Dijital oyun bağımlılığı

Ülkemizde bilindiği üzere bilgisayar oyunları bağımlılığı son derece artmıştır. Özellikle çocukların odalarına kapanarak, sıklıkla vakit geçirdikleri bu dijital oyunların çoğu şiddet içermektedir.
Ülkemizde bilindiği üzere bilgisayar oyunları bağımlılığı son derece artmıştır. Özellikle çocukların odalarına kapanarak, sıklıkla vakit geçirdikleri bu dijital oyunların çoğu şiddet içermektedir.
Yapılan araştırmalara göre, oyunların şiddet içerdiği, çoğu çocuk tarafından bilinmemektedir. Şiddet içeren ve çocuklara gizli şekilde tehlikeli mesajlar veren bu oyunlar, çocuklar üzerinde artık kontrol edilemez bir evreye ulaşmıştır.
Çocuk ve ergenlerin uygun olmayan oyunlarla oynaması, yaşına uygun olmayan görüntü ve bilgiler nedeniyle psikolojik travmaya, olumsuz kimlik gelişimine, kişilik bozukluklarına, yalnızlaşmaya, yabancılaşmaya, toplumsal olaylara karşı duyarsızlaşmaya, davranış bozukluklarına neden olabilmektedir.
Bunun yanı sıra, uzun süre hareketsiz bir şekilde oyun oynamaya bağlı olarak solunum ve dolaşım sistemiyle ilgili problemler, obezite, ortopedik rahatsızlıklar, yeme bozuklukları, göz ve görme bozuklukları ile ilgili sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir.
Ayrıca akademik başarının düşmesine, uyku bozukluklarına ve kişisel hijyen ile ilgili problemlere sebep olabilmektedir. Tehlikenin vardığı en son nokta ise, çocukların bu oyunlar yüzünden intihar etmesidir. Fakat buna rağmen ülkemizde yeterli düzeyde çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bundan dolayı, ülkemizde dijital oyunların toplumda şiddet ve saldırganlık düzeylerine etkisinin incelendiği çalışmalara ve mevzuatlara gereksinim duyulmaktadır.
Türkiye’de dijital oyunlara yönelik olarak oluşturulmuş yasal mevzuat ise; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanuna dayanarak çıkarılan İnternet Toplu Kullanım Sağlayıcıları Hakkındaki Yönetmeliktir.
İlgili yönetmeliğin ‘İşyerlerinde Uyulması Gereken Kurallar’ başlıklı 9. maddesinin (g) fıkrasında: “g) İşyerlerindeki bilgisayarlarda uyuşturucu veya uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, müstehcenlik, fuhuş, şiddet, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden ve 18 yaşından küçüklerin psikolojik ve fizyolojik gelişimine olumsuz etkisi olabilecek oyunlar oynatılamaz.” hükmü yer almakla birlikte, belirtilen içeriğe sahip ve olumsuz etki yaratabilecek bilgisayar oyunlarının anılan madde hükmünde belirtilen gerekçelerle hangi kurum veya kuruluş tarafından ve hangi yöntemlerle tespit edileceğine yönelik mevzuatımızda herhangi bir hüküm bulunmadığından söz konusu yönetmelik hükmünün sağlıklı bir şekilde uygulanma imkânı bulunmamaktadır.
Bu konuyla ilgili olarak 2009 yılında alınan bir yasaklama kararında İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığının hazırlamış olduğu rapor ışığında 5651 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliğin bilgisayar oyunlarıyla ilgili hükümleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir” şeklindeki 11inci maddesinin (c) bendini gerekçe göstererek, çevrimiçi bazı dijital oyunlarını internet toplu kullanım sağlayıcıları tarafından oynatılmasını


yasaklamıştır. Bu kararda da olduğu gibi içerik denetimini yapma görevinin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından üstlenildiği görülmektedir.
Görüldüğü gibi, Türkiye’de dijital oyunların içerik yönünden yasaklanması, mahkeme kararları veya bu amaçla oluşturulmuş yetkili bir kurul eliyle değil, İçişleri Bakanlığı tarafından alınan ve valilikler eliyle, yalnızca bu oyunları ticari amaçla oynatan internet toplu kullanım sağlayıcılarına yönelik olarak uygulanan yasaklama kararları şeklinde gerçekleşmiştir.
Ülkemizde, görsel ve işitsel medya ürünlerini sosyal, kültürel ve psikolojik açıdan inceleyen, sanal program ve oyunları yanı dijital platformu bütünüyle analiz ettikten sonra bunların piyasaya sürülmesini sağlayan, piyasa üzerinde denetim ve yaptırım yetkisi bulunan bir kuruluşun varlığı Türkiye açısından önemli olacaktır.
Bu noktada ebeveynlere de önemli görevler düşmektedir. Çocukları, oyun oynamak konusunda kısıtlamak yerine onları bu konuda bilinçlendirmeleri ve çocuklara iç denetim kazandırmaları daha faydalı olacaktır.
Ailelerin, çocuklarının oynadıkları bilgisayar oyunlarının niteliği konusunda seçici ve denetleyici olabilmeleri için bilgi düzeylerinin arttırılması gerekmektedir. Ayrıca, araştırmacılar tarafından şiddet içerikli bilgisayar oyunu oynamayı azaltma veya önlemeye yönelik eğitim programları hazırlanabilir ve bu tür programlar projelendirilip yaygınlaştırılabilir.
Bu haber 1472 defa okunmuştur

:

:

:

: