser ayaklarıma...

Ayşe TURAL

AŞKA NEDEN GEÇ KALIRMIŞIZ?

' Aşkı gündeliğe düşüncesizce feda ettiğimiz için GEÇiz...

Aşkı da, tıpkı geçmekte oluşumuza dayandırdığımız BAHANELER nedeniyle geçiştirmeye çalıştığımız için GEÇiz...

Aşkı, sadece AŞK için yaşamayı beceremediğimizden GEÇiz...'

Adnan GERGER (alıntı)

GÜZ

İç çekişleriyle penceremde
Bir çift kumru özlemiyle güz...

Bulutlar inadına
Güneşi saklıyor bencil bakışlardan
Kirpiklerimin ucunda sen...

Zamanın dolunayında
Neden saçların mavi?

Yağan yağmur damlası
Ulaştı yasemine
'Ne olur! Kucağında tut beni...'

Yazın turuncu ipeği
Solalı çok oldu...
Saman sarısı saatlere dönüştü
EYLÜL ellerinde....
Ayşe TURAL




Bu haber 8044 defa okunmuştur

:

:

:

: