Madde bağımlılığında ailenin önemi

Son günlerde ülkemizde Eğitim Bakanlığının gençlere yönelik madde bağımlılığı ile ilgili okullarda eğitim verileceği açıklanmıştır.
Son günlerde ülkemizde Eğitim Bakanlığının gençlere yönelik madde bağımlılığı ile ilgili okullarda eğitim verileceği açıklanmıştır. Bu girişimin önemli sonuçlara katkı koyacağını düşünmekteyim. Fakat bu konu ile ilgili en önemli mücadelenin, toplumun temeli olan aile içerisinde verilmesi gerektiğinin önemini vurgulamak istiyorum. Aile, gencin değerler sisteminin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Anne-babalar çocuklarına doğru-yanlışı, sorumluluklarının gelişmesini, kendilerine zarar verici davranışlardan korumalarını öğretmelidir. Bunu yaparken onlara güvenli bir ortam sağlamalı, ancak bazı sınırlamaları olduğunu da göstermelidir. Ailenin çocuklarına nasıl yaklaşması gerektiğinin pek çok aile tarafından bilinmediğini gözlemekteyiz. Devlete düşen önemli görevlerden biri de, madde bağımlılığına karşın gençleri eğitmek olduğu kadar ailelerin de eğitilmesidir.
Çocuklarımızın madde bağımlısı olmaması için neler yapmalıyız? Anne-baba olarak çocuğunuzun madde ile ilişkili bilinçli bir tutum geliştirmesini sağlamada yapacağınız en önemli şey, kendi davranışlarınızla onlara örnek olmanızdır. Sizler sorunlarınızı nasıl çözüyorsunuz? Canınız sıkkın olduğunda hemen bir ilaç veya alkol kullanıyor musunuz? Sizin sorunlar karşısındaki tutumunuz derhal kimyasal bir yardımcıya başvurmak ise, çocuğunuz da sorunlar yaşadığında madde kullanabileceğini düşünebilir. Ev ve aile, çocuğun gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Çocukların aile içindeki ilk ilişkileri, daha sonra sağlıklı gelişmeleri ve madde kullanımı riskini belirleyen en önemli etmendir. Anne-babada madde kullanımı olması, suça karışmış olmaları çocuklarında madde kullanım riskini artırmaktadır. Çok çocukluluk, evde karmaşık bir aile yaşantısının olması, ev içi şiddet olması da gencin alkol ve madde kullanım ihtimalini artırmaktadır. Ailesi tarafından sevgi ve ilgi içinde büyüyen, sağlıklı aile yapısına sahip gençlerin, daha az madde bağımlısı olduğun tespit edilmiştir.
Tabii ki çocuklarımızı sevmemiz tek başına yeterli değildir. Çocuklarımızın kiminle arkadaş olduğu da önemlidir. Arkadaşlarını tanımamız, hatta arkadaşlarının ailesini de tanımamız gerekmektedir. Ergenlik döneminde arkadaşlar çok önemlidir. Alkol ve madde kullanan arkadaşlar, kişinin ilk alkol ve madde kullanımında etkili olmaktadır. Okul başarısızlığı ve sosyal beceri yokluğu gencin başa çıkmakta zorlandığı akademik arenadan uzaklaşmasına yol açmakta; bu, öğretmenler ve idare tarafından pekiştirilebilmektedir. Bu öğrenciler önce arka sıralara oturtulmakta, hatta okulla sorunu olan, başarı oranı düşük öğrenciler ayrı bir sınıfta toplanabilmektedir. Böylece risk altındaki gençler, risk altındaki akranlar ile biraya getirilmektedir. Gencin tüm çevresi, ev, okul, yaşadığı çevre, çocuğun madde deneyip denemeyeceğinde etkili olmaktadır. Gençler birçok nedenle madde kullanmaya başlar. En sık görülen nedenler şunlardır:
• Merak, gençlerin madde kullanmaya başlamasında ilk sırayı alır. Bu nedenle merakı artıracak, madde kullanımını özendirecek davranışlardan kaçınılması gerekir. Madde kullanımının sonuçları ile ilgili doğru bilgilendirme yapılması merakı artırmaz. Maddenin haz verici etkilerine ilişkin bilgiler merakın artmasında daha etkilidir. Bu bilgiler arkadaşlardan, madde kullanan kişilerden, basın yoluyla yayılmaktadır. Amaç merakı artırmak olmasa dahi bilmemek merakın artması ile sonuçlanmaktadır. Haz verici etkiye vurgu yapılarak yayılan bilgilerin uyandırdığı merak ancak bilgili erişkinler, anne-babalar, öğretmenler ve gençler kanalı ile ortadan kaldırılabilir.

• Sosyal bir grubun parçası olmak karşımıza çıkan en önemli ikinci nedendir. Ergenlik döneminde anne-baba etkisi giderek azalırken, akran grupları daha önemli bir hal almaktadır. Bu nedenle gençlerin toplumdışı davranışları benimsemiş, madde kullanımının kabul gördüğü akran grupları ile ilişkilerinin olması benzer davranışları göstermeleri için bir risk oluşturmaktadır. Arkadaşlar tarafından yapılan ısrara karşı koymak güçtür. Bu nedenle okulda bu tür davranışları benimseyen gruplara uygun müdahalelerde bulunulması, sorunun gençler arasında yayılmasını önleyecektir.
Günümüzde teknolojik gelişimler o kadar hızla değişmektedir ki anne-babalar bu gelişime adapte olmakta zorlanmaktadırlar. Çünkü anne-babalığı kendi annemiz ve babamızdan öğrenmişizdir. Kendi çocukluğunda bugünkü teknolojik gelişimleri hayal bile edemezken; çocuklarımızı bu teknolojik gelişimler sonucu hangi tehlikelerin beklediğini de bilmekte zorlanmaktayız. Odasında kapalı olan çocuklarımızla iletişim kurmak isteyen kimler olabilir? İşte ailelerin bu konularda eğitime ihtiyacı vardır. Çocuklarımızı teknolojik tehlikelerden nasıl koruyabiliriz? Henüz yasaların bile gelişen teknolojiyi takip edemediği bir dönemde acaba çocuklarımızı hangi tehlikeler tehdit edebilir? Ülkemizde son günlerde Eğitim Bakanı tarafından, sosyal medya aracılığı ile çocuklarımıza ulaşmaya çalışan bir çetenin olduğu ve madde bağımlılığı gibi birçok kötü davranışlara teşvik etmeye çalıştığı duyurulmuştur. Anne-babaların çocukları ile iyi ilişki içerisinde olması büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımızın sosyal medya hesapların gerektiğinde görebilmeliyiz. Hatta doğru bir şekilde sosyal medya nasıl kullanılır hem bizim, hem de çocuklarımızın bilmesi büyük önem taşır. Bu konu ile ilgili başımıza gelebilecek zararların neler olabileceğini anlatan, YouTube’de “Becky’nin Günlüğü” diye eğitici bir video bulunmaktadır. Çocuklarınızla birlikte izlemenizi ve ona göre sosyal medya hesaplarının ayarlarını birlikte ayarlamanızı tavsiye ederim.
Anne-babalar çocuklarının davranışlarındaki değişikliklerin farkında olmalıdır. Ki bu değişiklikleri bir gençte ayırt etmek oldukça güçtür. Anne-babalar yoksunluk, depresyon, yorgunluk, dikkatsizlik, düşmanca tutum, aile üyeleriyle ve arkadaşlarla ilişkilerde değişikliklere karşı dikkatli olmalıdır. Buna ek olarak okul başarısı, okula devamsızlık, okuldan kaçma, daha önce ilgilendiği spor gibi aktivitelere ilgi kaybı ve yeme ve uyku alışkanlıklarındaki değişiklikler de madde kullanımı ile ilişkili olabilir. Bu belirtiler madde kullanımı dışı nedenlerle de olabilmektedir. Sigara içen gençlerin, alkol ve diğer maddeleri kullanma riski daha fazladır. Hedef davranış sigara karşıtı bir tutum olmalı, gençlerin öncelikle sigara kullanmaya başlamasının önlenmesi amaçlanmalıdır. Yapılan önleme çalışmaları, gençler arasında sigara kullanım yaygınlığının artış hızının yavaşlamasının önemli etkileri olduğunu göstermiştir. Bu nedenle okullarda sigara önleme çalışmalarının önemi dikkate alınmalıdır.
• Çalışmalar aile üyeleri arasında alkol ve diğer madde kullanımının olmasının çocukların madde kullanmaya başlamasında önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Risk altındaki çocuk ve gençlerin tespiti ve koruyucu çalışmalar önem kazanmaktadır.
• Gerginlik, öfke, çökkünlük, sıkıntı gibi psikolojik durumlarla başa çıkmak için madde kullanımı olabilir. Fakat madde kullanımı yaşam sorunları ile başa çıkmak için iyi bir yol değildir. Madde kullanımı sorunların çözülmemesine hizmet eder ve büyümeyi engeller. Genç görünürde bir an önce büyümek için madde kullanırken, madde kullanarak büyümeyi tamamen durdurmuş olur.
Kaynak: http://www.bagimlilik.info.tr/madde_kullaniminin_onlenmesinde_ailenin_rolu.html

Bu haber 1609 defa okunmuştur

:

:

:

: